3 / Alışveriş

78.1K 2.5K 972
                                    

Arabadaydık, Batuhan'la birlikte şuan annesinin evine gidiyorduk. Annesi gil kendi evlerine geçip Batuhan'ı arayıp onların evine gitmemizi söylemişti.

Arabayı süren Batuhan şuan da telefon konuşması yapıyordu. Konuştuğu kelimelere göre askeriyeden biriydi. Ben ise kafamı camdan tarafa çevirip hızlı hızlı geçen rahatlatıcı manzarayı izliyordum.

Telefon konuşması bittiğinde geleceğimiz olduğumuz yere gelmiştik sanırım. Burası farklı evleri olması gerektiğini düşünürken evin yakınında olan diğer evlerden bakan insanlar doğruca bize bakıyordular. Arbadan inmek istemiyordum bu insanlar yüzünden ama bunu beli etmemek için kendimi sıkıyordum.

Batuhan kemerini çıkartırken bana kafasını hadi in dercesine salladı ve kapısını açtı. Kemerimi açtığımda kapım açılmıştı. Batuhan adeta bir koruma gibi gözüküyordu yapılı vücudu sayesinde. Arabadan indim, etrafa bakıyordum. Batuhan kapıyı kapatıp arabayı kilitledi ve bana doğru baktı.

Etrafa bakarken ciddi yüz hatları sinirden mi yoksa başka duygusundan dolayı mı bilmiyorum ama gergin duruyordu. Doğruca bize bakıyorlar, yan yana duranlar ise bizim hakkımızda konuşuyordular.

Batuhan bana doğru yaklaştı ve bir elini belime attı. Gözlerim adete fal taşı gibi açılırken kafasını boyun girintime yerleştirmişti. Kalbim hızlı hızlı çarpıyordu. Ellerim olduğu yerde kalırken olduğum yerde buz kesmiştim.

Boyun girintimden kafasını çıkartı ve gözleri gözlerimle birleşti. Elini hâlâ belimden çekmezken diğer boşta kalan elini havaya kaldırdı ve saçımın bir tutamını parmaklarının arasında oynamaya başladı. Vücuduma adete sıcak basıyor, elektrik çarpar gibi titriyordum.

"Etrafımızdaki gereksizlerin konuşmaları kesilsin diye yapıyorum." dedi fısıldayarak. Etrafımıza baktım, cidden çok az insan kalmıştı bize bakan. Anladığım kadarıyla benim hakkımda gereksiz yere konuşuyordular.

Kafamı sadece salladım, konuşmadım. Gözlerimin en derine bakarken utanç duygumu bastırmaya çalışıyordum. Gözlerini benden çekti ve gözlerindeki o duygu hemen kaybolmuştu. Etrafa bıçak gibi keskin bakışlarını atıyordu. Belimde olan elini çekti, içimde yanlışlıkla fark etmeden tuttuğum nefesimi verirken bu seferde elimi eliyle birleştirmişti.

Bir anda yürümeye başladı. Bana bakmıyordu ve yüzünde muzip bir gülümseme vardı. Ben birleşmiş olduğu ellerimize bakarken gözlerimi hemen çektim. Buz gibi olan elim onun elinin ısısıyla hemen ısınmıştı hata terlemişti. Bir soba gibi yakıcıydı.

Elimi çekmek için hamle yapmıştım ama daha sıkı tutup keskin gözlerini bana çevirmişti.

Ama bu umrumda değildi. Beni korkutamazdı. Ne kadar aile üyelerinden şiddet görsem bile bu beni korkutacağı anlamına gelmezdi.

Evlerinin kapısına gelince kapıyı tıklatı. Kapı açılmadan hemen elimi hızlı ve sert bir şekilde çektim. Elimi çeker çekmez kapıyı Hatice hanım açmıştı gülümseyerek. Batuhan
kapı açılmasına rağmen bana tuhaf bakışlarını yoluyordu.

Beni kendisinden korkutmaya çalışıp ona ters tepki gösterdiğim için mutlu mu olmuştu?

Hatice hanıma gülümseyerek baktım. Kendisi eliyle içeriyi gösterirken, "Hoşgeldiniz kızım, buyurun geçin." diyerek kapıyı iyice açtı. İçeriye adım atıp geçtim ve ayakkabımı çıkartıp ayakkabılağa yerleştirdim hızlıca. Hemen arkamı döndüm ve Hatice hanımın elinden öpüp sarıldım.

Askerin Karısı +18Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin