9'

15K 1.5K 2K
                                    

The Weeknd- Die For You

İyi okumalar 💛

°°°

"Gel bakalım."

Taehyung'un koluma girmesiyle yavaşça arabadan inerek önümdeki devasa villaya baktım. Buraya gelirken söylediği gibi sahiden de köklü bir aileden geliyor olmalıydı. Şanslıydı, şanslıydı çünkü benim aksime tüm varlığını onunla paylaşan bir ailesi vardı. Babam bana bir ekmeği dahi çok görürken onun bu kadar rahat yaşıyor olmasını kıskanmıştım açıkçası.

Yanlış anlaşılmasın, kıskandığım şey parasının olması değil, ailesinin parasını onunla paylaşmasıydı. Belki ben abartıyor veyahut da fazla dramaya bağlıyordum ancak düşüncelerim bu şekildeydi, keşke benim de beni düşünen bir ailem olsaydı ve ardı arkasını düşünmeden paralarını yiyebilseydim.

"Yürüyebilecek misin, kucağıma mı alayım?"

İki adım atmaya çalışıp sendelediğimde Taehyung zorlandığımı anlamış olacak ki tedirginlikle sordu. Bir an için beni kucağına alıp taşımasını istedim fakat daha ilk buluşmamızda onu darlamak ve başkasına muhtaçmış gibi görünmek istemiyordum. "Gerek yok," yavaşça yürümeye başladım. Umarım düşerek ona rezil olmazdım, düşüncesi bile komikti! "Kendim yürüyebilirim."

"İçkiye dayanıklı değilsen bu kadar içmemeliydin." Omzumu silkerek cümlesini görmezden geldim. Ona sinirlendiğimden ötürü çokça içmiştim lâkin bunu ona söyleyip de tartışma yaratmak istemiyordum. Üstelik şu an için aramız hayli iyiyken.

Tanrım! Arabada kasıklarına elimi sürtmüştüm resmen, böyle bir şeyi nasıl yaptığımı aklım almıyordu ancak tuhaf olan şuydu ki hâlâ daha kendimde o isteği görebiliyordum. Taehyung beni büyülemiş falan mıydı? Ya da en kötü ihtimalle barda içtiğim içeceklerin içine azdırıcı konmuştu! İmkânsız gibi gözüken her ihtimal gerçek olabilirdi zira parmaklarım onun tenine dokunmak için çıldırıyordu! Kendimi kaybetmiştim resmen, zor duruyordum!

En ufak temasında kendimi onun kollarına bırakmam olasıydı.

Kafamı sağa sola sallayarak zehirli düşüncelerimden kurtulmaya çalıştım, ben böyle biri değildim. Daha ilk kez buluştuğum adama kendimi teslim edemezdim. Kapıya vardığımızda Taehyung belimden kavrayarak zile bastı. Acaba evde anne babası mı vardı ki? Ben yalnız yaşadığını sanıyordum ancak eğer evde ondan başkaları varsa şayet topuklarımı kıçıma vura vura buradan tüyerdim. Sarhoş halimle kimseye rezil olmak istemiyordum, hele Taehyung'un ailesine, asla!

"Yalnız yaşıyorum demiştin." Taehyung'a dönerek soru işareti saçan gözlerimle irislerine baktığımda tam cevap verecekti ki kapı açıldı ve yaşlı sayılabilecek bir kadın aceleyle hizmetli üniformasını düzelterek, "Hoş geldiniz Bay Kim!" Dedi neşeli sesiyle. Saat gece ikiye yaklaşıyordu ve evinde hizmetli mi vardı hâlâ? Kadına acımıştım.

"Hoş bulduk." Taehyung hafifçe gülümsedikten sonra söyleyip belimden ittirdiğinde kadına boş boş bakmayı bırakarak yavaşça içeri girdim. Taehyung da o sıra kadını göndermiş, bedenimi salona doğru ilerletirken ilgiyle söylemişti. "Yalnız yaşıyorum zaten, Miyeon abla arada bir evi temizlemeye ve yemek yapmaya geliyor sadece. Bugün de işi geç bittiğinden burada kalmasını söylemiştim fakat rahatsız olduysan gönderirim şimdi."

"Rahatsız olmadım. Sadece yalnız olacağımızı düşünmüştüm, bu yüzden şaşırdım birazcık." Sessizce cevapladıktan sonra tüm dikkatimle salonu incelemeye başladım. Her şey simsiyahtı; gerçekten, koltuklardan tutun televizyon ünitesine kadar her yer siyah rengiyle dekore edilmişti ve ben Taehyung'un siyahı bu kadar sevdiğini yeni öğreniyordum. Tuhaftı, insanın içini karartan bir renkti belki ancak benim hoşuma gitmişti. Taehyung ile bağdaştırdığımdan da olabilirdi.

Cafuné | TaekookHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin