21'

7.7K 960 1.1K
                                    

Madonna- Beautiful Killer (Bölümde geçen şarkı)

İyi okumalar 💛

°°°

Kim Taehyung, koşar adımlarla Jungkook ile kaldığı eve doğru ilerlerken kalbi ağzında atıyor, zaten kendisine kırgın olan sevgilisini yalnız bıraktığı için içten içe kendine küfürler ediyordu. Dün gece yaşananların hemen ardından kendini banyoya atmış, bir müddet Jungkook'un, Valente'nin adıyla inlemesini sindirdikten sonra özür dilemek için yanına gitmişti ancak Jungkook beklediğinden de hırçın bir çocuktu ve kendisini salonda bırakıp gitmesinin bedelini, iğneleyici bakışlarıyla olsa dâhi çok fena ödetmişti.

Taehyung bencil bir adam değildi. Bu zamana kadar her zaman yakınlarını, hatta ve hatta üstüne yapışan Gönülçelen lakabıyla birlikte, hiçbir bağı olmadığı kişileri bile korumak için sayısız kez hayatını tehlikeye atmış, kendince adaleti sağlamak adına önüne sunulan birçok güzellikten vazgeçmişti. Şimdi dönüp baktığında tüm bunlardan şikayetçi ya da pişman olduğu söylenemezdi elbette fakat hayatında bir kere de olsa bencil olmak istediği bir noktadayken, önüne örülen kocaman duvar yüzünden nefes dâhi alamadığını hissediyordu.

Jeon Jungkook.

Tüm bu akılalmaz hislerinin mimarı, daha birkaç ay önce tanıştığı güzeller güzeli bu çocuktu ve onun tek bir sözüyle yapamayacağı şey, karşısına alamayacağı tek bir kişi yok gibiydi. İstese tüm dünyayı ayakları altına serer, dilediği her şeyi gözünü kırpmadan anında yerine getirirdi.

Taehyung, duygularının ne zaman bu denli yüksek bir seviyeye eriştiğini kestiremiyordu fakat son zamanlarda Jungkook'a olan bağlılığı öyle artmıştı ki çoğu zaman kendisinde olmadığını düşünüyor, duygularının boyutunu kendince 'korkutucu' olarak adlandırıyordu.

Onu ilk kez tenha bir sokakta, şerefsizin teki tarafından sıkıştırıldığını görüp kurtardıktan ve yarasına pansuman yaptıktan sonra daha önce birinden hiç bu kadar etkilenmediğini düşünmüştü. O gün, kalbi beklemediği kadar hızlı atmış, ilk görüşte aşk saçmalığına fazlaca yakından şahit olmuştu. Tamam, belki aşk fazlaca yüksek bir duyguydu ve hissettiği o duygu aşk mıydı pek emin değildi lâkin hoşlantı olsa dâhi aklını başından almaya yetmişti.

Öyle ki o günün hemen ardından çocukluk arkadaşı Jimin'e, sokakta gördüğü o çocuğu araştırmasını söylemiş; onunla yeniden bir araya gelebilmek için kafasında 'tesadüfen' karşılaşma planları kurmaya başlamıştı. Yapacaktı da. Kardeşi araya girmeseydi şayet Jungkook'un hiç beklemediği bir anda dibinde bitecek, Kim Taehyung olarak onu tavlamak için tüm hünerlerini ortaya koyacaktı.

Ancak hayat her zaman bize istediklerimizi sunmuyordu ve Valente'nin, sevgilisi olarak Jungkook'un fotoğrafını atmasıyla birlikte hiç olmadığı kadar hayal kırıklığına uğramıştı. Daha önce yaşamadığı bir duygu değildi bu. Aynı durumu geçmişte de tecrübe etmiş, bir noktadan sonra yenilgiyi zor da olsa kabul etmişti fakat bu sefer öncekinden daha farklıydı. Jungkook, yaşadığı süreç boyunca karşılaştığı hiç kimseye benzemiyordu. Gözleri, tüm galaksiyi bünyesinde barındırıyormuşçasına parlak; bakışları içini yakıp kavuracak kadar sıcacıktı ve başını yastığa koyup gözlerini her kapattığında, aklının tam merkezinde birdenbire bu çocuk beliriveriyordu.

En başta, Valente'nin yaptığı teklifi duyduğunda bunun son derece iğrenç bir teklif olduğunun bilincinde olarak Valente'nin teklifini hiç düşünmeden reddetmiş; sonrasında ise kardeşinin sevgilisinin, zihnini bulandıran o çocuk olduğunu öğrenmesiyle, ne kadar aşağılık bir durumun içine gireceğini bilse de teklifi kabul etmişti.

Cafuné | TaekookHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin