Story cover for   Sürgün  Sevdam by avinmirza12
Sürgün Sevdam
  • WpView
    Reads 38,042
  • WpVote
    Votes 1,832
  • WpPart
    Parts 14
  • WpView
    Reads 38,042
  • WpVote
    Votes 1,832
  • WpPart
    Parts 14
Ongoing, First published Jan 30, 2024
Acı acı baktı sevdiğine Suna belkide bu bakış ona son vedasıydı.

 mahkeme koridorları bu kadar soğukmuydu yoksa ?yoksa ona mı öyle geliyor.

"Sunam" sevdiği adamın acı barındıran ses tonuyla.ilk sevdiği adamın eline sonra gözlerine baktı genç kız.

O ellerde abisinin kanı vardı gözlerinde  ise korku ama tutsaklığın korkusu değildi kaybetme korkusu.

"Biz artık seninle Dicle, Fırat gibiyiz"
Sevdiğinin gözlerinden akan yaşı silmek için uzandı Alpaslan ama genç kız uzaklaştı


"Biz seninle artık iki düşman ülke gibiyiz"
 
Mahkeme koridorları bir sevdanın bitişine şahit oldu.
All Rights Reserved
Sign up to add Sürgün Sevdam to your library and receive updates
or
#226suna
Content Guidelines
You may also like
NAZENDE SEVGİLİ  by beytikzer
28 parts Complete
Henüz bir yol arkadaşı yoktu ve bundan memnuniyet duydu. Doğrusu meraklı bir hanımın suallerine veyahut yol boyunca politikadan konuşacak beylerden gına gelmişti. Aydın'a giderken olabildiğince hazır olmaktı tek derdi. Ardında bıraktığı her şey bir bir karşısına çıkacaktı. Yalnız annesi ve o adam olmayacaktı. Annesinin hatırası zihnine üşüştüğünde yutkundu. Keşke son bir kez görebilseydi onu. Lakin artık olmazdı. Yıllardır o kadar uzaklaşmıştı ki annesinin akıbetini önemsememişti bile. Mektuplarını dahi o meşum haber geldikten sonra okuyuvermişti. Hayırsız bir evlattı, biliyordu. Pişmanlık boğazına ilmeğini geçirdiğinde bakışları pencereden dışarıya değdi. Bir kadın elinde küçük çocukla koşturuyordu. O hareketlilik sebepsizce ilgisini üzerine çekti. Korkunç görünümlü iki adam peşlerinden bağırıyor, karşılarına çıkan herkesi deyim yerindeyse çiğniyordu. Görüntü bakış açısından çıkana kadar pencereye eğildiğini fark etmedi bile. Sırtını koltuğuna dayayıp biraz önce gördüğü şey üzerine kafa yormamaya çalıştı. Kuvvetle ihtimaldir karı koca çekişmesiydi gördüğü, onu ilgilendirmezdi. Yere bırakmış olduğu valizini üst raflara yerleştirirken bu sefer de koridorda bir hengâme koptu. Ne olduğunu anlamak adına çıkacakken biraz önce iki adamdan kaçan kadın, paldır küldür içeriye daldı. Kadın nefes nefese kalmış; çocuğu sıkıca tutmuştu. Mavi gözleri heyecanından ötürü irice açılmış olan kadın nihayet konuştuğunda Murat'ı büyük bir çıkmazın içine sürükledi. "Lütfen bizi saklayın!" *** Yıllardır o şehir, bu şehir gezen ziraat mühendisi Murat, kendini tekrar bulmak adına bir kozaya sarmıştı. Niyeti geçmişten olabildiğince uzaklaşmak olsa da başına gelecekleri bilse yerinden kımıldamaz; işinin başına geçerdi...
Aksay Aşireti (Gerçek Ailem) by misayyakacik
51 parts Complete
#duygu 1(31.01.2026) #aile 1(24.01.2026) "Bu saçmalığa son vermezseni-" adam bi adım bana yaklaştı. O an içimde fırtınalar kopmaya başlamıştı bile soğuk sesiyle fısıldadı "Senin soyadın Aksay. Sen Derin Kaya Aksaysın" dedi. Yüzüne tükürdüm "Bir daha bana Aksay dersen o ağzını yerinde bulamazsın" dedim hırsla. İki adam beni tutuyodu debelensem bile fayda etmedi. AKSAY KONAĞI denen yere gelmiştik. "Bırakın beni" derken bile bütün Mardini inletmiştim kapılar açıldı ve beni zorla içeri götürdüler Etrafımda insanlar vardı bana kınayıcı gözlerle bakanlar, ters bakışlar,heyacanlı bakışlar her türden üstümde gözler vardı. Karşımda 7 kişi duruyodu, bunlardan 5 abim yaşında kişiler , 1kadın ve 1 adam vardı. "Bırakın ula size demedim mi saçının teline bile zarar gelmicek" diye bağırdı esmer bi genç. Kollarımı bırakınca derin nefes aldım "Derhal beni bırakıyorsunuz kimsiniz siz, sizin bu yaptığınız şeye adam kaçırma derler" diyerek haykırdım Adam bi adım atınca bende otomatik geri adım attım. Bunu görünce yüzü düştü "Herkes beni iyi dinlesin. Derin Kaya benim öz be öz kızımdır, ona saygısızlık eden bana etmiş olur duydunuz mu beni" diye bağırarak konuştu Güldüm "Ben senin kızın falan değilim,asıl siz anlayın şunu. Ben yıllar önce babamı kaybettim , şimdi ise gelmiş karşıma ben senin babanım şaka mısınız siz". "BEN DERİN KAYA ÖZTÜRKÜM. AKSAY DEĞİL ÖZTÜRK ÖLEN ANNEMİN SOYADINI GURURLA TAŞIYAN Bİ KIZIM. HERKES ASIL BUNU ÖĞRENSİN" herkeste fısıldamalar başladı.....
𝖢𝖠𝖭𝖧𝖨𝖱𝖠Ş •𝖣İ𝖫𝖣𝖠𝖱•(AŞİRET +18) DÜZENLENİYOR.... by Sevval_Alpar01
43 parts Complete
"O silahı elinden indir!" dediğimde, yan duran vücudunu ağır ağır bana doğru çevirdi ama o silah abimin alnına daha da bastırıldı. Yüzündeki sinsi tebessüm meydandaki herkesin yüreğini sıkıştırıyordu. "Yoksa?" diye soruşu, meydandaki bütün insanları endişelendirmeye yeterdi. Kalabalığın nefesi bir anlığına tutulmuş gibiydi. Çenemi herkesin inadına dikleştirip, gözlerimi onunkilere kilitledim. "Yoksa sana yemin olsun! Bu meydanı kanınla yıkarım!" diye bağırdım. Sözlerim gökyüzüne çarpıp geri indi, meydanda taş kesilmiş onlarca insanın üzerinde yankılandı. "Efsun!" diyen abime bakmadım. Gözlerim, kanla kaplanmış yüzüne kayacak olursa gardımın düşeceğini biliyordum. Onun bitap nefesi bile içimdeki öfkenin dengesini bozabilirdi. "Demek kanım ile yıkarsın ha!" dediğinde, fısıltısı bile meydanı inletti. Sanki rüzgar, sesi alıp bütün taş sokaklara taşıdı. Kalabalık tek bir ağızdan derin bir nefes aldı, kimse kıpırdamaya cesaret edemedi. "Azad ağa, yaparım bilirsin! Bu seni ilk vuruşum olmaz!" deyişimin ardından kaşları çatıldı. Çelik gibi bakan gözleri bir anlığına karardı. O an kalabalıktan birkaç kişi korkuyla geriye doğru koştu; ayak sesleri taş zeminde yankılandı. Koskoca Mardin! Her taşında kanın, her sokağında intikamın yankılandığı o şehir... En iyi o bilirdi; yıllar önce nasıl AZAD KARAASLAN'ı gözümü bile kırpmadan vurduğumu. O gün güneş batmamıştı sanki, Mardin yasa bürünürken Diyarbakır'da zılgıtlar eşliğinde birçok kapıda düğün yapılmıştı. Gözyaşı ile kahkaha aynı anda yükselmişti gökyüzüne. Ben, EFSUN ŞANLI... Yıllar önce babamın kanını akıtan adamın kanını bu meydanda dökmüştüm. Zerre korkmadan, zerre aşkımı aklıma getirmeden. O an kalbimde ne kadınlık ne merhamet kalmıştı; sadece intikamın soğuk ve keskin tadı vardı.
You may also like
Slide 1 of 20
İS KOKAN ZEYTİN AĞACI cover
Karanlığın Prensleri  3 - "Şeytanın Melezi" cover
Aşkın Şefkati  cover
Günah Kuzgunu cover
NAZENDE SEVGİLİ  cover
Bozuk Saat (Düzenleniyor) cover
Mafya'nın ki cover
AKÇA cover
SOYADINDA ZİNCİR cover
Yüreğin Hükmü cover
İNTİAŞK cover
Bir Deli Rüzgar Savurdu ( Mahalle Kurgusu) cover
Kusur  cover
Aksay Aşireti (Gerçek Ailem) cover
O MAHUR BESTE  cover
sessiz haykırış  cover
𝖢𝖠𝖭𝖧𝖨𝖱𝖠Ş •𝖣İ𝖫𝖣𝖠𝖱•(AŞİRET +18) DÜZENLENİYOR.... cover
ZARİN(TÖRE)  cover
Kazandıkça Kaybetmek  cover
Halısaha |texting cover

İS KOKAN ZEYTİN AĞACI

59 parts Complete

"Benim topraklarımda ölmek için özel bir nedene gerek yok." Mihra Elnurova, Türkiye'nin güneyinde yer alan, ufak bir Türkmen ülkesi olan Karahan'da yaşamaktadır. Sıcacık bir ailede büyüyen Mihra, hayatın sert ve acımasız yüzüyle henüz tanışmamıştır. Ta ki ülkesinde baş gösteren iç savaşa kadar. Ülkenin çeşitli bölgelerinden ayaklanma, silahlanma haberleri gelirken hiçbir sorun olmadığına inanarak yaşayan genç kız, bir sabah bulundukları kasabaya ülkesini ve kendi topraklarını korumak için Türkiye'den askerlerin gönderildiğini öğrenir. Bu askerlerin arasında hayatının aşkının da olacağından bihaberdir. Yağmurlu bir günde şarkı söyleyip kendi kendine eğlenirken çitlerin arkasından kendini izleyen Türk askeri Yusuf Agâh Demiral'ı görünce Mihra'nın kalbi o zamana dek hiç atmadığı kadar kuvvetli atmaya başlar.