Arkadaşımın abisine aşık olmak yapacağım en büyük saçmalıktı ama bazen işler bizim isteğimiz dışında gerçekleşebiliyordu.
Serhat; Anlamıyorsun kızıl
Serhat; Görmüyorsun da
Gamze; Neyi Serhat?
Gamze; Gizemli gizemli konuşmak yerine söyle direkt
Serha...
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Messici Barlas & Ronaldocu Serhat,,
Ronaldocu olan tek karakterim Serhat'tır,, başkası asla olamaz mesela 😔😔
*** Kalbimi paramparça eden birini zamanla affettiğimi hissetmek çok zordu.
Onu en son kanlar içinde gördüğüm o zamanın üzerinden neredeyse aylar geçmişti. Hastaneye gitmiş, başında beklemiştim. Korku tüm zerrelerimi ele geçirmişti o gün, kaybetme korkusunu iliklerime kadar yaşamıştım.
Her şeye rağmen iyiydi. Aylardır onu görmüyor olsam da iyi olduğunu bilmek yetmişti.
Sabah evden erken çıktığımdan hiçbir şey yiyememiş bir hâlde aç karnımla derse girmiştim. Havaların sıcaklığı ve bu aralar üzerimde ki anlam veremediğim gerginlik yüzünden derslikte kimseyle konuşmadan çıkıp kafeteryaya girdim.
Liya olmadığı için üzgündüm açıkçası. Herkese bulaşan insanlar değildik. Biz eğlenmesini bilen, herkesle samimiyet kurabilen kişilerdik. Kafeteryanın içi tıklım tıklım doluydu. Kimseye bakmamaya özen göstererek kendime soğuk bir limonata aldım ve kapıdan çıkacakken çıkamadan kaldım öylece.
"Şşht kızıl." Bunu diyen hangi derslikten olduğunu bilmediğim, babasının parasıyla kendisini bir bok sanan zengin piçi Ayaz'dı. Ona dönüp boş bir bakış attım.
Ağzında çevirdiği kürdan midemi bulandırmıştı. Bunu yapan insanlar ne kadar itici göründüklerinin farkındalar mıydı acaba?
"Noldu yine?" Sakindim genel olarak. Sinirli bir yapım ya da neşeli bir yapım yoktu. Ben hep düz biri olmuştum. Her şeyi ayarında yaşar, taşkınlık istemezdim hayatımda.
Bu durum Liya varken mümkün olmuyordu.
Yanında oturan ve hemcinslerim konusunda hassasiyetimi zerre hak etmeyen Buğlem'in bacağındaki elini çekip ayağa kalktı. Herkes bize bakıyordu. Bu cidden rahatsız ediciydi.
Gelip tam karşımda durduğund, uzun boyundan dolayı kafasını eğip baktı yüzüme. Yakışıklıydı ama salaktı. Dahası saplantılı biriydi.
"Yine ne var?" Sıkılmıştım onun salak saçma tavırlarından.
Ellerini rahat bir tavırla ceplerine koyup, "Benimle bu akşam partiye gelsene," dedi. Parti?