~4~

54.5K 2.8K 494
                                    

Sigara dumanı genzime kaçarken öksürmeye başladım. Şuan öksürmekten gözüm yaşardığı için bir şey göremesem de sırtıma vurduğu için Can'ın endişeyle baktığını anlayabiliyordum.

Derin derin aldığım nefeslerle biraz sakinleştiğim anlaşılınca Can kendini açıklamaya başladı.

"Nasıl oldu anlamadım Işık. Yani o sarı saçları, civciv gibi halleri, o kocaman gülümsemesi... Anlarsın işte."

Sarı saçlar? Yoksa Didem'i mi kastediyordu?

"Sen Didem'den mi bahsediyorsun?"

Omuz silkti.

"Kim olacak başka? Ben senin başka kimseni tanımıyorum ki?"

Ona belli etmemeye çalışarak derin bir nefes aldım. Nedenini bilmediğim bir şekilde Can'ın benden hoşlanıyor olma fikri beni çok korkutmuştu. Oysa Can uzun boya, fit vücuda ve on kişiden dokuzunun çok yakışıklı diyebileceği bir yüze sahipti. Koyu yeşil gözleri ve açık kumral saçları da cabasıydı. 

Gözlerime ümitle bakıyordu.

"Didem ile konuşmamı mı istiyorsun?"

Birden kaşları kalktı. Bu hayır demekti sanırım.

"Hayır hayır. Ben kendim de konuşurum. Önce tanışmamız gerekiyor tabii. Senden ricam ikimizden olur mu olmaz mı söylemen." Yüzüne bir sırıtış yerleştirip devam etti, "Onun ilgisini nasıl çekerim onu söylemen."

Az önce ümitle bakan gözleri şimdi heyecanla bakıyordu.

"Sen ve Didem..." Bilerek uzatıyordum, "Bilemedim."

Heyecanı biraz sönmüş yerini ümitsizlik almıştı. Kendimi tutamayıp ağzımı şişirip gülünce anlamıştı şaka yaptığımı.

"Olursunuz Can. Siz bir tanışsanız senin çok bir şey yapmana gerek kalmaz. Çünkü sen zaten Didem için ideal bir erkeksin. Entel dantel şeylerden hoşlanır Didem."

Can sürekli kitap okur, tiyatroya falan gider, piyano çalardı. Didem odasına kıyafet dolabı koymayıp tamamen kitaplık yaptıran biriydi. O da söyleşilere, tiyatrolara giderdi. Kısaca birbirleri için yaratılmış gibilerdi. Bir ara Can'a Didem ile ne kadar yakıştıklarını bana gösterdiği için teşekkür etmeliydim.

Biraz sohbet muhabbetten sonra Can evine çıkmıştı. Ben de telefonumu çıkarıp Didem'e yazmaya başladım.

Işık: Senin bilet aradığın tiyatroya iki bileti olan bir arkadaşım var.

Didem çevrimiçi

Didem: Ne?

Didem: Ne?

Didem: Ne?

Didem: Işık kaça satıyorsa alırım! Kaça satıyor?

Işık: Satmıyor.

Didem: Satmıyorsa bileti olan arkadaşını ben n'apayım Işık?

Didem: Ümitlendiriyorsun beni ayıp değil mi?

Işık: Ümit'lenme zaten Can'lan.

Didem: Ne saçmalıyorsun gece gece?

Işık: Üst komşum Can gidecekmiş bir arkadaşıyla. İşi çıkmış arkadaşının.

Işık: Bana söyledi. Beni biliyorsun hiç hoşlanmam.

Işık: Ama sen hoşlanırsın?

Didem: Piyanist Can?

Işık: Didem üst katta iki komşum var zaten. Biri Can öbürü göt kılı Ulaş.

Didem: Tadı kaçtı bu sohbetin.

Didem: Neyse giderim! Yanımdakinin bir önemi yok sonuçta. Önemli olan oyun.

Işık: 05.........

Didem: Bu kimin numarası?

Işık: Bazen zekandan şüphe ediyorum Didem.

Didem: Can'ın mı?

Işık: Yok değil.

Didem: Kimin o zaman?

Işık: Ay Didem! Can'ın işte kimin olacak.

Didem: O zaman niye değil diyorsun?

Işık: Sizi bana sayıyla mı yolluyorlar acaba?

Didem: Görüşürüz Işık! <3

Işık: Biraz görüşmeyelim Didem.

Didem çevrimdışı

Didem ile olan konuşmamdan gülerek çıkıp biraz ciddileştikten sonra Ulaş ile olan konuşmama girdim. Son yazdığı sitemkar cümleye gülüp saatler önce görmeme rağmen şimdi cevap yazdım.

Işık: İsmini tabii ki biliyorum Ulaş. :) (iletilmedi)

Sığırsın 14 numara. Tam bir sığırsın!

12 VE 14 (Texting)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin