Söz Veriyorum Geleceğim

820 89 21
                                    


İyi okumalar 💜

....

Büyük meydan hem bir yas hem de şölen havasındaydı. Kim Krallığı ilk kez bir Kral'ın kendi isteği ile tacını devredeceği bir ana şahit olacakları için hem heyecanlı hemde toprakları için endişeliydiler. Krallık içindeki bu ani değişim sadece halkı değil düşman Krallıkların da kafasını karıştırmış, komşu topraklardaki Prens ve Kral'lar da bu ana şahitlik etmek için meydandaki şölende yerlerini almışlardı. Üstelik onlardan biriside Prens Jeon Jungkook'du.

Atlı askerler son kez Kral Kim Taehyung'un önünde, yanında ve arkasında olmak üzere ona eşlik ederek meydana geldiklerinde halk sessizliğe bürünmüştü. Kralları beyaz kaftanı içinde son kez onları selamlarken yüzünde buruk bir gülümseme vardı. Kim Taehyung halkına karşı her zaman sevgi ve şafket doluydu. Şimdi onlara ihanet içinde gibi hissetsede amcasına ve onun deneyimlerine güveni ise tamdı. Kim Namjoon, babası ile çok savaştan galip çıkmış güçlü, bilge bir adamdı. Bunu bildiği için olsa gerek içi rahattı.

Amcasını gördü. Kim Namjoon siyah kaftanı içinde asil görünüyordu. Yanında komutanları ve devlet büyükleri ile bekliyordu. Atından inen Taehyung onların yanına ilerleyip tahtın önünde durdu. Kalabalığın aksine özel olarak hazırlanmış alanda oturup onları izlemekte olan Kral ve Prens'lere baktığında gördüğü o tanıdık bedene gülümsemek istedi ama yapmayarak bakışlarını kaçırdı. Biricik sevgilisi oradaydı ve tıpkı kendisi gibi gergin bir ifadeyle kendisine bakıyordu.

Tüm askerler tek dizi üzerinde yere çöktüler. Ardından Kim Namjoon Kral'lık yeminini sesli bir şekilde yapmaya başladığında halk hep bir ağızdan bağırmaya ve ağıt yakmaya başladı. Taehyung ne denli sevildiğini gördüğünde gözleri dolu dolu olurken, ayakta durmakta zorlanıyordu artık. Ara sıra kaçamak bakışları sevgilisine kayarken, onunla geçireceği güzel günleri düşünerek güç buluyordu kendinde. Kim Taehyung önünde diz çöken Kim Namjoon'a artık tacı devretmesi gerektiği o anın geldiğini anlayarak ellerini usulca başına doğru kaldırdı.

Bu sırada onları izleyenlerden biriside sevgili ulağı Park Jimin'di. Kim Taehyung'un neden tacından vazgeçtiğini anlayabilen tek kişi oydu. Herşeyin farkındaydı ve kendiside kalbinde büyüttüğü imkansız aşkı sebebiyle onu anlayabiliyordu. "Bir Kral aşkı uğruna tacından vazgeçerken, bir komutan kılıcı uğruna aşktan vaçgeçiyor"diye mırıldandı kendi kendine. Komutan Min Yoongi'nin hayatı savaş meydanlarında kılıç savurarak geçerken, kendini ve aşkı yaşamayı reddetmesi onu çok üzüyordu. Tüm bunları düşünürken Prens'inin sol tarafında onu korumak için bekleyen Yoongi ile göz göze gelmesi vücuduna elektrik akımının yayılması gibi titremesine sebep olmuştu. Bakışlarını kaçırmak istedi ama komutan ona baktığı gözlerini asla çekmiyordu.

"Kim Krallığı, halkım ve topraklarımız yeni Kral Kim Namjoon'a emanettir." dedi Taehyung ardından elinde tuttuğu tacı amcasının başına koydu dikkatli bir şekilde. Artık yalnız Kim Taehyung'du şimdi. Omuzlarına yük olan o taç artık yoktu. Şimdi yeni Kral'ı selamlamak için onun önünde eğilme sırası ondaydı. Kim Taehyung ilk kez birisinin önünde diz çökerken gözünden akan bir damla yaş yere düşmüştü. Kendini çıplak ve zavallı hissediyordu. Belkide yüz karasıydı. Babası bu ana şahit olsa onu evlatlıktan reddederdi. Halkının gözyaşlarını bile haketmiyordu. Çünkü bir Kral sadece topraklarını koruyarak onurlu bir şekilde yaşardı. Bir kalp bağına tüm bunlardan Vazgeçmek yalnız zayıf bir insanın yapacağı şeydi.

Taehyung yavaşça ayağa kalktı, ardından arkasına bile bakmadan atına atlayarak meydandan ayrılarak saraya doğru ilerledi. Gözyaşları hızla akıyor, kalbi sıkışıyordu. Kalabalığın arasından sıyrılıp saraya girdiğinde koşarak odasına çıktı. Bacakları artık tutmuyordu, dizleri üzerinde yere çökerek hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladığında kafasını yere koyarak iki büklüm oldu. Öyle sesli ve içli ağlıyorduki odasının balkonundan içeri giren sevgilisini duymamıştı bile.

Bloody Love  // taekookHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin