21.BÖLÜM

27.2K 1.1K 592
                                    


62 GÜN KALDI...

Keyifli okumalar**

***

Korku nedir bilir misiniz?Ama öyle bir böcekten korkmak,ya da fobilerinizden korkmak gibi değil,en kötüsünü düşünün sevdiğiniz insanlara zarar gelmesinden korktuğunuzu düşünün.

İşte ben saat gecenin bilmem kaçında alnımdam ve sırtımdan akan soğuk terleri önemsemeden deli gibi korkuyordum.

Belki de mafya denilen kavram sandığım gibi basit ya da eğlenceli bulduğum gibi bir kavramdan çok uzaktı.

Mafya demek açık açık ölümün gizli kodlaması idi.

Şimdi bilinmeyen bir numara adının Barış olduğunu iddia ediyor.Bununla da yetinmeyip yeni bulduğum ve asla kaybetmek istemediğim insanları benden alacağını söylüyordu.İşte korkunun tanımı tam olarakta buydu;

Çaresizlik.

İnsan ancak çaresiz kaldığında deli gibi tırsıp korkardı.Bende kendimi Bora'nın kollarında,gecenin örttüğü sıcak odamızda, bir başıma,çaresiz hissediyordum.

Şimdi Bora'yı kaldırıp olanları söylemek basitti.Peki bunun bedelleri ne olurdu?

Tabiki de çatışma çıkardı.Bu çatışmada birinin yaralanması ve ya zarar görmesi %80 üzeri bir sonuç çıkarıyordu,aklımda.

Yatakta daha fazla duramadım.İçim içime sığmıyordu.Avaz avaz bağırmak istiyordum. Ben o adamın yanına gitmek istemiyordum. Ben Bora veya bizimkilere zarar gelmesini istemiyordum.Evet bizimkiler çünkü onlarda artık bizdendi.Kaybetmeyi göze alamazdım.

Yataktan çıkıp bildiğiniz halıya oturdum. Kafamı tavana çevirdim ve derin derin düşünmeye başladım.

Bir yolu olmalıydı.Son kaç dakikam kalmıştı inanın bilmiyordum.Telefonu elimden ha bire düşürüyordum.Öyle ki ellerim tir tir titriyordu.

Düşün Mine düşün Mine.Aklını kullan.

Evet ya!

Son çarem o!

En mantıklısı o!

Evet Mine kalk Mine.Kalkkk!

Hızlıca ayağa kalktım.Odadan yavaş yavaş çıktım.Kapıyı kapadım ve tuttuğum nefesimi dışarıya saldım.

O sırada telefonum titredi.Ellerim telefondan daha fazla titredi.Öyle ki telefonum tekrardan yere düştü.Hızlıca yere düşen telefonumu elime aldım.

Mal Mine mal Mine.Neden tanımadığın insanlarla sohbet ediyorsun!Senin ne haddine mal Mine!Of Allahım kafayı yiyeceğim.

Bilinmeyen Numara:Zaman durmuyor Mine hanım.Bekleniyorsunuz.

Allah belamı versin.Şuan cidden versinde kökten kurtulalım hep birlikte.

Telefonu arka cebime sokuşturdum ve koşmaya başladım.

Alt kata inip en son köşede kalan kapının önünde durdum.Acaba şuan kapıyı açsam kızar mı?

Yok ya önemli bir konu sonuçta.

Kapıyı iki kere tıklattım.Ses gelmedi.Bir daha derin bir nefes aldım ve yine tıklattım.

"Gel."sesini işittiğimde,kafamı kapının arasından gösterdim.

Elinde bir kalem önünde deri kapaklı bir defter vardı.O kadar eskiydi ki Allah bilir kaç yıllık defterdi.

Beni gördüğü an defteri kapadı.Şaşkın ve anlamsız bakışlarını üzerimde gezindirdi.

BENİM MAFYA'M | TEXTİNGHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin