0.3

50K 1.5K 191
                                    

Keyifli okumalarr🌙

🎠🎠🎠

Her nefes alıp verdiğimde göğsüm inip kalkıyor, bedenlerimiz birbirine değiyordu. Her an birileri gelecek de bizi bulacak diye korkuyordum.

Yanımdaki adamın beni neden kaçırdığını bile bilemezken bir de bu olayın içine düşmüştüm.

Elini ağzımdan çekmesi için bakışlarım ile elini işaret ettim. Bir süre bakışları yüzümde oyalandı. Ardından yavaşça elini çekti. Ve belime koydu.

-"Çeksene elini. Git başka ağacın arkasına?" Söylediğim şeyler üzerine sırıttı.

-"Kaçma planları yapabilirsin. Ama uygulayabileceğini aklından bile geçirme."

Cevap vereceğim sırada konuşma sesleri duymam ile başımı sesin geldiği yöne çevirdim. İki adam konuşuyordu.

-"Leşi ne yaptınız?"

-"Gömdük abi."

-"İyi. Toplayın adamları, gidiyoruz."

-"Tamamdır. Bu arada abi...Karan'ın arabası...yakınlardaymış. Kendisi yok ama ortalarda."

O sırada siktir çekmesiyle başımı ona çevirdim.

-"Ne oldu?" Sorum üzerine bakışlarını gözlerime kilitledi.

-"Bizden bahsediyorlar." Söylediği şey ile aklıma gelen ilk şey adı olmuştu.

Karan.

Değişik bir adı vardı.

-"Şimdi ne olacak?" Sorum üzerine etrafa baktı.

-"Arabaya patlayıcı takmışlardır. Arabaya gidemeyiz." Söylediği şeyler canımı sıkmıştı.

-"İlerde bizi aratan caniler. Burada ise ne olduğu belirsiz sen. Başı dertte olan benim yani."

Kurduğum cümle canını sıkmışa benziyordu.

-"Üç deyince koşacağız. Silah sesleri duysan bile durmayacaksın." Benden onay bekleyince başımı salladım.

-"Tamam."

Önceliğim onlardan kurtulmaktı. Sonradan da bu Karan denen pislikten kurtulacaktım.

Elimi tutunca beraber koşmaya başladık. Arkamızdan bağırdıklarını duyabiliyordum ama dönüp bakmadım.

Karan arada başını bana çevirip yüzüme bakıyor ardından hızlı olmam için emirler yağdırıp önüne dönüyordu.

Kalbim sıkışıp nefes almam zorlaştığında Karan'ın elini bırakıp durdum. Kaşlarını çatıp kolumu tuttu.

-"Peşimizdeler. Dinlemenin sırası mı?!"

Nefesimi düzene sokmak ile meşgul olduğum için Karan'a cevap veremiyordum.

Ellerini omzuma koyup konuştu.

-"İyi misin? Elif. Biraz dayanmalısın."

O sırada bir başka erkek sesi Karan'ın cümlesini bölmüştü.

-"Ah be Karan. Benden korktuğunu bu kadar da belli etme."

Etrafımızın adamlarla çevrili olduğunu fark edince elim istemsizce Karan'ın koluna gitti.

Denize düşen yılana sarılır misali...

Adamlar etrafımızı sarmış, kaçacak yerimiz kalmamıştı.

Karan, beni arkasında tutuyor korumaya çalışıyordu.

Kaçırıldığımı bilmesem ne kadar da iyi biri olduğunu düşünürdüm muhtemelen.

Demin konuşan adam bu sefer bana bakarak konuşmaya başladı.

-"Bu güzellik kim Karan? Tanıştırmayacak mısın? Kızın üzerinde ki bu kıyafetlerle ormanda ne yapıyordunuz, hayırdır?"

Yaptığı iğrenç imalar yüzümü buruşturmama neden olmuştu.

-"Sanane lan puşt. Bakalım şu an ki gevşekliğin birazdan da devam edecek mi?" Karan'ın sorusu üzerine adamın kaşları çatılmıştı ki bir anda beliren takım elbiseli adamlarla ne dediğini anlamış oldum.

Karın'ın adamları olduğunu tahmin ettiğim iki takım elbiseli adam yanımıza geldi. Aralarında bir şey konuşmuşlardı ama anlamamıştım. Ardından Karan kolumu bırakmış ve bizi arkasında bırakarak yürümeye başlamıştı.

O sırada iki korumanın kollarımdan tutmasıyla bağırdım.

-"Bırakın beni. Size diyorum. Hey. Dokunmasanıza."

Oralı bile olmamışlardı.

Sonrası ise tam bir vahşetti. Ateş sesleri kulağımı sağır edecek derecedeydi. Geriye sadece o adam kaldığında Karan ile göz göze geldim.

Göz temasımızı kesti. Adama döndü. Tetiği çekerek tam kafasından ateş etti.

Silahını geri beline koyduktan sonra bana doğru yürümeye başladı.

Onlarla gidemezdim. Benimde sonumun böyle olmayacağını nereden bilebilirdim?

Yanıma ulaştığında korumalar kolumu bırakarak geriye çekilmişti.

-"Gelmiyorum seninle bir yere."

Söylediklerimi duyduğundan şüpheliydim.

O anda hiç beklemediğim bir sırada beni omzuna atmasıyla çığlık attım.

Önceki geldiğimiz araç yerine siyah bir minibüse binmiştik.

Önce beni tabiri caizse arabaya atmış ardından kendi de yanıma oturmuştu.

Ne kadar debelenirsem debeleneyim konuşmamıştı.

Sonunda bu durumdan sıkılıp kapıyı açmaya yeltendim.

Kolumdan sıkıca tuttuğu gibi koltukta yanına çekmiş kapıdan uzaklaşmamı sağlamıştı. Bu hareketini beklemediğim için hafiften bacağına oturmuştum. İnmeye yeltendiğimde izin vermemiş kolunu belime dolamıştı.

-"Bıraksana manyak herif." Derin bir nefes alarak konuştu.

-"Başka türlü uslu durmuyorsun. O yüzden yola böyle devam edeceksin."

Öyle mi dercesine kaşlarımı kaldırdım.

Uzun tırnaklarımı koluna geçirerek fırsattan istifade kucağından indim. Ona en uzak tarafa oturarak resmen kapıya yapıştım.

Ne yaptığına bakmak için başımı yana çevirdim.

Elinde tuttuğu şırıngayı görüp konuştum.

-"Hassiktir."

~BÖLÜM SONU~

☆☆☆

Bölüm hakkındaki görüşlerinizi alayımm

Oy vermeyi unutmayınn

Bir sonra ki bölümde yani cuma günü görüşmek üzere💌

GEÇMİŞ Mİ GELECEK Mİ?Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin