XXI

16.7K 1.2K 135
                                    

Sakladığım yerde dualarım ardı ardına eklenirken yukarıdan gelen şiddetli sesler iyice geriyordu beni.

Allahım nolur yardım et bana!

Valla söz bir daha dedikodu yap- kapının zorlanması ile hıçkırdım.

Neredeydiler!

"Ufaklık aç hadi kapıyı!" duyduğum tanımadığım adamın sesi ile tekrar hıçkırdım. Elimle ağzımı kapatırken kapıyı tekrar zorladı.

Lütfen açılma.

Son zorlamalarından sonra kapının şiddetli bir ses ile düştüğünü duydum.

Artık içerideydi.

Derin bir nefes alıp sakince düşünmeye çalıştım. Kimse yetişemiyorum bana şu an. Kendimi korumak zorundaydım.

"Saklambaç oynamak için ikimizde büyüğüz ufaklık?" tam o anda tanıdım bu sesi.

Tüylerim diken gibi olurken bana soluğum kesildi.

Buğra...(Arkadaşlar küçükken taciz etmeye kalkışan dayısının oğlu, 13. bölüm sonu.)

Daha geçenlerde beni araması yetmemiş evi mi basmıştı bu şerefsiz!

Korku hala yerini koruyordu ama üzerine eklenen sinir ve öfke bastırdı anlık olarak.

"Hadi ama Alçin, eğleneceğiz sadece." sesi gittikçe yakınlaşırken dikkatimi topladım. Dolabın önüne gelince elbetteki arkasından önce içine bakacaktı.

Bütün gücümü kullandım. Dolabın kapağını açmasıyla dolabı ileriye ittirdim. İçi boş dolabın içinde kalıp yere düşerken bağırdı. Hızla ordan çıkıp bodrum katı çıkışın ilerledim. Dolabın altından çıkmış olacak ki sesi net geldi arkamdan.

"Nereye kaçıyorsun fare!" merdivenleri tek nefeste çıkarken açık olan dış kapı ile kendimi dışarıya atacakken saçımda hissettiğim eller ile geriye savruldum. Yerde sürünerek sırtımı duvara çarptım.

İnleyerek ayağa kalktım.

Ağzına sıçtığımının kuzeni!

" Yürek mi yedin sen! Karşında o çocuk yok senin!" Buğra gülerek elini kemerine attı. Yutkundum. Hallederdim ya.

"Evet o çocuk yok karşımda. Daha büyümüş," çıplak bacaklarıma baktı bir süre.

"daha gelişmiş genç bir kız var." sinirle gülüp en yakınımda duran bibloyu kafasına attım. Bunu benden beklemiyor olsa gerek ki kaçamadı.

Kaşından inen kanı silip bana döndü.

"Bu mu elinden gelen? Babamın ödediği bedele bakarsak hiç bir şey bu?" kaşlarım bahsedilen bedel ile çatıldı. Cidden şu an konumuz bu değil ama ne bedeli?

"Neyin bedeli bu?"

"Baban ve abilerin, babamın şirketini basmış, tehdit etmiş benim yerimi bulmak için. Seni aradım diye gidip babana mı ağladın ufaklık?" nasıl ya? Onlar ne ara?

Üzülmemiştim aslında. Herkese bana Buğra nın dokunmaya çalıştığını söylediğimde dayımın bana ettiği hakaretleri de unutmamıştım.

" Oh olmuş! " Buğra bana doğru gelirken geriye doğru gitmek istedim ama duvar izin vermedi buna.

"Ah Alçin. Çok güzelleşmişsin. Bence bunu değerlendirip ödüllendirelim." bana dokunmak için kalkan elini bilekten kavrayıp eğildim. Hızla duvar ile onun arasından kaçarken duyduğum araba sesleri ile gülümsedim.

Çok şükür!

Benim sevincim ta ki beni yakalayan kadar sürdü. Kolları arasında debelenmenin faydası yoktu zaten. Kapıda beliren babam ile nefesimi verdim.

ALÇİNHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin