1.5

34.4K 1.1K 68
                                    

Sufle_Pus

Bol bol yorum yapmayı unutmayınn
Keyifli okumalarr🩷

°°°

Karnımın ağrısının artmasıyla yüzümü buruşturdum.

Tuvaletim gelmişti.

Ne yapacağım hakkında en ufak fikrim yoktu. Her nefes alışverişim de kaburgalarım ağrıyor, sızlıyordu.

O adamın gidişinin üzerinden saatler geçmişti. Dilim baba bile demeye varmıyordu artık.

Kapının paldır küldür açılmasıyla içeri giren takım elbiseli adama baktım. Yanıma yaklaşmış elinde ki anahtar ile zinciri açmıştı.

Kolumdan tutarak ayağa kalkmamı sağlamasıyla konuştum.

-"Nereye götürüyorsun?"

Sorumu duymazdan gelmişti. Elimde ki ipleri çözmemiş olması canımı sıkmıştı.

Ahırdan çıktığımızda derin bir nefes aldım. İçerisinin çok havasız olduğunu dışarı çıkınca anlamıştım.

-"İhtiyaçlarımı karşılamam gerekiyor."

Kurduğum cümle üzerine bakışları beni buldu. Rahatsız olmuştum. Ne diyeceğini bekledim. Yürümem için çekiştirirken konuştu.

-"Beni ilgilendirmiyor."

Dediği şey üzerine kaşlarımı çattım.

-"Ne?!"

O sırada buraya ilk getirildiğimde onunla karşılaştığım eve girdik.

Yine aynı şekilde koltukta oturuyor, sigarasını içiyordu.

Adama kafasıyla gitmesi için işaret vermişti. Ardından bana dönüp konuştu.

-"Otur."

Elimi göstererek konuştum.

-"Böyle mi gezeceğim yani? Etrafta bir sürü koruma varken hâlâ beni elinizden kaçırabileceğinizi mi düşünüyorsun?"

Derin bir nefes alarak ayağa kalktı. Cebinden çıkardığı çakı ile elimde ki ipleri kesti. Geri yerine otururken konuştu.

-"Geç şuraya otur. İkiletme lafımı!"

Önce tuvalet ihtiyacımı gidermem gerekiyordu.

-"Lavaboya gitmem lazım."

-"Koridorun sonunda ki ikinci kapı. Beş dakikan var. Kaçmayı aklından bile geçirme."

Hemen onay vermesi üzerine dediği kapıyı açıp tuvalete girdim.

İşlerimi halledip ellerimi yıkadım.

Bir tane pencere bile yoktu!

Mecbur tuvaletten çıkarak geri salona döndüm. Yeni bir sigara yakmış beni bekliyordu. Tam karşısındaki koltuğa oturdum. Otururken acıyan karnım ile yüzümü buruşturdum.

Fark etmiş ama sesini çıkarmamıştı.

Konuşmaya başlamasıyla dikkatimi ona verdim.

-"Şimdi..."

Konuşmasını bölen silah sesleriydi.

Kapının aniden açılması ile arkamı döndüm. Karan ile göz göze gelince içimi bir sevinç kaplamıştı.

Kurtulacaktım.

Ayağa kalkacağım sırada Karan'ın söylediği sözler ile kaşlarımı çattım.

-"Baba kız konuşmanızı böldüm galiba."

Neler söylüyordu bu adam böyle?

Halim ortada değil miydi?

Mutlu gibi mi gözüküyordum?

-"Kızım sen git kurtar kendini. Ben geleceğim merak etme."

Babamın kurduğu cümle ile yüzümü buruşturdum.

-"Ne diyorsun sen ya?" Bağırmam üzerine Karan araya girmişti.

-"Aaaa. Numara yapmanıza gerek yok. Ben biliyorum ne kadar iyi bir baba kız ilişkiniz olduğunu." Ardından babama dönüp konuşmasına devam etti.

-"Üvey kızın olduğunu söyleyerek beni kandırabileceğini mi sandın Aydın?"

Her şeyi çok yanlış anlamıştı. Konuşacağım esnada fırsat vermemiş arkasında ki iki adamına bakarak devam etmişti.

-"Öldürün lan ikisinide."


~BÖLÜM SONU~

☆☆☆

Kısacık bir bölüm daha yazıp atmak istedim

Bölüm nasıldıı

Oy vermeyi unutmayın

Bir sonra ki bölümde görüşmek üzere

GEÇMİŞ Mİ GELECEK Mİ?Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin