@SySisi
18.02.24
Gözlerimi yavaşça araladığımda gördüğüm ilk şey oğlumun ağlamaklı suratı oldu. Dibime kadar gelmiş, büyük bir heyecan ve endişeyle suratıma bakıyordu.
"Anne!"
Çığlık atarcasına bağırdığında gözünden süzülen damlalara ilişti gözüm. Halim olmasa da sağ elimi yavaşça kaldırıp yüzüne dokundum. Bunu yapmamla ağlaması şiddetlendi ve kafasını karnıma yerleştirdi. Canımın acısından istemeden de olsa yüzümü buruşturdum ancak tek kelime etmeden sağ elimi bu seferde saçlarına yerleştirdim.
"Ren!"
Jaehyun'un sert sesi kulaklarıma ilişen ikinci ses oldu. Oğlunun karnıma yatışını gördüğünde koşarak yanımıza geldi ve Ren'i kolundan tutup kaldırdı. Küçük oğlum ağlayarak gitmek istemediğini söylese de Jaehyun onu ikna etmeye çalışıyordu.
"Sorun yok," dedim zar zor çıkan sesimle. "İyiyim."
Jaehyun kısa bir süre sadece yüzüme baktı. Ufak bir tebessüm yerleştirdim dudaklarıma ve çoktan babasının elleri arasından sıyrılmış oğlumun hızla boynuma sarılmasına izin verdim.
"Sun huysuzlandı. Ne yapsam susturamadım."
Garip bir şekilde endişeli çıkan sesine karşılık bakışlarımı yüzüne sabitledim. Üstü ve saçları dağınıktı. Suratı dümdüz olsa da gözleri endişeli gibiydi. Ya da hasta hissettiğim için ben öyle zannediyordum.
"Kızımı görebilir miyim?"
Kafasını sallayarak onayladı beni. Odadan çıktı ve çok uzun sürmeden geri geldi. Ağlamaktan kıpkırmızı olmuş bebeğimi kucağıma alabilmek için yavaşça doğruldum. Kızım kucağıma gelir gelmez sakinleşmeye başladığında yavaşça onu sallayıp pışpışladım. Emmesi gerekiyordu.
"Kapıyı kapatır mısın?"
Söylediğimi yapıp kapıyı kapattı fakat odadan çıkmadı. Elim, bana giydirilen hastane kıyafetinin yakasına gittiğinde ne yapacağımı anlayıp gözlerini kaçırdı. Ben onun karısıydım. Tam altı yıldır. Ancak aramızda ufacık bir samimiyet bile yoktu ve o benden çekiniyor, gözlerini kaçırıyordu. Belki de defalarca birlikte olduk. Ancak yine de böyleydi. Soğuktuk. Ne kadar birbirimize dokunursak dokunalım, göz göze gelirsek gelelim, birbirimize karşı ufacık bir duygu bile beslemediğimiz sürece biz yabancı olmaya devam edecektik.
"Ne zamandır hastanedeyim?"
Dakikalardır iştahla emen kızımın ufacık saçlarını okşadım. Ren, kardeşini büyük bir ilgiyle izliyorken gözleri arada gidip geliyordu. Okuldan dolayı zaten yorgun olan oğlum belki de saatlerce ağlamıştı ve feci halde yorulmuşa benziyordu.
"İki saattir. Dikişlerin açılmış. Doktor dikişlerin tamamen iyileşene kadar hiçbir şey yapmamanı söyledi. Gerekmediği sürece ayağa bile kalmamalısın."
Güldüm. "Gerekli ama," dedim imalı bir şekilde. Çocuklarıma bakmak zorundaydım ve o da bunu biliyordu.
"Neden?" dedi o da aynı imayı yaparak. Kaşlarımı kaldırıp ona baktım. Pür dikkat gözlerimi izliyordu.
YOU ARE READING
🌇🌆🌃✨🌌 ; NCT KISA HİKAYELER
Teen Fiction[NCT AND MORE] ❅ ❅ ❅ ❅ [SHORT STORIES] [Top 10] #1- Renjun , #1- Winwin , #1- Taeil , #2- Doyoung , #2- Yangyang #4- Marklee , #8- Wayv , #9- Xiaojun , #4- NctU , #6- NctDream , #5- Nct127 , #8- Lucas , #10- Taeyong , #10- Jungwoo , #4...
