Gamze Çukurum

757 114 53
                                    

"Gözlerine baktığımda cennete kaçak yollarla girmeye çalışıyor gibiyim." dedi gözlerimin içine bakmayı sürdürür iken.Durdum,bende onun gözlerine baktım.Kulağının arkasından çıkmış yanağıyla münasebetsiz temaslar kuran kuran kıvır kıvır olmuş saç tutamını iki parmağımın arasında tutarak geldikleri yere geri gönderdim.Tekrar gözlerinin içine döndüm.O her ne kadar cennet dese de ben onun gözlerinde bir şey göremiyordum,en azından bana ait olan.Gözlerinde ki her ne ise başkasına aitti ve ben gözlerinde yabancı biri gibi duruyordum.Ona belli etmesem de zoraki gülümsedim.

"Bende senin gözlerinde" dedim.Başını hafifçe sola eğip "Bende senin gözlerinde ne?" devamı yok mu?" dedi.

"Sen geçenlerde başka bir adamın omzuna varlığını ilan ederken,ben ne yapacağımı bilmiyordum.Yıllarca kafeste yaşamış ama bir anda kafesinden çıkarılıp da doğaya salınmış,nereye gideceğini ve ne yapacağını bilmeyen,hayatı boyunca tutsaklığını özgürlük sanan bir kuş gibiydim.Kalbini kendine kafes bilerek yaşamış bir kuştum ve kalbinde özgür olmak istiyordum.Ama sen şimdi karşıma geçmiş ikili oynuyorsun,tek kişilik kalplerde ayakta yolcu taşınmayacağını bildiğin halde.

Sormak istiyorum onunda gözlerinde cenneti bulabiliyor musun? Ya da gamzesi var mı? Benim gamzem yok ama belki onun vardır.Bana "bir tane de gamzen olsa çok daha güzel olurdu gülüşün" derdin.Hep derdin ama ben anlamazdım.Belki de anlayamayacak kadar çok güveniyordum sana.Şimdi anlıyorum bu gamze sevdasının nerden geldiğini.

Sen de anlamadın çoğu şeyi.Mesela benim gülüşümün gamzeyle değil seninle güzel olabileceğini.Ama gel gör ki sen beni olmayan gamze çukuruma gömdün.Hayatta hep 3 yanlış bir doğruyu götürür diyerek sınava aldılar.Peki neden senin bir yanlışın bütün doğruları götürdü?

Bende senin gözlerinde cenneti görürdüm bir zamanlar.Seninle ne zaman göz göze gelsek,zihnim bana şu cümleyi tekrar edip dururdu; " Cennet ayaklarının altına serilmeden gözlerine serilmiş kadınım." Hani hep derlerdi ya "Gözler kalbin aynasıdır." diye,işte ben senin gözlerinde kalbini göremedim.Bana "sevdiğim" derken bir başkasına "sevgilim" diyemezdin.Bu hiçbir dil ailesinde akla,mantığa ve kalbe sığmazdı.Ayıp ettin kısacası.

Sen her şeyi bilirdin ama bilmemezlikten gelirdin.Benim şu an yaptığımı sen uzun zamandır yapıyormuşsun bilemedim."

İçimden geçenler az çok bunlardı ama bunları diyemedim.Bunların yerine "Bende senin gözlerinde uzun zamandır yanmakta olan bir mum" görüyorum dedim.Şaşırdı,şaşırılmayacak gibi de değildi.

"Ne mumu?" der gibi baktı.

"Çoğu kez duyduğum ama nasıl bir şey olduğunu bilmediğim bir atasözü vardı bir zamanlar ama artık yok.Sayende ne demek olduğunu da neden öyle dendiğini de öğrendim."Yalancının mumu yatsıya kadar yanar." derlerdi.Ben her şeyin farkındayım,bu yüzden yol yakın iken geri dön.Her yalan bir gün doğrusunu bulur.Doğrunu buldun mu bilmem ama ben buldum.Benim omuzlarım senin başını kaldıramayacak kadar güçsüzdür.Omuzları güçlü arkadaşınla mutlu olabilmen dileğiyle."

Ağzını açıp bir şeyler demesini istemediğim için kalktım ayağa.Ona dair ne varsa önüne koydum.

Arkama bakmam gerekir miydi? Belki de bakmalıydım ama bakmamak en doğrusuydu.

Kendimi evinden yolcu edilen bir gelin gibi,askere uğurlanan bir asker gibi,toprağa eşini teslim eden bir adam gibi hissettim.Hep hissettim ama onu hissedemedim.Hislendim.Hissizleştim.  

İnstagram: mhmmd_balikci

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Dec 05, 2016 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

Ve Sen GittinHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin