bir bardak şarap, sana geçmişini ve pişmanlıklarını unutturmaz.

52 10 61
                                    


perşembe günü bir kadın, geçmiş binanın önüne bakıyor öylece. doğmamış olmayı diliyor biraz, biraz ölüyor gençliğinin en güzel zamanlarını düşünüp. kaldırıyor kadehini havaya ve bağırıyor.

"ben bunun için doğmadım!"

onun bu halleri keiji'ye komik geliyor. kadını biraz daha durup izlemek istiyor, ama kou ile olan buluşmasına zaten on dakika geç kalmış. yine de sorgulamak için biraz zamanı var.

bu saçı başı dağınık, makyajı dağılmış, dışarı çıkmadan önce ayakkabılarını giymemiş ya da kaybetmiş güzel kadın, neden sokağın ortasında elinde şarap dolu bir kadehle bağırıyor?

başını hafifçe eğiyor bileğindeki saate doğru keiji, saate bakıyor. "beş dakika daha geç kalsam ne olur ki?" diyor kendi kendine ve derdini sormak için kadına dönüyor.

ama kadını göremiyor.

"herhalde ben dalgınken bir taksiye binip gitti," diye düşünüyor keiji. omuzlarını silkiyor ve sanat fakültesine doğru yürümeye devam ediyor.

×××

sınıftan içeri bir adım attığı an, soyadının sınıfta yankılandığını duyuyor.

"akaashi!"

ağzı kulaklarına varacak gibi ama yapısı gereği buna engel olmaya çalışıyor keiji, ve bunu başarıyor.

"neden geç kaldın?"

keiji kendisine bu soruyu soran arkadaşı koutarou'ya bakıyor bir süre, aşık olduğu yüzüne öpücükler kondurmamak için kendini zorluyor.

"trafik sıkışıktı biraz," diyor siyah kot ceketini sandalyelerden birine asarak. "ne çizdin merak ediyorum."

az önce koutarou'nun önünde oturduğu tuvale doğru eğiliyor, gördüğü resimle şaşırıyor. ama konuşmuyor.

elindeki kadehi havaya kaldırmış bir şekilde binanın önünde duran dağılmış güzel bir kadın var bu resimde.

keiji, arkadaşına dönüyor ve soruyor.

"tanıyor musun bu kadını?"

"hayır," diyor koutarou. "bunu çizmek istedim sadece."

"güzel olmuş," diyor keiji tekrardan resme dönerek. koutarou'nun çizdiği kadının, kendisinin fakülteye gelmeden önce gördüğü kadının aynısı olmasını şokunu atlatmaya çalışıyor.

"bu sadece bir tesadüf," diyor içinden. "şaşılası ama güzel bir tesadüf."

"bu resmi ne için çiziyorsun?" diye soruyor arkadaşına. "ne yapacaksın bunu?"

"bilmiyorum," dedi koutarou. "salonumuzun duvarına asabiliriz."

"ev tablolarla dolu," dedi keiji. "ama sırf bu resim için birkaç tanesini kaldırabiliriz."

koutarou, keiji'nin tekrar tekrar aşık olabileceği o gülümsemeyi sunuyor oğlana. "bu kadar beğeneceğini düşünmemiştim!"

"ben de," diyor keiji.

×××

keiji, ertesi gün kadını aynı yerde, aynı halde gördüğünde şaşırıyor. bu sefer zaman kaybetmiyor ve direkt kadının yanına gidiyor.

"merhabalar," diyor elini kadının dikkatini çekebilmek için hafifçe kaldırarak. "sizinle konuşmak istiyorum. neden bu halde olduğunuzu öğrenebilir miyim?"

kadın gence hülyalı bakışlar atıyor bir süre, ardından boşalmış kadehi uzatıyor ona.

bitmiş şarabın kokusu keiji'yi rahatsız ediyor ve yüzünü buruşturmasına neden oluyor. "ah, sanırım size bir kadeh daha ısmarlayabilirim."

perşembe günü bir kadın, bokuakaHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin