Peyda 26

21.1K 1.9K 324
                                    

23.04.2024
Yirmi altıncı bölüme hoş geldiniz.
Keyifli okumalar:)

Bölüm şarkısı:
Adamlar-Adını Başkasının Koyduğu Şarkılar
💣

“Zalim'in Askerleri, Cüneyt'in Manevi Çocukları”

Cüneyt Zalim

7 Kasım 2023
İstanbul, Türkiye

Sessizlik yemini ettiğim ilk gün on yaşımdaydım. Elimde bir silah, karşımda çığlık ata ata ölmüş bir adam...

Zalim geldi, sesler sustu.

Zalim ile ilk on yaşımdayken karşılaşmıştık, o beni tanıyordu ben ise onu ilk defa kendimde bulmuştum. Onunla tanıştığım günden beridir sadece onunla konuşuyordum.

Zalim bendim, benim bedenimdi Zalim, fakat ruhum ikiye bölünmüştü. Aslen Cüneyt'tim. Cüneyt, Zalim'i severdi. Zalim ise ondan nefret ederdi.

Cüneyt iyiydi, merhamet vardı en azından kalbinde, vicdanı sızlardı arada bir, severdi de bazen bir şeyleri. Bir çiçek, bir kız çocuğu, bir Narin gibi...

Zalim ise olabildiğine kötü bir adam, herkesin korktuğu Cüneyt'in olmayan gözüydü. Cüneyt, kaybettiği gözüne adamıştı Zalim'i.

Elim bir an hissettiğim boşluk hissiyle gözüme gitti. Yerinde olmayan gözüme dokunmak bile artık bana bir şeyler ifade etmiyordu.

Ona dokunuyordum ama hissedemiyordum. Onu hissedememek ise beni üzmüyordu artık.

Narin gittiğinden beridir hiçbir şeye üzülmüyordum. Eskiden tek gözümün olmayışına üzülürdüm çünkü Narin korkardı benden.

Tek gözüme taktığım korsan bandanası bile korkusunu alamazdı çoğu zaman. O gittiğinden beridir bandanayı bile çok az takar olmuştum.

Narin'in gidişi benim için Zalim'den, olmayan gözümden, Cavit'ten daha berbat bir şeydi.

Narin gitmişti ve dünyadaki tüm iyilikleri de peşinde götürmüştü sanki. Peyda hariç...

Peyda, benim kızımdı. Kan bağı hiçbir şey ifade etmiyordu benim için, benim kızım, benim değerlimdi o.

Damarlarında akan Alaton kanı bile buna engel olamayacaktı. Yaptığım ve yapacağım her şey bundan sonra onun içindi.

Yanımda Zahir ile mekanın ana kısmına doğru ilerlerken diğerlerinin orada olduğunu biliyordum.

Diğerleri; Zalim'in askerleri, Cüneyt'in manevi çocukları.

Onlar benim Peyda'dan sonraki tek varlıklarımdılar, onlar benim çocuklarımdı, onlar benim sırdaşlarım, yoldaşlarımdı.

Onlar benim askerlerimdi, kalpten bağlı bir sevgimiz vardı birbirimize karşı. Bu kalpten sevgi yüzünden sorgulamıyorlardı beni, sadece inanıyorlardı bana. Onları tehlikeye atmayacağıma, onların hayatlarını önemsediğime ve manevi çocuklarım olmalarına güveniyorlardı ve güvenleri onları inanmaya itiyordu.

Şu zamana kadar bir kişi hariç hiçbirinin inancını boşa çıkarmamıştım zaten. O kişi, şu an sol tarafımda bulunan Zahir'di. Yanımda yürürken onca şeye rağmen benden korkmayan tek insandı. Cesaretliydi, çocukluğundan beridir bir deli cesareti vardı onda. Bu deli cesaretini genç Cüneyt'e benzetirdim, daha bir çok yönü gibi...

PeydaHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin