Bölüm 11

2.5K 145 32
                                    

Olayın üzerinden iki gün geçmişti. Odamdan iki gündür çıkmıyodum, kapımı kilitlemiştim, ne yemek yemiştim ne de su içmiştim.

Annem ve abim sürekli geliyolardı ama onlarada cevap vermiyodum. Sadece ağlıyodum ve onların yüzüne nasıl bakıcağımı düşünüyodum.

Miraç ve diğerlerinden sürekli mesaj geliyodu. Aramalarını açmadığım için Miraç dışında hepsi aramayı bırakmışlardı, ama mesaj atmayı ihmal etmiyolardı.

Düşüncelerimi bölen şey kapımın çalınmasıydı, ilk başta hiç birşey demedim annem veya abim sanmıştım. Ama Miraçın sesini duymamla yatakta doğrulmam bir oldu.

"Emir'im... iyimisin...ben mi birşey yaptım bilmeden. Hadi yapma böyle.. lütfen."
Duraksadı daha sonra tekrar devam etti.
"Ben birşey yaptıysam gel azıma sıç, ama böyle yapma kurban olduğum."
Tekrar sustu titrek ve bi o kadarda derin bir nefes aldı.
"Bak kaç gündür odandaymışın.. yemek bile yememişsin. Biri birşey yaptıysa söyle.. Yalvarırım böyle yapma canımın içi."
Ağlamaklı konuşması beni daha çok ağlatmıştı.

Korkuyodum.. ya beni istemezse, ben ne yapardım ki. Ben birşey yapmamıştım. Ağzımdan bir hıçkırık kaçtı. Bunu duymuş olmalı ki tekrar konuştu.

"Ağlama.. lütfen ağlama, ben.... dayanamam sana...yapma böyle."
Ağlamaklı ve titrek sesi daha çok ağlamamı sağlamıştı.

O beni bu kadar severken ben onun karşısına nasıl çıkacaktım.
Kirlenmiştim...

Bu düşünceler beni daha çok ağlatırken, sırtımı yatak başlığına yaslayıp dizlerimi kendime çekmiştim. Başlımı dizlerime koydum, ellerimide dizlerimde birleştirdim ve
"Miraç lütfen git.." dedim kısık sesimle, sesim konuşmamaktan ve ağlamaktan çatallaşmıştı.

"Emir... Emir'im.. güzel sevgilim.. bak ben senin her zaman yanındayım.. yalvarırım yapma.. kendine bunu yapma." Artık oda ağlıyodu bunu sesinden ve burnunu çekmesinden anlamıştım.

Daha fazla dayanamadım ve yavaş adımlarla yataktan kalkıp kapının kilidini açtım. Geri yatağa geçtim ve oturdum. Arkamdan oda içeri girip kapıyı kapattı.

Karşıma geçip dizlerinin üzerine oturdu ve başını dizlerime koydu.
Elimi saçlarına koydum. Ağlamam ve hıçkırıklarım daha da çoğaldı.

Bir süre öyle kaldık. Sesizliği ben bozmaya kara verdim ve konuşmaya başladım.

"Korkuyorum... ben çok korkuyorum Miraç."

Kafasını kaldırıp bana baktı. Oda ağlamıştı ve gözleri çok hafif kızarıktı.

"Neyden korkuyosun... lütfen ne olduğunu bana anlat.. akıtma artık o gözyaşlarını."

"Senden korkuyoru." Dedim kısık bir sesle.kaşları çatımdı.

"Yapma, deme bunu. Ben seni korkutucak ne yaptım, söyle hata mı hemen düzeltiyim yeter ki sen böyle olma."

Tekrar gözlerim doldu nasıl dicektim bilmiyodum.

"Ya bir daha beni sevmezsen. Benden uzaklaşmanı ben kaldıramam Miraç."

"Ben senden nasıl uzaklaşıyım, yanında ölüm olsa dahi ayrılmam senden."

Çok net konuşuyodu. Ama yine de korkuyodum, ya beni istemezse, uzaklaşırsa, hem kirlenmiş birisini kim ister ki.
Oda istemez biliyorum, ne kadar banyo yapsamda geçmiyodu.

"Hadi gülüm.. hadi benim ay parçam. Anlat derdini."

Gözlerimi kapattım ve derin bir nefes aldım. Gözleri mi açtığımda bana bakıyodu yorgun gözlerle. Daha yeni fark etmiştim uykusuz olduğunu.

Birden ayağa kalktı, gidicek zannetmiştim ama çenemden tutup başımı kaldırdı.

Dona kalmıştı. Gözlerimden birer dalma gözyaşı aktı. Bu kerez tişörtümün eteklerinden tutup çıkardı. 

Boynumun biraz aşağılarında bir kaç iz daha vardı. Gözlerini gözlerime çıkardı. Ve mırıldanarak soru sordu. "Ben dokunmaya kıyamıyodum lan sana." Dedi.

Korkuyodum. Benim suçum yoktu, beni suçlayacaktı biliyodum. Başımı eğmek istemiştim ama izin vermedi.

"Eğme başını. Kim.. kim yaptı bunu sana." Gözleri dolu doluydu, bir iki damla yaş düştü gözlerinden.

Birşey diyememiştim. Kolumdan hafifçe tutup yataktan kaldırdı. Birden bana sarılmıştı. Bende hemen ona sarıldım bende ağlıyodum oda. Kendini ağlamamak için sıktığı çok belliydi ama ağlamasını durduramıyodu.

Beni kendinden uzaklaştırıp anlımdan öptü. Sonra konuşmaya başladı.

"Korkma, ben her zaman yanındayım. Sadece bana herşeyi anlat lütfen." Dedi.

Beni kendiyle birlikte yatağa oturmamı sağladı. Bir eli belimde diğer eli yanağımdaydı, benim başım ise onun göğüsündeydi.

"Hadi anlat bakalım."

"Ben... iki gün önce işe geldiğimde Mehmetle karşılaştım.bana yaklaşmaya çalıştı izin vermedim. Sonra giderken 'bu burda bitmedi emir' dedi. Ben çok umursamadım. Akşam bartugile giderken birden kolumdan tutup beni ara sokağa çekti." Deyip duraksadım, derin bir nefes alıp devam ettim.

"Sonra.. öpmeye başladı. Tecavüz edicekti bana..." dedim korkuyla. Ağzımdan bir hıçkırık kaçmıştı. Miraçın vücudunun kasıldığını hissediyodum. Buna rağmen saçlarımı okşamaya devam etti, bende konuşmaya.

"Yapma dedim. Yemin ederim izin vermemeye çalıştım bağırdım ama dinlemedi. Tişörtümü çıkardı sonra şortumu... ama devamı gelmedi. Çünkü polislerin siren seslerini duydu. Giderkende 'bu burda bitmedi' dedi." Dedim

Miraç beni kendine daha çok çekerek sarıldı. "Sakin ol. Senin bir suçun yok, kendini suçlama tamam mı ben herşeyi halledicem." Dedi.

Cevap vermedim. Bir süre öyle kaldık. Sonra beni kaldırıp yatağa yatırdı, kendiside yanıma yatıp beni kendine çekti.

Artık korkmuyodum çünkü benden vazgeçmemişti. Uykuya dalmadan önce sadece şunları hatırlıyodum.

"Beni bırakma Miraç."

"Seni bıraktığım an benim ölümümdür."
 
Sonrası sesiz ve karanlık....







Mahallemin Abisi (bxb)Where stories live. Discover now