36♤Doyumsuzluk

17.8K 561 34
                                    


Aile, bir bütün olmaktı. Ben, Arhan ve bebeklerimiz. Biz bir bütündük. Bir birini tamamlayan yapboz parçaları gibi. Bir parça olmazsa, bütünlük bozulurdu. Onlar benim kendimden koparamadığım  can parçalarımdı.
Gözlerimi açtığımda Arhan'ın Miran ve Yağmur'la ilgilendiğini gördüm. Gülümseyerek onları izledim. Arhan bebeklerin altını değiştiriyordu. Bunu galiba okuduğu kitaptan öğrenmişti. Kahkahamı durdurmak için dudağımı bir birine bastırdım. Çok güzel gözüküyorlardı. Arhan kafasını kaldırıp bana baktı. Aniden dudağıma öpücük kondurdu. Dudaklarımdan kopmak istediğinde tekrar kendime çekip öptüm. Bir birimizden nefes nefese koptuğumuzda Arhan sırıtarak yüzüme bakıyordu. Dudaklarını yalayarak tekrar dudaklarıma doğru yaklaştı. Ama parmağımı dudağının üzerine koyup onu durdurdum

"Yeter artık, dün geceden sonra zaten zor kendime gelebildim"

"Diyorsun"

"Diyorum" dedim yanağına öpücük kondururken

Arhan saçlarımdan öpüp geri çekildi. Bende yataktan kalkıp banyoya doğru yürüdüm, ya da yürümeye çalıştım. Kasıklarımda olan sancı yürümeme izin vermiyordu. Biranda ayaklarım yerden kesildi. Arhan beni kucağına alıp banyoya doğru gidiyordu

"Yürüyemiyorsun" dedi sırıtarak

"Kimin marifeti acaba?" dedim sitemle

"Sen beni o kadar tahrik edince"

"Benim üzerime mi atıyorsun? Ayrıca ben bir şey yapmasam bile sen yinede azarsın, azgın ayı" dedim gülerek

"O konuda haklısın" dedi boynumdan öperken

Beni banyoya götürdükten sonra yanı başımda dikilip durdu. Kaşlarımı çatarak yüzüne baktım

"Arhan izin verirsen çiş yapacağım" dedim sahte kızgınlıkla

"Yap"

"Çık"

Arhan banyodan çıktıktan sonra işlerimi halledip elimi yüzümü yıkadım. Banyoda işlerimi bitirdikten sonra tekrar odaya geri döndüm.
Gidip Yağmur ve Miran'la ilgilendim. Öylece etrafa bakıyorlardı. Kucağıma alıp karınlarını doyurdum. Tabii tek aç olan bebekler değildi, bir adet azgın kocamda vardı, ama o öylece bakmakla yetinmişti

Bebeklerin karnını doyurduktan sonra aşağıya kahvaltıya inmiştik. Tüm aile sofra başında toplanmıştı. Arhan'la ben her zamanki yerimizde gidip oturduk. Kahvaltımızı bitirdikten sonra Arhan işe gitmişti. Bende odaya geri dönmüştüm.
Öğlen vakti bebekleri uyutduktan sonra tekrar aşağıya indim. Mutfağa gidip pasta hazırlamaya başladım. Bol çikolatalı pasta yapacaktım. Ben mutfaktayken Nazlı ara sıra odaya gidip bebeklere bakıyordu
Mutfak tezgahının üzerine bıraktığım telefonumun zil sesi yankılandı. Arhan arıyordu

"Efendim ağa'm"

"Ne yapıyorsun?"

"Hiç canım pasta çekti, şimdi onu yapıyordum"

"Canın mı çekti?" dedi gülerek

"Evet" dedim. Daha sonra anlamıştım ne demek istediğini

"Bol çikolotalı yapacağım" dedim

"Güzel, o zaman ben senin vaktini almayayım"

"Sen ne yapıyorsun?"

"Hiç, şirkette her zamanki gibi" dedi

"Anladım"

"O zaman akşam pasta yiyoruz öyle mi?"

"Bol çikolatalı" dedim

Yangın Külü/ Berdel✔️Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin