Babasının Son Arzusu

1.4K 153 64
                                    

***Hisler ve arzular değil mi insanı tutsak eden? Bir günahla başlamamış mıydı insanın hikayesi? Cennetteki o meyva şeytanın ilk oyunu değil miydi insana? Nefsimiz cüretkar bir şekilde isterken yasak olanı ve şeytan kulağına fısıldarken en vahşi d...

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

***
Hisler ve arzular değil mi insanı tutsak eden? Bir günahla başlamamış mıydı insanın hikayesi? Cennetteki o meyva şeytanın ilk oyunu değil miydi insana? Nefsimiz cüretkar bir şekilde isterken yasak olanı ve şeytan kulağına fısıldarken en vahşi duyguları nasıl karşı konulabilirdi ki şimdi? Ve aşk orada seni davet ederken yasak olana, kalbin ilk kez delicesine çarparken o hissin müptelası olmaz mıydı insan denilen bir damla sudan ruh bulan varlık?

Kral'ın günahı sevabı tatmamış dudakları ilk kez misafir olmuşken bir başka günahkar tene, ona karşı koyamaması nefsinden miydi yoksa ilk kez gerçek benliğinin can bulmasından mıydı bilinmez ama dudaklarını yakan bu ateş cehennemde yanmakla eş değer gibiydi onun için. Bir Kral'ı bile savunmasız bırakan bu öpücük ikisini de yakarken nefes almak eylemi ilk kez anlamsız gelmişti ikisinide.

Prens Jeon belinden tutup çekmişti Kral'ı kendine ve dudaklarını bastırmıştı o kalın dudaklara. Kral beklemediği bu hareketle afallamış ve aralık kalan dudakları sebebiyle kolayca Prens tarafından alt dudağı ezilmeye başlamıştı. Öyleki Prens vampir dürtüleri sebebiyle ona bu kadar yakınken tekrar kanını tatmak istiyor bu yüzden dişlerini o dudaklara batırmaktan geri durmuyordu. Bir damla kanı bile Prens'in gözlerinin kırmızıya dönmesine sebep olmuştu.

Şaşkınlığını atlatan Kral dudaklarını kanatırcasına öpmekte olan Prens'i sert bir şekilde iterek kendinden uzaklaştırdığında, çattığı kaşları ve yumruk yaptığı elleriyle öfkesinide belli ediyordu. "Prens Jeon bu ne cürret!" diye bağırdığında Prens ne yaptığını yeni farkediyormuş gibi başını iki yana sallamıştı. Parmakları arasındaki pembe fuları sıkarak ondan güç alırcasına Kral'ın bu öpücük sebebiyle yapacaklarından çekiniyor, en kötüsünü düşünüyordu.

Kral Kim Taehyung kalbinin bu öpücükle nasıl çarptığını ve onun gözlerine bakarken nasıl eridiğini biliyordu. Prens Jeon onu yasaklı kitaplardaki gibi bir aşkın içine çekiyordu bunun farkındaydı lakin bir romanın içinde yahut bir masalda yaşamıyorlardı. "Bunun bedeli ölüm!" deyiverdi bir an da. Prensi korkutan ölüm değildi, Kral'ın gözlerinde gördüğü öfkeyle kalbinin üzerinde bir   ağırlık hissetti ve hatasını kabul ederek Kral'ın önünde diz çöktü. Jeon Hanedanlığı'nın en güçlü ve cesur Prens'i Jeon Jungkook, nefret ve öldürme isteğiyle büyüdüğü, düşmanı Kim Taehyung'un önünde diz çökmüştü.

"Bağışlayın beni Kral'ım"

Kral, hemen önünde diz çöküp af dileyen Prens'e karşı kalbinin sızlamasına engel olamadı. Yaptığının bedeli ölümdü lakin bunu yapamayacağını çok iyi biliyordu. Hemen önündeki adamı kollarından tutup ayağa kaldırmak istiyordu ama Kral kimliği yüzünden bunu yapamıyordu. O an sıradan bir insan olmayı herşeyden çok istedi, lakin bu da Prens Jeon'a olan hisleri gibi imkansızdı. Ama sıradan bir insan olsaydı Prens'in öpüşüne karşılık verir, kalbini çarptıran bu yeni duyguların peşinden giderdi.

Bloody Love  // taekookHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin