~15~

38.7K 2.2K 495
                                    

Bu anın bir fotoğrafı olsa muhtemelen ünlü bir sergide kaosu anlatan bir tablo olarak sergilenirdi.

Melih ilk geldiğinde oturduğu yere oturmuş sızlanıyordu. Tabii farklı olarak üstü başı temizlenmiş yüzündeki yaralar kapatılmıştı.

Didem hemen Melih'in yanında oturmuş ortamın yabancılığından ötürü bacağını sallıyordu.

Didem'in öbür yanında Can oturuyordu. "Can mı?" diye şaşırdığınızı duyar gibiyim. Kapıda gördüğümüzde Didem hariç hepimiz de aynen bu şekilde şaşırmıştık zaten. Meğer Didem bana gelirken Can'ı da çağırmış, buraya geleceğini öğrenince de zaten hepimiz komşu olduğumuz için sorun olmayacağını düşünerek onu da çağırmıştı.

Öbür koltukta da stresten duvarı seyreden Ulaş ve ortamı inceleyen ben oturuyorduk.

Bıdık ise tekli koltukta ortamdaki yabancı yüzlerden ötürü gerilmiş bir şekilde Ulaş'tan gelecek tek hareketle saldıracakmışçasına oturuyordu.

Bu ekip tuhaf olmasına tuhaftı ama biraz da sıcacık hissettirmişti bana.

...

Işık: Keşke daha önce söyleseydin eski eşin olduğunu.

14: Ne fark ederdi?

Işık: Haklısın. Bir şey fark etmezdi.

14: Sen niye bozuldun benim daha önce evlenmiş olmama.

Işık: Ne münasebet?

Işık: Niye bozulayım?

Işık: Şaşırdım sadece.

Işık: O kadar.

14: Dediğin gibi olsun.

Işık: Öyle zaten.

Sinirle nefes verdim. Olayın üstünden 1 hafta geçmişti ve ben daha yeni cesaretimi toplayıp ona bana niye daha önce söylemediğini sorabilmiştim. Hırsımı alamayıp tekrar yazdım ona.

Işık: Ne ara evlendin de boşandın ya?

Işık: Hikayede mantıksızlıklar var.

14: Seni neden bu kadar ilgilendirdi bu konu ya? :)

Işık: Merak ettim sadece. Cevap vermeyecek misin?

14: Fazla merak iyi değildir Işık Hanım.

Işık: Fazla naz da iyi değil derler.

Işık yazıyor

Işık çevrimiçi

Işık yazıyor

Işık: Ben demem yani.

Işık: Onlar derler.

14: Fazla nazın usandırdığı şey değil miydi ya?

14: Aşık. :)

12 VE 14 (Texting)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin