0.2

53K 1.6K 256
                                    

Keyifli okumalarr

🎠🎠🎠

Başıma giren ağrı ile gözlerimi araladım. Olanlar aklıma gelince etrafa bakındım.

Arabadaydım!

Arka koltukta uzanır vaziyette yatıyordum. Ellerim arkamdan bağlıydı.

Hızlıca doğruldum.

İlk dikkatimi çeken şey sürücü koltuğunda oturan adamın ense tıraşıydı. Bakışlarımı dikiz aynasına diktim. Gördüm simsiyah gözlerle kaşlarımı çattım.

Bu gözler...bir yerden tanıdıktı.

Göz göze geldiğimiz sırada duyduğum sesle başımı kapı tarafına çevirdim.

Kapıları kilitlemişti!

-"Ne istiyorsun?" Bağırıp çağırmak yerine direkt konuya girdim.

Korkuyor muydum? Tabii ki de. Ama sakin kalmalıydım.

Cevap vermemesi üzerine konuştum.

-"Beni seni tanıyorum." Yine cevap yoktu...

-"Kafede. Yan masamıza oturdunuz." Hâlâ cevap yok...

-"Konuşsana be adam! Dilini mi
yuttun? Ne istiyorsun benden?" Aklıma gelen şeyle bağırdım.

-"Defne! Ona da bir şey yaptınız mı? Nerde o?" Cevap vermemesi üzerine ayaklarımı kaldırıp tekmelerimi ona doğru savurmaya başladım.

Direksiyon başında olduğu için sinirlenmişe benziyordu.

-"Kaza mı yapalım istiyorsun? Rahat dur." Sonunda konuşmasıyla ayaklarımı çektim.

-"Durmuyorum. Cevap ver sorularıma."

Oflamış, ardından konuşmuştu.

-"Bir susmadın be kızım." Arabayı sağa çekip durdurması ile kaşlarımı çattım.

Pür dikkat ne yapacağını izliyordum. Ön yan koltuktan parliament sigarasını aldı. Bana bir bakış atıp arabadan indi.

Kapıların kilitlenme sesini duyunca gözlerimi devirdim.

Yavaş adımlarla arabanın önüne geçti. Kalçasını kaportaya yaslayıp sigarasını yaktı.

Bana bakmadığından emin olunca etrafa göz gezdirdim. Yere düşmüş olan çakıyı görünce sırıttım.

Bu kadar kolay olacağını tahmin etmemiştim.

Zorda olsa çakıyı yerden aldım. Elimdeki ipi çakı yardımı ile kopardım. İpi keseyim derken elimi kesmiştim. Kanıyordu.

Sinir olup elimi koltuğun kumaşına sürttüm.

Çakıyı cebime sokup etrafı kolaçan ettim. Kapıları dışarıdan kilitlemişti. Yani içeriden açabilirdim.

Onun hâlâ sigara içtiğini görünce derin bir nefes alıp kapıyı açtım. Arkama bakmadan koşmaya başladım.

Ayağımda panduflarım vardı. Hızlı koşmamı engellese de kendimi zorladım. Kaçacaktım.

Sağımda, solumda ağaçlar vardı. İzimi kaybettirmek istiyorsam orman yoluna girmeliydim.

Kararımı verip orman yoluna girdim. Hiç durmadan koşuyordum, nefes nefese kalmıştım. Durup dinlenmem gerekiyordu. Yavaşlayıp arkama döndüm. Kimsenin olmadığını görünce bir ağacın arkasına saklandım.

Nefesimi düzene sokmaya başladım.

Tek başıma ormandaydım. Hava buz gibiydi. Üzerimde ki incecik gecelik ile donuyordum. Ne yapacağım hakkında hiçbir fikrim yoktu.

Köpek havlama sesleri yakından geliyordu. İzimi kaybettirmişken otobana çıksam iyi olacaktı. Otostop çekmekten başka çarem yoktu.

Etrafı göz atarak ağacın arkasından çıktım. Hızlı adımlarla yürümeye başladım. Yolu görmüştüm, az kalmıştı.

O sırada birinin kolundan tutmasıyla yerimde sıçradım. Bir an şoke olmuş sesim, çıkmamıştı.

Beni tutan kişinin yüzüne baktığımda o olduğunu görünce çığlık atmak için ağzımı açtım. Benden önce davranarak konuştu;

-" 200 metre ileride bir cinayet işleniyor. Sırada ki kurban olmak istemiyorsan sus ve yürü."

Cümlesini bitirmiş konuşmama fırsat vermeden beni de peşinden sürükleyerek yürümeye başlamıştı.

Belki farkındaydı belki de sinirden bilerek yapıyordu bilmiyordum ama tek bildiğim şey kolumun moraracağıydı.

Beni daha fazla peşinden sürüklemesine izin vermeyerek durdum ve kolumu parmaklarından kurtardım.

-"İnanmıyorum sana. Hem belki onlar senin aksine bir şey yapmadığım
için beni bırakırlar."

Susup ne söyleyeceğini bekledim.

Önce sırıttı. Ardından yavaşça yaklaştı.

Ben çatılı kaşlarımla ne yapacağını beklerken yine aynı şeyi yaparak konuştu. O kadar yakınımdaydı ki dudakları her konuştuğunda kulağıma bazen de yanağıma değiyordu.

-"Seni gördükleri an ilk yapacakları şey tek tek sikmek olur. Üzerinde ki kıyafetin farkında değilsin sen galiba."

Cümlesini bitirdikten sonra aramıza mesafe koydu. Elini koluma dolayarak beni de beraberinde peşinden sürüklemeye başladı.

Söylenmelerimi, konuşmalarımı duymazdan geliyordu.

Sinir olup bağıracağım sırada bir anda durmuş kolumu bırakmıştı.

Elini belime dolayarak ağaca yaslanmamı sağladı. Eş zamanlı olarak bedenini bedenime yaslıyordu. Dip dibeydik. Konuşmamam için eliyle ağzımı kapattı.

O sırada duyduğum silah sesleri ile onu üzerimden çekmeye çalıştım. Fısıltı ile kurduğu cümle yüzünden durmuş, kıpırdamayı bırakmıştım.

-"Ölmek istemiyorsan sus. Bizi fark ederlerse her şey için çok geç olur."


~BÖLÜM SONU~

☆☆☆

Bölüm sonu düşünceleriniz nelerr

Bir sonra ki bölümü geceye atmayı planlıyorum ama atamazsam eğer cumaya kalır. Çünkü ugulamaya tatiller harici cuma cumartesi ve pazar giriş yapıyorum sadece.

Bir sonraki bölüm görüşmek üzere kendinize dikkat edinn🩷

GEÇMİŞ Mİ GELECEK Mİ?Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin