~Savaşlardan Alıntı~

3.3K 252 71
                                    

20. Bölüm

Ezilen yaprakların sesini duyduğumda, başım aniden o yöne döndü. Elimi ağacın gövdesinde kaydırarak, parmaklarımı azrailin tırpanını tutuşu gibi çakılardan birine sardım. Sesler etrafımda dönüyordu ve sessizliği bozan beden karanlığın güvenli örtüsünü kullanarak benden saklanıyordu.

"Sonsuza kadar etrafımda dönmeyi mi planlıyorsun? Her kimsen artık..." Sesimi yükselterek hem kendimi, hem onu tehlikenin kollarına çektim. Karanlıkların ardında beni izlediğini biliyordum, ama ısrarla kendini göstermiyordu.

"Sence daha yüksek bağırırsam ilk hangimizi biçerler?" Sağ tarafıma geçen sesler ile o tarafa döndüm. Sesler, birkaç saniye sonra kesilerek gecenin kollarında kayboldu.

O yöne koşmak ile beklemek arasında gidip geliyordum. Hangi yönde olduğunu bilsemde yerini tam kestiremiyordum. Kazanmaya bu kadar yaklaşmışken, belirsizliğe yürümekse mantıklı gelmiyordu.

"Bence ikimiz de yolumuza gidebiliriz." Sonunda karanlığın koynundan bana ulaşan yabancı erkek sesiyle, ciğerlerime serin havayı çektim.

"Böyle bir şeye niyetim yok. Beni aptal mı sanıyorsun?" Sabırsızlık damarlarımda gezinirken, sesim öfkeli bir tona bürünmüştü.

Kararlı bir sesle "Bak, buradan sağ çıkmam gerek. Ölmemem gerekiyor, anlıyor musun?" dedi. Kıkırdayarak, hala parmaklarımın arasında olan çakıyı kılıftan çıkardım.

"Emin ol hepimiz yaşamak istiyoruz. Neden karşıma çıkarak hayatta kalmıyorsun? Eğer ölmemen gerekiyorsa bunu bana kanıtlayabileceğini umuyorum. Yoksa yanılıyor muyum?" derken ben de kararlıydım. İkimiz de en olmayacak yerde, savaş alanında hayatlarımız için pazarlık yapıyorduk.

"Yanılıyorsun. Her kim olursan ol, seni yenemem. Ama hayatta kalmama izin verip başka bir hedef bulabilirsin. Beni öldürürsen pişman olursun." Sınıra yaklaştığımı belli etmek adına ofladım. Beni oyaladığını hissediyordum. Ve bu; gece üzerimize tamamen çökmüşken, hiç iyi hissettirmiyordu.

"Kara Çete'den değilsin. Öyle olsaydı sesinden tandırdım. Bu da söylediğin hiçbir şeyin umrumda olmadığı anlamına geliyor. Çünkü sen kurban değilsin ve ben de avcı değilim. Biz rakibiz. Daha fazla dil dökme bile. Beni ikna edemeyeceksin." Tekrar yükselen sesimle konuştuğumda, ilerleyen adımları işittim.

"Pişman olacaksın." Uzun süredir görmeye çalıştığım beden, bir anda karanlıklardan çıkıp uzun binaya koşmaya başladığında, küfrederek peşine takıldım.

*****




Önemli bir kısım! Bu yüzden alıntıya bu kısmı koymak istedim. Yeni bölümü 4000 civarı kelime olarak planlarken 4900+ oldu. Uzun uzun okursunuz artık. Bölümü düzenlendiğimde atacağım, yarın veya ondan sonraki gün gelir. Şimdilik görüşürüz, sizleri seviyorum💕💕💕

Çete SavaşlarıHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin