17|Black Swan

5.6K 400 425
                                    

Merhabalar nasılsınız?

Bir konuya değinmek istiyorum.
Kitabın çok güzel okunması var. Allah bozmasın...

Ama kitaba yeni başlayanlar 1. bölüme oy attıktan sonra devamını getirmiyo :((
Bu benim hem moralimi bozuyor hemde bölüm yazma isteğimi cidden kaçırıyor.
Oy sınırı koymak istemiyorum. Cidden istemiyorum. Ama sanırım bu gidişle koyacağım.

Lütfen beni yanlış anlamayın 🥺 ben sadece wattpada girince kendimi mutlu hissediyorum. Sizlerin de desteği sayesinde.

Önceki bölümlere bakmayanlar varsa bakıp hem oy hemde yorum atabilirler mi? 💜💜🛐🛐

Önceki bölümlere bakmayanlar varsa bakıp hem oy hemde yorum atabilirler mi? 💜💜🛐🛐

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

1. Sıradayız 🥳🥳 teşekkür ederim herkese💜💜

Bölümü biraz uzun yazacağım ve bir sonraki bölümü bu bölümün devam niteliği olacak.

•••••

Derin bir kuytu nehirdi bulunduğum yer. Kırık dökük, meşe ağacından oluşmuş sandal vardı altımda. Baharın hafif rüzgarı bedenimde dans ediyordu. Lakin anlamdıramadığım bir his yoğunluğu vardı içimde.

Etrafım ormandı, ufuk çizgisine kadar uzanıyordu nehir. Hemen birkaç kilometre arkamda büyük bir akarsu yatağı vardı ve bu su nehiri besliyordu. Akarsu'nun hızına göre, nehir çok yavaş akıyordu.

Yer yer kayalara çarpıyordu sandal, yer yer ise kuş gibi süzülüyordu. Peki ya ben burada ne yapıyordum? Benim ne işim vardı ki? En son evdeydim, evet! En son evde yatıyordum ve jungkook'un saçlarını okşuyordum. Sonra ise gözlerimi dinledirmek istemiştim.

Ne zaman gelmiştim buraya? Nasıl düşmüştüm bu sandalın içine? Yoksa kaçırılmış mıydım? Tanrım! Cidden kaçırıldım mı?

Ama kaçırılsaydım karşımda bir adam olurdu! Adam dahi yoktu! Bu lanet yerde sadece ben vardım. Benden başka ise kimse yoktu. Cırcır böcekleri hariçti!

Gecenin en kuytu ve karanlık vaktiydi. Ayın Mehtabı nehire ışık saçıyordu, bu kuytu karanlığı aydınlatıyordu.

İçimdeki sıkıntı bir türlü dinmek bilmezken, sandalın altındaki nehirin akışı hızlanmıştı azda olsa.

Kafamı gök yüzüne çevirdiğimde ağzım şaşkınlıkla açılmıştı, gözlerim büyümüştü.
Elimi yavaşça uzattığımda dilim tutulmuş gibiydi. Yıldızlar gökyüzüne inmiş gibi yakınlardı, çokça.

Kalbim hızla çarpıyordu, altımdaki sandal, sanki araba yarışındaymış gibi hızla ilerliyordu. Tanrım ne oluyordu!? Nasıl birşeyin içindeydim?

Rüya mıydı içinde bulunduğum bu durum? Eğer rüyaysa çabucak uyanmak istiyordum! çünkü çok korkunçtu.

Bir anda iki yan tarafımda siyah kuğular belirmeye başlamıştı. Benimle aynı hızda ilerliyorlardı, sanki bana öncülük yapıyorlardı.

Criminal Jeon |Taekook|Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin