Peyda 4

36.1K 1.7K 282
                                    

13.03.2024
Dördüncü bölümümüze hoş geldiniz.
Keyifli okumalar.

Bölüm şarkısı:
Nihat Ünal-Vişneli Şarkı
🎀

“Bembeyaz Bir Sayfa”


23 Ekim 2023
İstanbul, Türkiye

Annemin ölümü benim için çok da sarsıcı olmamıştı.

Ölüm gerçeği doğduğum ilk andan beridir bildiğim bir şeydi. Ölümlerden korkmamam, ölümleri kabul etmem ve normal bir şeymiş gibi hayatıma devam etmem işlenmişti zihnime.

Elbet bir gün annemi de kaybedeceğimi bilerek yaşamıştım ve öldüğünde ölüm gerçeğini bana öğrettikleri gibi kabul etmiştim.

Ama üzülmüştüm, annemin ölüşüne çok üzülmüştüm. Acımı yaşayamadan yeni bir aileye girmek ve daha yasım bitmeden onlara kendimi kabul ettirmeye çalışmak zor olacaktı biliyordum.

Ama buna rağmen içimdeki kelebeği kontrol edemiyordum. Acıma, yasıma, üzüntüme rağmen yıllar önce koparıldığım ailemin evinin önündeydim.

Ev çok lükstü. On yedi yıl boyunca, o adam zengin olmasına rağmen ben hiçbir zaman onun parasını kullanmamıştım. Yıllar boyu çalışmış, onlarca işe girip çıkmış ondan tek kuruş bile almadan annemi de kendimi de yaşatmıştım.

Şimdi ise beni ailemden koparmasalar hiç bu kadar çalışmama gerek kalmayacağını anlıyordum.

Temizlik için gelmek dışında göz ucuyla bile bakamadığım o evlerden birine doğru adımlıyordum.

O adamın da evine sadece temizlik için gidiyordum. Evin hizmetçilerinden beter haldeydim orada.

Yanımda hissettiğim bedenle başımı o tarafa çevirmedim. Yanımdaki kişinin Nazlı Hanım olduğunu pahalı kadın parfümünden bile anlayabilirdim. Ya da topuklu ayakkabılarından...

Elinin tekini sırtıma koyduğunda gergin olan vücudumun daha da gerildiğini hissettim. Ama ona ayak uydurdum ve beraber evin kapısına doğru yürümeye başladık. Beyaz ve büyük evin sadeliği dışında bazı yerlerinin gri olması da hoşuma gitmişti. Büyük bir ön bahçesi yoktu.

Ön bahçede sadece çiçekler bir ağaç ve birkaç tane adam vardı. Bu adamların aileden olmadıklarını üzerlerindeki kıyafetlerden anlamıştım. Bunlar koruma olmalıydılar.

"Nasıl buldun evimizi, güzel mi?" Nazlı Hanım'ın gergin sesiyle ortamdaki tek gergin kişi olmamam rahatlatmıştı beni.

"Çok güzelmiş," İçime kaçmış sesim ile birlikte söylediklerim onun tarafından çok da yeterli değilmiş gibi hissederek söylediğimi açtım biraz daha.

"Yani rengi falan çok hoş beyaz, gri. Bahçesi de çok hoş." O kadar gergindim ki kelimeler hep yanlış çıkıyormuş gibi geliyordu. Takıla takıla konuşuyordum.

Onaylayan birkaç sözüyle birlikte asıl kapıya ulaşmıştık. Bu kapının ardında yeni hayatım vardı.

Bembeyaz bir sayfa...

PeydaHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin