•Mutlu Sonları Herkes Sever•

1.1K 133 20
                                    

İyi okumalar.

.
.
.
.

Sabah Taehyung'un beni gıdıklamasıyla uyanmıştım. Hem gıdıklıyor hem de benimle birlikte kahkaha atıyordu.

"Taehyung dur!"

"Hadi bakalım prenses kalk artık."

Gözlerimi aralayıp ona baktım.

"Yanlışınız var kralım, kralın eşi olduğum için ben de kral yarısı sayılırım."

Belimden tutarak beni kaldırdı ve kucağına oturtup dudaklarımı öptü.

"Kral yarısı değil direkt kralsın. Gönlümda taht kuran bir kral."

Tam tekrar öpecekken "Baba!" diye bir ses duymamızla ikimizde oraya baktık ve ben hemen Taehyung'un kucağından indim.

"Prensim, uyanmışsınız."

Sang Chul artık 5 yaşındaydı. Eh evliliğimizde yıllar geçtikçe daha güzel olmuş aramızdaki bağ artmıştı.

"Tabii uyandım baba, kralımız bir prensin asla geç kalkmamasını söyledi. Çünkü bir prens her zaman çok meşgul olurmuş."

Kaşlarımı çatarak yüzünde gururlu bir ifadeyle oğlunu seyreden Taehyung'a baktım.

"Hadi baba kahvaltıya gelmiyor musunuz?"

"Birazdan geliyoruz prensim, siz önden gidin."

Sang Chul çıktığında Taehyung gülümsemesi ile birlikte bana döndü. Tabii yüzümdeki kızgın ifadeyi görünce gülümsemesi soldu.

"Noldu aşk bahçem? Yine nasıl ve neden kızdırdım acaba seni?"

Elimi tutup öptüğünde elimi çekip kollarımı bağladım.

"Gerçekten mi Taehyung? O daha çok küçük değil mi bunlar için?"

"Ben bu yaşımda başlamıştım. Hem bence küçüklükten alışması gerekiyor, bu yaşlar tam kafasına bir şeylerin oturacağı yaşlar. İnsan yedisinde ne ise yetmişinde de odur değil mi?"

"Haklısın ama küçük bir çocuğun omuzlarına bu kadar yük yükleme tamam mı? Yaşına göre anlayacağı ve anlayamayacağı şeyler olacak onun yol göstericisi de sen olacaksın."

"Merak etme cihan yıldızım, oğlumuz emin ellerde."

Gülümseyip yataktan kalktım ve Taehyung ile birlikte aşağı indim. Sang Chul çoktan masaya oturmuş bizi bekliyordu.

"Çok bekletmedik değil mi?"

"Hayır baba hadi gelin."

Gülümseyip Sang Chul'un yanına oturdum ve ona yemeğini yedirmek için çubukları elime aldım.

"Baba kendim yiyebilirim. Büyüdüm artık ben, değil mi kralım?"

Taehyung gülümseyip başıyla onu onayladı.

"Tabii büyüdü benim oğlum."

"Pekâlâ ben geri çekiliyorum o vakit."

Çubukları Sang Chul'e bırakıp kendi yemeğimi yemeye başladım.

"Kralım bugün ata binmeye gidebilir miyiz?"

"Neden olmasın? Gideriz lakin ondan önce bazı işlerim var. Onları bitirir bitirmez gidelim."

Sang Chul'un yüzündeki gülümsemeyi görünce bende gülümsedim ve kahvaltıma devam ettim.

.
.
.
.

Kahvaltıdan sonra Sang Chul'u hocasına emanet etmiştik. Bizde sarayın bahçesinde Taehyung ile geziyorduk. Hava sıcak olduğu için Taehyung bir şemsiye almış üzerimde tutuyordu.

Incompetent PainterHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin