•Kral Öğrendi•

1.4K 222 63
                                    

İyi okumalar.

.
.
.
.

Jong Hyun Efendi ve kralın birlikte olduğunu öğrendiğimden beri Jong Hyun Efendi'ye nedense aynı gözle bakamıyordum.

Onu geçtim onları resmen yatakta basmıştık!

"Jeongguk ne düşünüyorsun öyle!? Dalıp gitmişsin! Kral çizimini öğlene kadar istiyor haberin olsun."

Jong Hyun Efendi'nin sesiyle gözlerimi kırpıştırıp ona baktım.

"Ha? Ne? Bir şey mi dediniz Jong Hyun Efendi."

"Kral diyorum, istediği resmi öğlene kadar istiyor. Kime ne anlatıyorum ki ben?"

Gözlerini devirip önündeki işe geri döndü ve bana cevap vermemeye başladı.

"Jong Hyun Efendi küstünüz mü?"

Cevap vermeyip fırçasını kağıdın üzerinde ustalıkla gezdirmeye devam etti.

Ben de daha fazla irdelemeyip önüme döndüm ve kralın istediği çizime devam ettim.

Çizim bitince Jong Hyun Efendi'ye çıkacağımı söyleyip atölyeden elimde çizimimle birlikte çıktım.

Giderken Prens Taehyung'u kılıç talimi yaparken gördüm. Kılıcına dikkatle baktığımda ise ona verdiğim hediyeyi taktığını gördüm. Bu beni mutlu etmişti.

Prens Taehyung beni görebileceği bir açıda durduğunda bir anlığına göz göze geldik ve karşısındaki rakibi onu yere serdi. Benim yüzümden darbe almıştı!

Yerde olsa bile hâlâ bana bakıyordu.

Prensin karşısındaki adam bu tarafa dönecek gibi olduğunda koşarak oradan uzaklaştım ve saraya girdim.

Kralın odasının önünde durdum ve üstümü başımı düzelttim. Koskoca kralın karşısına pis ve pasaklı bir şekilde çıkamazdım herhalde.

Muhafızlardan biri geldiğimi haber vermek için içeri girdi ve geri gelince girmemi söyleyip bana yol verdi.

İçeri girdiğimde kapı kapandı ve odada kral ile baş başa kaldık.

Ellerini arkasında birleştirmiş sırtı dönük bir şekilde duruyordu.

Önce o mu konuşacaktı? Bana söz verilmeden konuşmamalı mıydım?

"Resmini göreyim."

Sesi beni ürkütmüştü. Taehyung'un sesinden bile kalındı ve korkutucu çıkıyordu.

Yavaş adımlarla yanına gidip başımı eğdim ve iki elimle resimi tutarak krala uzattım.

Bana döndü, resmimi aldı ve biraz inceledikten sonra parmağını çeneme koyarak başımı kaldırıp ona bakmamı sağladı.

"Seni sadece bu resim için çağırmadığımı biliyorsundur sanırım?

Nasıl yani? Başka ne için olabilirdi ki? Yoksa...

Gözlerimin önünde resmi yırtıp attıktan sonra bana sırtını döndü.

"Taehyung ile birlikteliğinizi biliyorum. Lakin farkındaysan benim oğlum veliaht prens. Böyle bir ilişkiye izin veremem. Beni anlıyorsundur umarım. Sonuçta krallığımızın sürdürülebilmesi için bir veliaht vermek zorunda. Sen bunu yapabilir misin?"

Yutkunup krala baktım ve başımı eğip iki yana salladım.

"Hayır majesteleri."

"O hâlde görüşmenizi yasaklıyorum. Prensin yakınında seni görmeyeceğim. Senin yüzünden odaklanması gereken şeylere de odaklanamıyor. Kellenin vücudunda kalmasını istiyorsan bu ilişkiye bir son ver. Çıkabilirsin."

Incompetent PainterHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin