Senin tanrın benim

4.6K 370 255
                                    

"Beni mazur görün hatamı affedin Tanrıya yeminim olsun tekrarı olmayacak"

Histerik bir kahkaha tüm zindanı sarmıştı

"Kendini paklamaya çalışırken bile hata yapıyorsun köle. Senin tanrın benim, anlamadın mı hâlâ?"

Kendini tanrı ilan eden hükümdar yüzünde beliren gülümsemeyi bozmadan kollarını iki yana açıp kendi etrafında bir tur döndü ve adamın gözlerinin içerisine bakıp kahkaha attı, aniden gülümsemesi solarken yerde dizleri üzerine çöküp başına gelecekleri tahmin eder gibi korku dolu gözlerle hükümdara bakan adamın gözlerinden yaş akıyordu, hükümdar gülümsemesini aniden soldurup kara bulutları yüzünde misafir eder gibi baktı. "cesaretinden sebep şahsını mükafatlandıracağım" iki saniye düşünür gibi yapıp gözlerini pas tutmuş demir korkuluklara dikti ve tekrar kölenin yüzünü inceledi "Umuyorum ki sıcak seviyorsundur, hm?"

Köle duyduğu şey ile dumura uğrar gibi hükümdarın ayaklarına kapanmak istedi ancak kollarından tutan iki hizmetli bunu engelledi, köle başını iki yana sallarken doğrulan ve yüzüne bir pisliğe bakar gibi bakan hükümdarın neredeyse ayaklarına kapanacaktı.

"Def edin bu saygısızı karşımdan, derisini aslanlarımın rahat yutacağı şekilde ayarlayın." Duydukları ile şok olmuş adam çığlık atmaya başladı "kralım yalvarırım, affedin kralım" imparator alaycı bir gülüşle sırıttı ve adamlarına göz işareti yapıp götürmesini emretti. İri cüsseli ve yüzünde sadece gözlerinin gözüktüğü maske olan iki adam köleyi götürürken imparator kölenin çığlıkları eşliğinde arkasından bakıp kendi kendine konuştu yüzünde alaycı bir gülüş vardı " hep de böyle olur zaten."

"Derhal bana mahzenden bir kadeh bir de şarap getirin." İmparatorun emrini duyar duymaz başlarını yere eğen görevliler harekete geçtiler. İmparator odasının yolunu tutarken kendi kendisine konuşur gibi mırıldandı. " acaba ölmeden önce mi yaktırsaydım?"

***

"Efendim acil bir mevzu var dinleyebilir misiniz?"

İmparator gözlerini yavaşça açıp tavana dikti gelen sesi idrak etmeye çalışıyordu, uyku sersemliği vardı odaya aniden dalan adamın sesini yeni yeni idrak edip yatağında oturur vaziyette durdu ve kapı tarafında telaşla bir şeyler anlatan adamın kim olduğunu anlayınca boğuk, tok ve erkeksi sesi ile adeta odayı inletecek şekilde bağırdı.

"Kont Kim Namjoon derhal odadan çıkın ve çalışma odama geçin!"

Duyduğu ses ile dumura uğrayan Kont hemen özür dileyip geriye doğru üç adım atıp baş selamı verdi ve odadan çıktı. Acil bir durum olmasa asla bu şekilde davranmazdı ama imparator Kim Taehyung'un sağ kolu olsa bile onun bu saygısızlığını Kont'a ödeteceğini iyi biliyordu, şu an bunları düşünemezdi daha müşkül bir olay vardı. Ve koridor boyu hızlı adımlar ile İmparatorun çalışma odasına adımladı, içinden küfürler ediyor soğuk terler döküyordu.

Odanın içerisinde ne olduğunu anlamadan hemen yatağında savsak bir şekilde oturur pozisyona geçen imparator ayaklarını yataktan sarkıtıp sıkıntılı bir nefes verdi. Ellerini şakaklarına götürüp bir kez ovdu, gözlerini birkaç saniye kapatan imparator devasa büyüklükte olan kırmızı yataklı ve olağanüstü bir şekilde dizayn edilmiş odasında kıyafet dolabına yöneldi. Onun için hazırlanmış olan kıyafetleri giyip hızlı adımla odadan çıktı. İmparatorun kapısını açan görevliler hemen başını yere eğmesi üzerine Kim Taehyung sağ tarafında duran hizmetlinin kulağına eğilerek birkaç şey fısıldamasıyla hizmetli gözlerini büyüterek efendisini onayladı İmparator seri adımla korumalarıyla beraber çalışma odasının yolunu tuttu.

"Sahiden az önce İmparator sana ne söyledi" meraklı korumalardan birisi hemen diğer arkadaşını soru yağmuruna tutmaya başladı. Arkadaşı İmparatorun çıktığı odanın kapısını hafifçe aralayıp aradan baktı ve arkadaşının kulağına fısıldadı "ben gelmeden şu yatakta yatan kadını yok edin" dedi. "Galiba dün geceki kurban şu yatakta yatan kadın" iki arkadaş birbirlerine bakıp sırıttıktan sonra ciddiyetlerini bozmamak adına kendilerine çekidüzen verip işe koyuldular.

***

"Efendim hadsizlik ettim affedin ama çok önemli bir vaziyet oldu."

Kral koltuğunda rahat bir pozisyonda otururken ellerini birleştirip masaya doğru eğildi. Meraklı olmaktan uzak bir yüz ifadesi ile ayakta duran Kont'u aşağıdan dikkatlice dinliyordu.

"Sizin emriniz üzerine göndermiş olduğumuz atlı süvarilerimiz jeon krallığına geçmişler. İçlerinden birkaç tanesi gelip bana durumu izah ettiler, kandırılmış olacaklarını düşünüyoruz fakat onlar gitmeden bu işi hallederlerse onları mükafatlandıracağımızı da söylemiştik ne oldu da geçtiler anlamadık efendim.

Kont sıkıntılı ve çekingen bir şekilde konuşurken kral onu son derece dikkatle dinliyordu. Ve bir an Kont'un beklemediği bir şekilde imparator ellerini serçe masaya vurup ayağa kalktı. Yüzünde tek bir mimik yoktu ama sinirli olduğu gözlerinden belliydi. Hafif alaycı bir ifade ile konuşmaya başladı. "Bu hayatta en nefret ettiğim şeyi biliyor musun Namjoon?

"Evet efendim bili-" kont'un sözünü kesen kral yüksek sesinden taviz vermeden devam etti, sesi neredeyse tüm sarayı kaplayacak şekilde bağırıyordu.

"Ben İmparator Kim Taehyung, o ihanet eden hadsizleri kendi ellerimle cezalandıracağım. Derhal adamları ayarlayın hiçbir aksaklık istemiyorum o adamları bulup bana getirin."

Fazlaca bağırdığı için gücünü kaybeden kral aniden koltuğuna oturup Kont'un dışarı çıkması için eli ile işaret etti, mesajı alan Kont panik olmuş bir ifade ile odadan çıktı.

Kral masanın köşesinde duran sürahiyi hızla kavrayıp duvara fırlatması ile vazo tuzla buz oldu. "Yeminim olsun bir an önce ölmek için yalvaracaklar bana."

Çok gerildim niye bilmiyorum VĞJWC9JW9CUWPJCS evet tamam sakinim umarım ilk bölüm sizi tatmin etmiştir bakalım diğer bölümde neler olacak ben heyecanlandım şimdiden

Kapak fotoğrafı için katkılarından dolayı biricik hayaletae 'ye teşekkür ederim

İMPARATOR Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin