Peyda 10

26.4K 1.4K 117
                                    

20.03.2024
Onuncu bölümümüze hepiniz hoş geldiniz.

Bölüme geçmeden önce hepinize çok teşekkür ederim çünkü Peyda, bin okunmaya ulaşmış. 🤍
Keyifli okumalar:)

Bölüm Şarkısı:
Güncel Gürsel Artıktay-Bu yüzden
🎀

"Özgür Çiçeğin Yeni Toprağı"

25 Ekim 2023
İstanbul, Türkiye

Özgürce şarkı dinlemek, özgürce dışarıya bakmak, özgürce dolaşmak ve özgürce yapılan onlarca şey...

Hepsi o kadar iyi geliyordu ki bana bunca yıl yapamadıklarım için üzülmeyi unutuyordum bazen.

Özgürdüm.

Beni izleyen, kısıtlayan, bana ne yapacağımı söyleyip tüm hayatımı ellerinde oynatan biri yoktu.

Cihan Bey o günden sonra sessizliğini korumuştu. Ben ise o günden sonra onu yüzüne bile bakmamıştım ama o gün bana yapmaya çalıştıkları şeyi asla unutmamıştım.

Ne Cihan Bey ne onun babası ne de bir başka insan kısıtlamıyordu özgürlüğümü.

Özgürlüğün verdiği neşeyle evin içinde dört dönüyordum adeta. Evde benim dışımda sadece Nazlı Hanım vardı sanırım. Diğer herkes işe ya da okula gitmişti.

Bir süre sonra ben de okula başlayacaktım. Kaydım yapılmıştı fakat hayatım kaydığı için ve Cihan Bey ailesine söylemese de bana güvenmediği için okula gidemiyordum şimdilik. Nazlı Hanım ve Alparslan da eve alıştıktan sonra gitmemi daha uygun bulmuşlardı.

Düşüncelere dalmış ilerlerken ayağımın bir şeye takılmasıyla tökezledim. Çarptığım şey ise ters teperek yere düşmüştü sanırım.

Çünkü bir ağlama sesi geliyordu. Ağlama sesi mi?

Bakışlarımı hızla aşağıya çevirmemle yerde ağlayarak uzanan Can'ı görmem bir olmuştu.

Hemen ben de yer eğilmiş ve şaşkınlıkla Can'dan özür dilemeye başlamıştım.

"Ay, özür dilerim! Özür dilerim, Can." Az kalsın onun gibi ağlamaya başlayacaktım.

"Çok da kötü düşmüşsün, acıyor mu? Benimki de soru mu, acıyordur tabii ki." Dedim ama demez olaydım. Bir anda sesi sanki daha fazla çıkabilirmiş gibi daha sesli ağlamaya başladı.

Ağlarken "Anne, anne!" diye naralar atıyordu. Ben ise kendimi suçlu hissettiğim için onun yanından ayrılmıyordum ve işin garip yanı ben de ağlıyor, aynı zamanda ise "Nazlı Hanım, Nazlı Hanım!" diyerek Can'ın annesine sesleniyordum.

Ağlamam, kendimi suçlu hissettiğimdendi. Şu an sakin kalıp Can'ı teselli etmem gerektiğini biliyordum ama o böyle ağlarken ağlamamı durduramıyordum.

Nazlı Hanım'ın koşarak yanımıza geldiğini ve Can'ın önünde diz çöktüğünü fark ettiğimde dizlerimin üzerinde geriledim. Onu da endişelendirmiştim galiba.

Ama ben bilemezdim bir çocuk düştüğünde neler yapılacağını, nasıl teselli edileceğini... Kimse öğretmemişti bana.

"Peyda, sana bir şey oldu mu?" Nazlı Hanım'ın bana dönmeden endişeyle sorduğu soruya karşılık duraksamıştım. Ağladığım için bana da bir şey olduğunu mu zannetmişti?

PeydaHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin