0.5

43.7K 1.5K 406
                                    

Bu aralar bu şarkıya taktım 👆🏻 bölümle pek ilgisi yok gibi ama buraya da koymak istedimm

Keyifli okumalarr💌

______________

Kaşlarımı çatıp sordum.

-"Ne yani. Beni tehdit mi ediyorsun?"

Başını aşağı yukarı salladı. Geri koltuğa oturken konuştu.

-"Bir nevi."

Derin bir nefes aldım.

-"Bak. Konuşman lazım. Benim neden burada olduğumu bilmem gerekiyor."

Dinliyor ama cevap vermiyordu.

Sakin ol kızım. İlla ki konuşacak. Sakin.

İç sesimi dinledim. Sakince konuşmaya devam ettim.

-"Sonsuza kadar bu odada böyle kilitli bir şekilde durmayacağım ya."

Yine cevap yok.

Aklıma gelen şey ile konuşmaya devam ettim.

-"Oyundan bahsettin. Bir oyun dedin. Ne oyunu?"

Gözlerini gözlerimden çekmiyordu. Pür dikkat beni izliyor, konuştuklarımı dinliyordu. Ama gel gelelim tek kelime bile etmiyordu.

Daha fazla sakin kalamayıp bağırdım.

-"Gerizekalı mısın sen be adam?! Ne diye geldin konuşmayacaksan yanıma?"

Donuk donuk yüzüme bakmasıyla ayağımı kaldırarak ona vurmak için hamle yaptım.

Ben daha ne olduğunu anlamadan kolumdan tutarak kendine çekmiş kucağına düşmemi sağlamıştı.

Lan!

Kalkmak için hamle yaptığımda kolunu belime doladı.

-"Madem bu kadar merak ediyorsun. Oyun başlasın o zaman."

Kaşlarımı çatmış ne demek istediğini anlayamazken kucağında ki benle ayağa kalktı.

İnmeye çalıştığımda ise bedenimi hızlı bir şekilde omzuna atmıştı.

Ayaklarımı sallayarak inmeye çalıştım.

O ise oralı bile olmadan cebinden çıkardığı anahtar ile kapıyı açtı.

Odadan çıkarken bir anda bağırması ile irkildim.

-"Mert! Odayı hazırlayın."

Ne oluyor lan? Ne odası?

Sesimde ki korkuya engel olamadan konuştum.

-"Ne odası? Ne oluyor? Cevap versene."

Kulağının dibinde bağırdığım için sinir olmuşa benziyordu. Bana cevap verecek diye beklerken yine o Mert denen kişiye seslenmesiyle kaşlarımı çattım.

-"Mert. Sakinleştirici de."

Hayır hayır. Kesinlikle hiç iyi şeyler olmuyordu.

-"Tamam. Soru sormayacağım indir beni." Ne cevap vereceğini bekledim.

-"Cık cık cık. Onu demin düşünecektin Elif."

Ağlamamak için gözlerimi kapattım.

O sırada Karan da yürümeye başlamıştı. Etrafı doğru düzgün göremiyordum ama tek fark ettiğim şey merdiven indiğimizdi.

Kaç kat indik bilmiyorum ama bir odaya girmiştik. Kapıyı ayağıyla kapatıp odanın ortasında durdu. İçerisi boşa benziyordu.

Yere inmem ile saçlarımı gözümün önünden çektim.

Fark ettiğim gibi oda boştu. Sadece bir sandalye ve tabure vardı. Bir de bant ve ip...

Lütfen tahmin ettiğim şey olmasın.

-"Hayır. Lütfen. Bak anlaşabiliriz. Böyle olmak zorunda değil."

Beni dinlemiyordu. Kolumdan tuttuğu gibi sandalyeye oturmamı sağladı. Ardından önce ellerimi arkadan bağladı. Ayaklarımı da bağladıktan sonra bana arkasını dönerek yürümeye başladı.

Savunmasız olmaktan nefret ediyordum.

-"Karan. Lütfen. Nereye gidiyorsun?"

Odadan çıktı ve gitti.

Ne yapacağımı düşünmeye başladım. İplerden kurtulmam gerekiyordu.

O sırada tekrar kapının açılmasıyla başımı kaldırdım. Geri gelmişti. Elinde şırınga ve telefonu vardı.

Telefonu cebine sokup elindeki şırınga ile yanıma yaklaşmaya başladı.

-"Hayır. Hayır. Hayır. İstemiyorum. Lütfen."

Saçlarımı boynumdan çekti. Çenemden tutarak başımı sağa yatırdı. Yavaşça iğneyi boynuma batırdı.

İçinde ki sıvının bitmesiyle iğneyi çıkararak yanımdan uzaklaştı.

Şırıngayı yere atarak telefonunu çıkardı.

-"Beş dakika sonra sakinleştirici etkisini gösterir." Kendi kendine konuşuyor gibiydi.

-"Sonra...sonra ne yapacaksın?" Sorum üzerine bakışları beni buldu.

-"Ne yapmamı istersin?" Cevabına karşılık yüzümü buruşturdum.

Yavaş yavaş uykum geliyordu. Bedenimi hareket ettirmek de zorlanıyordum.

Sandalyede bağlı olmasam yere düşer kalırdım muhtemelen.

Konuşacak mecalim bile kalmamıştı. Etrafta olan biteni görüyor ve duyuyordum ama tepki veremiyordum.

Karan bu halimi görüp sırıtarak yanıma yaklaştı.

Bir şeyler yaparak telefon kamerasını bana doğru doğrulttu.

-"Kimsiniz?" Telefondan gelen ses ile heyecanlandım. Bu ses babamın sesiydi.

Beni kurtaracaktı. Emindim.

-"Beni boşver sen. Bak bakalım ki var burada?" Karan'ın konuşmasından sonra babam bağırmıştı.

-"Elif! Kimsin sen? Ne istiyorsun kızımdan?"

Konuşmak istiyordum. Kurtar beni baba demek istiyordum ama yapamıyordum.

-"Beni nasıl tanımazsın. Kırıldım doğrusu." Karan'ın kurduğu cümle üzerine babam bir süre sesini çıkarmamıştı. Ardından Karan konuşmasına devam etti.

-"Karan. Karan Arslan."

-"Bana bak Karan. Kızıma zarar verirsen seni gebertirim. Ne istiyorsun? Söyle!"

Karan'ın bakışları bana değdi. Sırıttı.

-"Biricik oğlunu... Attığım konuma gelecek. Bende kızını bırakacağım. Aksi takdirde..." Babam Karan'ın konuşmasını bölmüş ve bağırmıştı.

-"Siktir lan oradan. O orospu için oğlumu sana mı teslim edeceğim? Çok beklersin."

~BÖLÜM SONU~

☆☆☆

Günün ikinci bölümü.

Bölüm hakkındaki düşünceleriniz nelerr

Oy vermeyi unutmayın lütfen

Bir sonraki bölümde görüşmek üzere kendinize iyi bakınn❤️‍🩹

GEÇMİŞ Mİ GELECEK Mİ?Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin