10

5.9K 411 1K
                                    

Hyunjin'in gözleriydi
.
.
.
.
.

Gözlerimi açtığımda geçen sefer karsilastigim tavan ile tekrar karşılaşmıştım. Sadece siyah.

"Hm nerdeyim ben yine? "

"Artık yaşayacağın yerdesin güzelim"

Kafamı kaldırıp sesin sahibine baktım. Ya yeter ya yeter ne istiyor benden Hyunjin.

"Ne?! Ne işim var yine burda?? Yoksa yine kaçırdın mi beni seni piç"

"Artık benimsin kedicik, zaten kendi isteğinle benim oldun"

"Nee??! Bak çocuk ben kendi isteğimle gelmedim buraya, hem kanıtın var mı?"

Yataktan kalkıp çalışma masasından bu sabah ki imzaladığım kağıdı getirip yanıma oturdu tekrar.

"Evet bak senin okumadığın en alt kısımda yazan şey işten çıkman için bir imza değildi benim olman için imzaydı"

Hayir hayır umarım bu bi rüyadır lütfen tanrım lütfen. Ben gerçekten salağın önde gideniyim, okumayı sevmezsem böyle olur.

"H-hyunjin lütfen bırak beni lütfen yoksa seni polise şikayet ederim"

"1. Bırakamam bırakmam 2. Burdan çıkabilirsen edersin şikayetini"

Üzerime çıkıp saçıma küçük bi öpücük bırakıp ardından dudağımı öpmeye başladı. Ben karşılık vermiyordum ama sanırım karşılık vermemi istiyordu çünkü dudağımı çok fazla ısırıyordu.

Bende bi süreden sonra karşılık vermeye başladım. Dudağımı ısırdığı için ellerimi boynuna dolayıp saçını çekiyordum.

Ne yapıyordum ben böyle? Ellerimi boynundan çekip onu omzundan ittirmeye çalıştım ama çalıştım. Hayvan ya kıpırdamıyordu bile. Sonunda kendisi benden ayrılıp yanıma uzandı.

"Beni sevmiyor musun? Yani babacığını sevmiyor musun?"

"Sevmiyorum seni pislik. Sevmicem de anlıyor musun"

Gözleri dolmuştu. Acaba çok mu üzmüştüm onu? Çünkü ilk defa gozlerinin dolduğunu görüyorum. Gözünden bi damla aktığında hemen eliyle silip odadan çıktı.

Yatakta oturur pozisyona geldim ve derin bi of çektim. Sanırım Hyunjin'in odası yan odaydı. Çünkü bağırarak ağlama ve cam kırılma sesleri geliyordu. Gerçekten ona seni seviyorum deseydim ne olacaktı?

Siz bi psikopatı hiç ağlarken gördünüz mü? Şuan da ben odadan çıkmak için hazırlanıyordum. Hyunjin'in yanına gidip özür dileyecektim ve cevabını merak ettiğim ona onu sevdiğimi söyleyecektim.

Odadan çıkıp yan odanın kapısını iki kez tıklattım. Komut verdiğinde başım yere eğik bi şekilde odaya girip kapıyı kapattım.

"Hık, ne var? Hık Ne istiyorsun?"

O-o hıçkırarak ağlıyordu. Ben ilk defa vicdan azabı çekiyordum. Neden bilmiyorum ama kalbim ağrıyordu. Ağlamaya devam ediyordu. Yatakta oturduğu için gidip yanına oturdum ve başımı onun omzuna koydum.

"H-hyunjin be-ben çok özür dilerim. Senin bu kadar kırıldığını bilmiyordum. B-bende seni seviyorum"

Başını kaldırıp bana baktı. Bende ona baktım. Gözleri kirmizi olmuştu ağlamaktan.

"Beni gerçekten seviyor musun?"

"Evet Hyunjin seni çok seviyorum"

Hyunjin ayağa kalkıp aynanın karşısına geçti ve eline makyaj temizleyici alıp gözlerini sildi. Ne?! Gerçekten makyaj mi yapmıştı?? Sırf ona bu lafı söylemem için gözlerine kırmızı far sürmüş gözlerine de damla dökmüştü.

"Demek kediciğim beni seviyor, öyleyse sevişebiliriz ha?"

"Sen sen Tanrı belanı versin orospu piç"

"E ama bebeğim senin için drama queenlik bile yaptım ve sende beni sevdiğini söyledin. O yüzden şimdi burda seni sikecem"

"Ahahahahah Hyunjin tam bi malsın. Gerçekten seni sevdiğimi falan mi sandın sen? Ağladın sanmıştım bu yüzden seni teselli etmek amacında söyledim orospu. Ama ağlamıyodun pislik!"

Üzerime doğru geliyordu. Tam önüme gelip sıcak nefesini kulağıma üfledi.

"Demek öyle ha?"

"Evet öyle"

Son lafımı söylediğim gibi kulak mememi ısırdı.

"Ahhh!!"

"Şşt güzelim bu inlemeyi insanlar yatakta yapar ve bence bizimde yatakta yapmamız gerek"

Onu itip ayağa kalktım.

"Kes sesini Hyunjin! Aklından hep fesatlık geçiyor pislik!"

"Neyse neyse, şimdi odanda sana ayırdığım diz üstü şortu ve kısa tişörtü giyip aşağı gel"

"Ah tamamm senden kurtulacaksam hemen gidiyorum"

Kapıyı açıp hızla uyandığım odaya geri gittim. Tam bi şerefsiz çok iyi rol yapıyor.

Dolabı açtığımda, l-lan bu piç ne yapmış böyle?? Kıyafetlerin hepsi kısa şort ve kısa tişörtlerle doluydu. Çok abartmisti, çünkü benim boxerimden daha kısa şortlar bile vardı. Ben bunların hiç birini giyemezdim ama üzerimdekiler de acayip rahatız ediyordu beni.

Hyunjin'in dedikleri aralarında en uzunuydu. O yüzden onları giymek zorundaydım. Giydikten sonra aynanın karsisina geçtim ve kendime baktım. Aman tanrım ben bile kendimden etkilendim, Hyunjin'i düşünemiyorum bile. Saçımı da düzeltip aşağı indim.

O-oha lan bu ev çok çok çok büyüktü. Ağzım açık bi şekilde etrafa bakıyordum. Ta ki gözleri fal taşı kadar açılmış Hyunjin'e bakana kadar.

"Bebegim çok sexy duruyorsun şuan kendimi zor tutuyorum"

Yemek masasında onun karşısına oturdum. Ama başını iki yana sallayıp dizini pat patlıyordu.

"Olm mal mısın hayır! Yemek insan kucakta yer mi??"

"Yer tabi yer şimdi buraya gel"

"Gelmicem canım babacığım şimdi afiyet olsun"

"B-ben öldüm, beni tahrik etmeyi çok iyi biliyorsun kedicik"

"Kes ve yemek ye Hwang Hyunjin!'

"Emriniz olur Hwang Felix"

Allah'ım çıldırmak üzereydim. Ama sakin olucam sakin olucam.

"Hadi kedicik yemeğini ye ve kurallara başlıyalım :)"



Helüüüü asklarrr sorry ya iki gün bölüm atamadimm acil şeyler olduu

Neyse aşklarım muckladim sizi bbysss💋😽😻🥰🍫🍬❤💞💖💝

Seni istiyorum | Hyunlix DaddykingHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin