8. Bölüm

12.7K 980 193
                                    

Selammm, nasılsınız?

Yazarınız size yeni ve uzun bir bölümle geldi umarım beğenirsinizz

Bol bol yorum yaparak düşüncelerinizi belli etmeyi ve oy atmayı unutmayınn

İyi okumalar diliyorum..

Hayat yaşamaktan ibaret değildi. Zihnimiz birçok duygu barındırıyordu içinde. Mutluluk, hüzün, endişe.. Bazı insanlar vardır ki herkesin gözünün önünde ağlayınca zavallı olduklarını hissediyorlar. Kişilikleri bunu kendilerine yediremediği için ağlamak yerine hüznünü belli etmiyorlar. Onun yerine ne mi yapıyorlar? Gülüyorlar, eğleniyorlar, her şeyi şakaya vuruyorlar. İnsanlara hep mutlu gözüküyorlar.

Ben de onlara benziyorum. Fakat duygularımı diğer zıt duygularla kaplayarak değil. Ben çalınan duygularım hala bendeymiş gibi davranıyorum.

Hiç aşinası olmadığım iki koku alıyordum şu an. Bir yanımdan bebek gibi bir koku, öbür yanımdan ise tam tersi bir koku. Tıpkı sonbahar gibi..

Gözlerim yavaş yavaş açıldığında nerede olduğumu anlayamadığım için yerimde kıpırdandım. Bulunduğum yer karanlık olduğu için hiç bir şey göremiyordum.

Gözlerimi tamamen açtığımda kafamın sert bir şeye dayalı olduğunu fark ettim. Belirli aralıklarla inip kalkıyordu sanki. O kadar sıcak ve rahattı ki hiç kalkasım yoktu.

Gözlerim yeniden kapanırken omzumda bir ağırlık hissettim. Nereden geldiğini anlamadığım battaniyeye biraz daha sarılırken omzumu sertçe yukarıya kaldırıp indirdim. Hemen ardından kulağıma gelen patır kütürlü sese aldırış etmeden yaslandığım sıcak yere daha da sindim. Omuzumdaki ağırlık da uçarcasına gitmişti az önce.

Sonbaharı andıran koku mayışmamı sağlarken yaslandığım yerin belirli aralıklarla inip kalkması yavaşladı. Bir el saçımı okşamaya başladığında çok rahattım. Parmakları saç diplerimde gezip, uçlarına doğru tararcasına okşadı. Kafamda hissettiğim nefesle ürperdim. "Kardeşim.." Mırıldanış gibi kulağıma dolan ses tanıdıktı. Çenesi saçımda sürtündü. "Abim.."

Kafamın yaslı olduğu sert, sıcak yer hareketlendiğinde bunun bir beden olduğunu anladım. Normalde olsa kıyametleri koparabilirdim ama şu an mayışmanın verdiği kedi gibi halimle yattığım göğüsten kalkmak istemiyordum.

Tam o sırada bulunduğum yerin altından gelen horlama sesi, yanımdaki beden ile tamamen uyanmamızı sağladı. Yaslandığım yerden kafamı kaldırarak sert, sonbahar kokusundan uzaklaştım ve arkamda olduğunu anladığım duvara başımı dayadım. Biraz daha geriye giderek sırtımı da yasladığımda, pencereden odanın içine doğru süzülen, büyük ihtimalle ay ışığı olduğunu düşündüğüm ışık biraz da olsa aydınlatıyordu burayı.

Yerden geldiğini anladığım horlama sesi kulaklarımı şiddetle tekrar doldurduğunda ayağa kalkmaya çalıştım. Aynı anda yatakta hissettiğim diğer beden de hareketlendi. Kendime yeni yeni gelmenin aydınlanmasıyla hemen ayağa fırladım. Bu da kimdi?

"Ne oluyor ya?" diyen uykulu sesi hemen tanıdım. "Alpar?" emin olmak için sorduğum sorunun cevabını alamadım. Hemen bir duvar kenarına adımladığını hissettikten sadece bir kaç saniye sonra oda aydınlandı. Işıklar açılmıştı. Ve evet. Ne, hayır! Az önce kokusuyla mayıştığım, göğsünde yayıla yayıla yattığım kişi Alpar mıydı?

Arkaya adımlamak için bir ayağımı geriye atacakken üstüne bastığım şeyin üzerine kapaklandım. "Ah!" Kaya'nın sesini duyduğumda hemen kendimi üstünden atarak yere oturdum. "Sen yerde ne yapıyorsun?!" Uykulu gözlerinin eşliğiyle ensesini ovaladı. "Ne oluyor ya?" Abisiyle aynı cevapları vermelerine şaşırmadım.

Aşiret DızlamakWhere stories live. Discover now