yagmuryldx56
Kan bağı sadece bir perdeydi, mühür ise gerçek bir kelepçe..."
Emma için bu şehir, sadece çocukluk anılarının ve hiç sevmediği kuzeni Lowell'ın olduğu kasvetli bir yerdi. Ancak en yakın arkadaşı ve kuzeni Elara'nın gizemli ölümü, onu kaçtığı bu dünyaya geri dönmeye mecbur bırakır. Emma, yas tutmak ve veda etmek için geldiği sürü evinde, hayatının en büyük şokuyla karşılaşır.
Lowell; kuralcı, otoriter ve Emma'nın gözünde dünyanın en gıcık adamı... Ancak kardeşinin ölümüyle karanlığa gömülen bu Alfa, Emma'nın şehre adım atmasıyla uyanan vahşi bir gücün esiri olur. Lowell için Emma artık sadece bir kuzen değil, ruhuna mühürlenmiş, kaçışı olmayan "eşidir".
Emma, kalbindeki nefrete ve dış dünyadaki hayatına tutunarak bu karanlık mühre direnmeye kararlıdır. Lowell ise mühürlü eşinin kokusuna, tenine ve ruhuna sahip olmak için dünyayı yakmaya hazır...
"Haberin olsun, iki günlüğüne geldim kuzen bozuntusu!"
"İki gün Emma... Ait olduğun yeri hatırlaman için her saniyesi yeterli."
Ölümün gölgesinde başlayan bir mühür, nefretle beslenen bir aşk ve imkansız bir kaçış hikayesi.
Emma bu mühürden kaçabilecek mi, yoksa Lowell'ın karanlık sahiplenişinde kay mı olacak?
ruh takası'ndan tanıdığımız emma ve lowell'in hikayesi