16

40.2K 1.6K 257
                                    

Aşağıya doğru adımladığım sırada salondan hiç ses gelmemesi beni birazcık ürkütmüştü. Doruk nerede diye merak etmeden duramamıştım ve en sonunda salona doğru inmeye başlamıştım.

Yavaş yavaş merdivenleri iniyor, Bir yandan Doruğun instagrama attığı fotoğrafı beğenenlere bakıyordum. Tanıdık görmediğim için pek sıkıntı etmedim.

Mutfak kapısının önüne geldiğimde aniden bir olayları sorgulama düşüncesi gelmişti.

Konuşmaya başlayalı 2 hafta bile olmamıştı, Bir haftam yalan dolan geçse de 2 hafta boyunca kısa kısa sohbetler etmiştik. Şimdi ise ne zaman olduğunu anlamadığım bir şekilde salonumda oturuyordu. Daha az önce sahildeydik, Ondan önce kafedeydik. Hızlı mı ilerliyorduk biraz?

Doruğun hayatımda olmasını istiyordum, Ona aşık veya sevgi dolu değildim ama bana yaşattığı olay ona daha fazla bir bağ kurmama sebep olmuştu. Bu yüzden hayatımda yeri olsun istiyordum.

Mutfaktan çıkıp salona doğru geçtiğimde görmeyi asla beklemediğim bir görüntü ile karşılamam çok şaşırmıştı.

Doruk, Benim burnu düşse almayacak  kadar üşengeç kedimle oynaşıyordu.

"Heyy! Napıyorsunuz?"

"Kedin beni sevmedi sanırım"

Benim kedim sana yükseldiği için böyle at gibi turluyor odayı diyemedim...

"Sevmiştir"

İkimizin de aklına aynı konuşma gelince durup birbirimize baktık, Uzun sürmeden hemen ardından bir kahkaha patlattık.

"Ben dışarıya çıkarız diye planlıyordum, ama istiyorsan burada da durabiliriz."

Evime neredeyse 2 haftadır tanıdığım birisini almak ne kadar doğruydu bilmiyorum ama güvende hissediyordum.

"Fark etmez, Yanlız mı yaşıyorsun?"

Kafamı sallayıp kısaca cevap verdim. Elif evlenmeden önce benim ev arkadaşımdı ve ev hiçbir zaman toplu durmazdı. Ne buluyorsa tıkar tıkıştırır dağıtırdı. Ben de katlamayı çok sevdiğimden dolapları boşaltıp boşaltıp katlardım. Eğlenirdik yani.

"İstersen yemek yiyelim?"

Kafasını sallayıp beni onayladığında kendimi tekrar mutfağa yönelterek telefonumu almaya gittim. Dolabımda veya mutfağımda yemekler vardı ama daha yeni tanıştığım adama güç bela sardığım sarmaları yedirmek ile yedirmemek arasında çok kararsız kalmıştım ve en sonunda dayanamayıp İnternet üzerinden sipariş vermeye karar verdim.

Mutfaktan salona "Ne yersin?" Diye seslendiğimde güldü ve boğazını temizleyerek "Fark etmez, Sen söyle ben yerim" dedi. O an yaptığım aptallığın farkına vardım. Ben hep mutfaktan salona Elif'e bağırırdım ve bu alışkanlığım Elif gitse de hala bende kalmıştı.

Yüzümü ellerimin arasına alıp tezgaha yaslandığım sırada ellerim benden bağımsız bir şekilde yüzümden inip belime kaydı.

"Utanmana gerek yok, Bu hareketin çok samimiydi"

Doruk gülerek konuştuğunda sadece gülümseyerek cevap vermiştim çünkü şuan hem çok yakındık, Hem de ne zaman geldiğini bile anlamayacak kadar dalmıştım.

"Ya şeyden oldu"

Düşünür gibi yapıp bir-iki saniye sağa sola bakmış, ardından yüzüne bakıp aydınlanmış gibi bir tepki vermiştim.

"Heh işte! Şeyden şeyden!"

Bu halime daha çok güldüğünde kendimi tutamayıp ben de güldüm. Belimdeki ellerimi kendine çekerek bana sarıldığında bu günün kaçıncı sarılışı olduğunu bilmiyordum artık.

"Hayatımda çok güzel bir yer edindin Simay, Nasıl bu kadar kısa sürede oldu ben de bilmiyorum ama çok güzel bir yerin var"

Gülümseyerek sarılmayı sonlandırdığımda elimdeki telefonu işaret ettim.

"Daha yemek bile söyleyemedim"

Kafasını gülerek iki yana salladığında belimi tezgaha yaslayarak destek aldım.

"Biz yapalım diyeceğim de, Filmlerde gördüğün hamarat erkeklerle pek alakam yoktur benim"

Dışarıdan bakıldığı zaman Soğuk, Ters, Zeki, Gösterişli ve parasıyla hava atmayı seven bir tip gibi gözüküyordu.

Ama tam tersine içi ile tanıştığımızda gülmeden maksimum 20 dakika durabilirdiniz. Gayet sıcakkanlı, Parasının lafını bile yapmayan ve oldukça yakışıklı birisiydi.

"Olsun sipariş ederiz, Boş yere yapılmamış o İnternet siteleri sonuçta?"

Kafasını salladığında telefonu açarak yemeksepetine girdim. Pizza söyleriz düşüncesi ile girmiştim ama Doruğun arkadan seslenmesi ile durdum.

"Benim çoğu şeye alerjim var, Hatırın için yiyip ses çıkartmayacaktım ama tek başına yanında herhangi bir ters davranışım olursa korkmanı istemem"

Doruk çoktan yanıma gelmiş, Tezgahın diğer köşesine geçmişti.

"Beni bu kadar düşünmen hoşuma gidiyor"

Belki de yiyeceğimiz çoğu şeye alerjisi vardı ama ben istiyorum diye ağzını açıp tek kelime etmeyecekti. Bu da beni düşündüğüne bir işaretti.

"Benim de hoşuma giden şeyler var"

Yaslandığı köşeden bana tarafa doğru gelirken telefonu tezgaha bırakıp ona meydan okurcasına ben de ona doğru yaklaştım.

"Neymiş senin hoşuna giden şeyler?"

Dip dibe geldiğimiz sırada derin bir nefes alıp geri çekildi.

"Yemeği söyle Simay, Şimdi söylemezsen o yemek hiç söylenmeyecek"

Nefesini verip mutfaktan çıktığı sırada nutkum tutulmuş gibi önüme bakıyordum. Saniyeler içerisinde Dibime kadar girip birden bire uzaklaşınca takılı kalmıştım.

Telefonu tekrar elime alıp sipariş vereceğim sırada aklıma gelenlerle duraksayıp tekrar Seslendim.

"Doruuuk!!"

Mutfaktan salona bağırmıştım tekrar.

"Söyle güzelim"

Güzelim kelimesiyle mest olmuştum ama şuan sırası olmadığı için birşey diyememiştim.

"Pizza söylüyorum, Yiyebiliyor musun?"

"Yerim söyle, Mantar olmasın ama"

Onu onaylayarak pizza söyledim. Mantar istememesi beni daha da mutlu etmişti çünkü ben de mantar hiç sevmezdim.

Kısa bir süre sonra yemeklerimiz geldi, Doruk akşama kadar yanımda durdu Ve ben Şu ana kadar geçirebilirim en güzel geceyi geçirdim.

***

Uzun süredir bildiğiniz gibi sınav haftasındaydım ve kendim için de, sizin için de en uygun zamanı bulmaya çalıştım atmak için. Pazartesi günü atacaktım normalde ama hastane işlerimden dolayı atamadım kusura bakmayın🫶

Bayadır Bölüm atmadığım için kitap düşüşe girebilir ve ben bundan çok korkuyorum çünkü bölüm yazarken sizin okumuş olmanız beni motive ediyor. Kitabı hiç olmazsa 2-3 kişi ile paylaşırsanız çok sevinirim çünkü zaten oy veya yorum sınırı bile koymuyorum ❤️

Ölçü | TextingHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin