XVI

20.9K 1.4K 165
                                    

"Şundan da ye bakayım aç ağzını. Aaaa." Baran ağzıma getirdiği kayısı reçeli sürdüğü ekmek parçasına bıkkınlıkla baktım.

"Doydu-boylo yopmo yo" ağzıma attığı ekmeği çiğnerken o gülümseyerek beni izliyordu.

" Aferim kızıma. " göz devirip masadan kalkacaktım ki tekrar oturtup bu sefer de salatalık uzattı. Sinirle çatalı dişlerimle tutup çektim. Elinden kayan çatalla bana şaşkınlıkla bakarken çataldan salatalığı çıkarttım. Ağzımdakileri zor bela yutup çatalı masaya bıraktım.

"Bir lokma dahi uzatırsan tam şuraya kusarım. Ciddiyim." Baran gülmemeye çalıştığı ifadesi ile kafasını sallarken ben koşarak kendimi Arselin yanına attım.

"Bitti mi kahvaltı faslın prenses?" Arselin gülerek dediği şeye ben göz devirdim.

Cidden tam 30 dakikadır Baran ve ben masadaydık. Ve sadece bana yediriyordu.

"Aşk olsun Arselciğim. Sen yardım etme gel bir de dalga geç. "Kolları arasından çıkmak için hamle yapmıştım ki geri çekti beni.

"Ama ne yapayım haklı yedirmekte. O evde ne yiyor ne içiyorsun bilmiyoruz." Göz devirip kafamı iyice yasladım ona.

"Evdeki abilerden biri aşçı olacak ama sen bilirsin." Arsel burnumu sıkıp salladı.

"Bal kabaklı çorba içmek istiyorsan bilemem ben tabi." Gözlerim kocaman olurken o sadece bana bakarak güldü.

Müneccim miydi acaba?

Baran da 2 li koltuğa oturunca bir süre ikimize bakıp ayağa kalktı. Arsel ile onu izlerken o bize doğru geldi.

Ay ay nooluyo?

Birden elimden tutup kaldırınca gözlerim kocaman oldu.

Tekrar ikili koltuğa oturmuştuk ama beraber bu sefer.
Arsel homurdanırken ben rahat bir şekilde yayıldım.

Kafamı koyduğum yerdeki farkındalıkla hemen ona döndüm.

"Sen vücut mu yapıyorsun?" Baran gülerek kaldırdığım kafamı tekrar göğsüne koydu.

Valla vücut yapmış bu!

Ne ara kimle gidip yaptı?

Niye yaptı ki ayrıca?

Gözlerimi kısıp olası senaryoları düşünürken çalan telefonum ile hayal alemimden çıktım. Telefonuma uzanıp ekranını kendime çevirdim.

Miran Uluhan arıyor...

Daha fazla bekletmeden açıp kulağıma götürdüm.

"Güzelim? Napıyorsun nasılsın?" Miran abinin merak ve nedensiz endişesi ile harmanlanan sesini duydum hemen açar açmaz.

"Iyiyim oturuyoruz. Sen napıyorsun ?" Abi dememek için ne kadar çaba harcıyorum bir bilseniz var ya!

"Ben de işten çıktım eve geçiyordum."

Bu saatte?

"Biraz erken değil mi?" Miran abinin kıkırtısını duydum hemen ardımdan.

"Benlik bir iş yoktu diyelim. Ee sıkıldın mı alayım mı seni ordan?" Bi umut sorduğu soruya gülmemek için zor durdum.

Oysaki sabah evden çıkarken kalabilirim burada bile demiştim.

"Yok iyiyim böyle. " bir kaç homurtusunu net duymasam da algıladım.

Hayır yani utanmasam kıskanıyorsunuz derim.
De!

"Pekii, eve geçiyorum o zaman ben?" Gülerek göz devirdim.

ALÇİNHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin