paper hearts

5.6K 515 35
                                    

11.11.2011


O gün son hatırladığım şey, bayılacağımı hissettiğim sırada boynum ve bacaklarımın altından uzanan güçlü kollardı.

Sonrasını hatırlamıyordum, on yaşındaki kız kardeşim Minah anlatmıştı.

Servis beni bulamadığında, annemin aldığını düşünmüş ve gitmiş.

Akşam hava karardığı halde eve gelmediğimde, panik yapan ailem beni aramaya çıkmışlar.

Buraları sen de biliyorsun, çünkü bunu duyunca hasta olduğun halde sen de aramaya çıkmışsın.

Sanırım, sürekli yanımda olduğun için tahmin etmiş olmalısın ki, beni bulan senmişsin.

Tanrı bilir, ne haldeydim.

Evet, yaralarımı görmüyordum en azından fakat dokunarak hissedebiliyordum, kabuk bağlamışlardı.

Acımıyorlardı.

Hiçbir fiziksel acı, kalbimin acısına asla rakip olamazdı..

Ben, hayatımda ilk defa bu derece şiddet görmüştüm.

Bir azam eksik diye ailem en güzel şekilde ilgilenmişti benimle, belki de bu yüzden alışkın değildim.

Ama görmüyordum ki!

Bu yüzden herkesi iyi sanıyordum, tanıyamıyordum.

Hani demiştin ya, 'göz görmeyince gönül katlanır' diye..

İşte tam olarak onu yaşıyordum.

On dört yaşındaydım, Jungkook.

Çeşitli insanlara katlanıyordum.

Katlanmak zorunda kalıyordum..  

  

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

..

Olmuyor olmuyoor~  jsnxbsj

EYE WANT YOU [ Jeon JungKook ] ✔Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin