18'

14.9K 1.3K 1.6K
                                    

Jaymes Young- Infinity

Selamlaaar, nasılsınız?

Bölüm atmayalı bir buçuk ay olmuş, umarım kitabı unutmamışsınızdır. Unutanlar da bir koşu diğer bölüme bakıp gelsin hemen, iyi okumalar ♡♡♡

°°°

"Burası gerçekten çok güzel."

Camın ardındaki deniz manzarasına bakarak seslice bir kez daha söylediğimde kendimi büyülenmiş gibi hissetmekten alıkoyamadım. Saraydan hallice bu eve geleli yaklaşık yarım saat olmuştu ve ben içinde bulunduğumuz yerin güzelliğini henüz atlatabilmiş değildim. Evin içi, bulunduğu konum, sahip olduğu manzara ve diğer her şey öyle güzeldi ki daha önce böyle bir yere gelmeyi bırakın, rüyalarımda dahi gördüğümü hatırlamıyordum. Benim için fazla lüks ve üst sınırlardaydı.

"Beğenmene sevindim." Taehyung'un merdivenlerden inen adım seslerini duyduğumda yavaşça ona döndüm. Bavulları bırakmak için gittiği odada terlemiş olacak ki üzerinde olan uzun kollu siyah gömleğini çıkartmış, yerine Celine baskılı beyaz bir tişört giymişti. Tek eliyle permalı siyah saçlarını karıştırarak yorgunlukla yüzünü buruşturduğunda gülmeden edemedim. Her zamankinden daha farklı, daha genç duruyordu şimdi ve asıl büyüleyici manzaranın o olduğunu, ona baktıkça daha iyi anlıyordum.

Tanrı bir insan olsaydı, hiç şüphesiz o Kim Taehyung olurdu.

"Başın ağrıyor mu hâlâ?" Uçaktan indiğimizden beri başının ağrıdığını söyleyerek mızmızlandığı için sorma ihtiyacı hissettiğimde kafasını yavaşça aşağı yukarı salladı.

"Ağrı kesici içtim, geçer birazdan." Sonunda yanıma ulaştığında hiç beklemeden boynuna kollarımı sarmış ve yanağına kocaman bir öpücük bırakmıştım. Teninden yayılan parfümle karışık ten kokusu muazzamdı. "Masaj yapabilirim."

Bedeni anında kasılırken ellerini ince belime sararak söylediğim şeyi es geçti ve vücudumu kendiyle bütünleştirmek ister gibi iyice yakınına çekti. Neden bilmiyorum ancak son zamanlarda bana avucunun arasından uçup gitmesinden korktuğu bir kuş misali davranıyordu. Elinde olsa beni bir kafese kapatır ve ondan gitmeme asla izin vermezmiş gibi hissediyordum. "Uçuş seni de yordu, uyumak ister misin?"

"Uyumak için daha çok erken." Kafasını sallayarak onaylar bir mırıltı çıkardığında bedenimi ters çevirerek sırtımı göğsüne yasladım ve düzenli solukları saçlarıma vururken yeniden dışarıya döndüm. Geldiğimizden beri gözüm bahçedeki kocaman havuzdaydı fakat hava kararmaya başladığından dolayı yüzme işini yarına ertelemiştim. Burasıyla ilgili kafamda bir sürü plan program oluşmuştu ve bunları yapmadan buradan gidersem eğer çok üzülürdüm. Taehyung ile gezeceğimiz bir sürü yer, tadacağımız bir sürü lezzet vardı. Evet, uçakta İtalya'nın bilmediğim yerlerini iyice araştırmış, Taehyung'un da önerileri çerçevesinde gideceğimiz yerlerin listesini çıkarmıştım.

"Zevkli adamsın." İç çekerek söylediğimde Taehyung bedenimdeki tutuşunu bırakarak masanın üzerine attığı sigara paketinden bir dal sigara çıkarttı ve hızlıca yaktıktan sonra yeniden yanıma geldi. Şimdi arkamda değil, tam yanı başımda duruyor ve benim gibi sakince dışarıyı izliyordu. "Hangi konuda?"

"Her konuda." Dedim gülerek. "Şu manzaraya baksana, çok güzel."

"Kesinlikle."

"Özenle çizilmiş gibi, daha önce böyle bir şey gördüğümü hatırlamıyorum."

"Ben de."

Kafamı ona çevirdiğimde dalgınlıkla yüzümü izlediğini gördüm. Kaşları çatılı bir haldeydi ve tüm yüzümü en ince ayrıntısına kadar incelerken hayatında gördüğü en güzel şeye bakıyormuş gibi duruyordu. "Taehyung bana değil, manzaraya bakacaksın!" İşaret parmağımla gökyüzünün altına sığınmış tertemiz denizi gösterdiğimde, "Bakıyorum ya işte," diye söylendi. "Tam yanımda ve o da bana bakıyor, çok güzel."

Cafuné | TaekookHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin