3.4

39.6K 2.4K 869
                                    


Valla buraya uzun bir açıklama yazmıştım. Bir şeylerden dert yanacaktım. Bazı okuyuculardan. Ama sonra dedim ki sen kime ne anlatıcam be parmaklarımı yorduğuma değmez.

Ben oy verip güzel yorum yapanlarınızdan razıyım be güzellerim🫶🏻

Çok tutmuyorum sizi bombe bölümümüzle baş başa bırakıyorum. Hatalar varsa kusura bakmayın kontrol edemedim çok.

Keyifli okumalar 🌙


Keyifli okumalar 🌙

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.



***

Berbat bir haftaydı.

Hayır hayır.

Berbattan da öte bok gibiydi.

Vasatında üstü.

Ömer o gün beni gözyaşları eşliğinde o sınıfta bıraktığında ağzıma tıktığı laflar yüzünden sinirden kafayı yiyecektim. Konuşmama bile müsade etmemişken üzerine bir de söyledikleriyle ölüm fermanını imzalamıştı. Unutacağım demişti bana. Söylediğim her şeyi unut çünkü ben öyle yapacağım.

Benden ne istediğinin farkında bile değildi. Konuşması kolaydı. Ya zihnimin içindekiler? Peki ya kalbimin? Bok unuturdum. Kendisi nasıl unutacaktı merak ediyordum doğrusu ama ben unutamayacaktım. Ki tüm çabalarıma rağmen bir hafta içerisinde değil unutmak bana geçirttiği sinir krizleri yüzünden daha da kazık çakmıştı zihnime.

Elif ve Nesli ile uzun uzadıya terapi seanları yapmıştık. Bana moral ve motivasyon vermeye çalışmışlardı. Nesli'nin tek söyledikleri erkekten hayır gelmez, sikerim aşkını da Ömer'ini de, derhat unutuyorsun o köpeği gibi pek de iç açıcı olmayan moraller olurken Elif öyle değildi. Polyana Elif her zamanki gibi etrafına sevgi ve umut aşılamıştı. Ömer'in bana söylediklerinin psikolojik bunalım semptomlarına işaret olduğunu ve aslında öyle demek istemediğine inanıyordu.

"Ömer öyle kaba birisi değil." demişti tüm ciddiyetiyle. "Ben onu sizden daha uzun zamandır tanıyorum. Bir kere bile bir kıza karşı sesini yükselttiğini duymadım. Eminimki olayın etkisi yüzünden öyleydi."

"Öyle veya değil Ada'ya söyledikleri yenilir yutulur şeyler değil." Nesliyse tam tersiydi. "O çocuğu aklından da kalbinden de siktirip atıyorsun Ada." Öyle kolaydı zaten yapması.

"Tamam, kabul ayıp etmiş ama ben yine de tepkisinin sadece Ada'ya karşı olduğunu düşünmüyorum. Arka planda yaşananları bilemeyiz."

"Yaşadığı şeylerin acısını benden çıkartamaz!" diye dahil oldum sinirle. Ona o kadar sinirliydim ki... Bana söyletmediklerine, havada kalan adımlarıma ve akan gözyaşlarıma o kadar sinirliydim ki. Ne olursa olsun ben o sözlerin hiç birisini hak etmemiştim. Ben yaptığım o küçük hata yüzünden ondan özür dilemeye gitmişken kendisi söyledikleriyle haklıyken haksız duruma düşmüştü.

Gecenin Ucunda |  TextingHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin