4.1

5.3K 313 46
                                        

Keyifli okumalarr

Oylarınızı eksik etmeyin lütfen, desteğinizle bu platformda motivasyon sağlayıp yazıyorum, unutmayınn🌹

Oylarınızı eksik etmeyin lütfen, desteğinizle bu platformda motivasyon sağlayıp yazıyorum, unutmayınn🌹

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.


Askimadamm 🤎

***
Liya ve Barlas abimin gerçekleşen isteme gecesinin sabahında Candan teyze kalabalık bir sofrada kahvaltı yapma fikrini ortaya atıvermişti.

Korhan ailesinin yanı sıra ben de kahvaltıdaydım. Candan teyze aramızdaki ilişkiyi biliyordu. Kimsenin olmadığı anlarda bana gelinim, dese de henüz tüm herkes bilmiyordu.

Kurulan masalara hazırlanan tabakları taşırken bakışlarım kaçıncı olduğunu sayamadığım kadar çok Serhat'a takıldı. Barlas abim, Levent abi ve kendisi bir köşede oturmuş sohbet halindelerdi. Onlar kendi aralarında gülüyor olsalar da Serhat'ın yüzünden düşen bin parçaydı.

Mutfak tezgahına kalçamı yaslayıp telefonumu aldım. Serhat'ın sohbetine girip ona mesaj attım.

Gamze; kahvaltıdan sonra sana gidelim

Çok geçmeden mesajım iki tık oldu, yazmasını beklerken mutfağa giren Melisa'ya göz kırptım.

Serhat; tamam ben şimdi giderim eve

Serhat; senden arkamdan çıkarsın

Gamze; ben sonra geleceğim sen eve git

Serhat; tamam yavrum

Telefonu yeniden cebime sıkıştırıp kahvaltı sofrasına döndüm. Kalabalık ailelerin bu tarz zamanlardaki tatlı muhabbetini çok severdim. Liya her ne kadar sevmese de benim hoşuma gidiyordu. Hiç alışık olmadığım bir durum olduğundandı belki de, üstünde duramadım bu düşüncenin.

Serhat'la aramızda iki kişilik yer vardı boş olan. Kimseye belli etmeden yanımdaki sandalyeye oturdu. Onun yan tarafındaki boşluğa da Liya geçtiğinde, Liya ve Barlas abim yan yana oturmuş oldular.

"Sen bekle, yılan." Serhat'ın Liya'ya fısıldadığı şeylerle ayağına alttan vurdum. Bana baktığında, "Karışma," diye mırıldandım oldukça sessiz biçimde.

Candan teyzenin uyarısıyla herkes kahvaltıya başladı. Ne kadar aç olursam olayım bir türlü kendimi karnımı doyurmaya alıştıramıyordum. Birkaç zeytin, peynir, poğaça. Bu üçünü tabağıma aldım.

Poğaçayı peynirle yerken, "Yine mi poğaça vereyim?" diyen sesle şaşkın bakışlarım yanımdaki adama döndü. Masadaki birkaç kişi dışında Serhat'a bakan olmamıştı.

Oyunculukla kurduğu cümlenin ardından tabağıma poğaçalardan bıraktı. Koyduğu üç poğaçaya uzaylı görmüş gibi baktım, bunları yiyecek mideye sahip değildim!

KIZIL | texting Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin