44.BÖLÜM

9.3K 467 518
                                    

Multi medya~>Korkut,Ekrem ve Seko

***

Telefon ekranından gözlerimi çektiğimde Bora'yı beni izlerken bulmuştum.

Gözleri gözlerime kenetlenmiş.

Kime ait olduğumu haykırır bir vaziyetteydi.

Onu affetmek çok istiyordum.

Hala seviyordum.Artık bunu inkar etmek sadece kalbime karşı kurduğum bir kunpastan farksız olurdu.

Gözlerim bana yavaşça uzanan o güzel ellere kaydı.

Bu bir zeytin dalı mıydı?

Eğer öyleyse barışma vaktinin geldiğini anlamam mı gerekiyordu?

Derin bir nefes çektim içime.

Belki de artık ait olduğum o sıcak kanatları yine ve yeniden yuvam olarak bilmem gerekiyordu.

İçimde duran bu kine durmadan su serpen bir aşk vardı.

Ne yaptığımı bilmeden davrandığım için kendimi suçlamalı mıydım?

Evlilik bu kadar zorluğa rağmen ayakta kalan bir güvenceydi.Belki de evlilik denen bu mühessese tüm olanlara rağmen kanlanmış kalplerin hala sımsıkı birbirine bağlı kalmasıydı.

Telefonu uçak moduna alıp yavaş adımlarla Bora'ya yaklaştım.

Bu hareketim emin olmamaktan dolayı değildi.Bu hareketim korkuydu.

Bir daha aynı döngüye girmek istemiyordum.Birdaha ağlamak istemiyordum.

Ayaklarım onun ayaklarına değerken duraksadım.Gözlerim gözlerini buldu.
Kahve gözlerinde oluşan o çöle yağmur yağdırmak sonradan güneş açtırıp gökkuşağına şahit tutmak istedim.

Bana bakıp o hasret kaldığım bakışlarını yolladı.Burnuma özlemiyle yandığım acı kahve kokusu ilişti.

"Biraz konuşabilir miyiz?"

Dedi fısıldar gibi.Hipnoz olmuş gibi kafamı aşağı yukarı salladım.

Göle doğru yürüyüp oradaki sandalyelere oturduk.

Bakışlarım onu bulduğunda tekrardan bana güzel güzel baktı.

"Sence neden böyle olduk?"

Diye sordu.Bu sorusunda tuttuğu ciddiyetlik ile tüylerim ürperdi.

Cevabı basitti.

Mafya olduğu içindi.

İnsan öldürdüğü için ve bu yüzden başımıza gelenler ile ilgiliydi.

Fakat doğruya doğruydu.

Kalp kırmıştım.Onun da kalbini kırmıştım.

O beni sevdiği güne lanet ederken ben onun yüzüne ölmesini istediğimi haykırmıştım.

Aklıma doluşan o bir ay ile rahatsızca yerimden kıpırdandım.

"Cevabının basit olduğunu biliyorum.Ama yükü çok ağır Mine."

Yüzünde oluşan belli belirsiz hüzün kalbime ince bir sızı bahşetti.

"Çok yalnız kaldım.Aklımı yitirecek kadar.
Zorunluluk yoktu bu sefer Bora.İsteyerek uzaklaştın benden.Ve bu yükü kaldırmak çok zordu.Sen üzülmedin kırılmadın demiyorum ama en çok ben yıprandım."

"Zoruma gitti Mine.Babam dediğim insan annem ile beraber olup çocuk yapmış.
Bunu bilip susman.Buna rağmen saklamaya devam etmen."

Kafamı haklı olduğuna dair salladım.

BENİM MAFYA'M | TEXTİNGHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin