3. Bölüm

92K 1.8K 1.3K
                                    

Helloooo aşklarım durmadan bölüm atıyorum sizlerden geri dönüş almak çok güzel yorumlarınızı ve oylarınızı eksik etmeyin siz destek verdikçe ben daha çok motive oluyorum medya'daki şarkıya ayrı bayılıyorum kahdkakwk bunun için bu bölüm güzel bir sahnem var o kısımda açıp okuyabilirsiniz hadi iyi okumalarrr

Sabah yüzüme değen gün ışığıyla gözlerimi açtım. Nerde olduğumu anlamaya çalışırken bakışlarım odada gezindi. Dün olanlar bir bir hafızamda canlanırken utançla yataktan kalktım. Dün ben hayır bu çok utanç verici o adam beni o duruma nasıl sokabilirdi? Utanç yerini sinire almıştı. Burada bu manyakla hayatta kalamazdım. En yakın zamanda buradan gitmem ve Sahra ile konuşmam gerekiyordu. Kapının çalınmasıyla bakışlarım oraya döndü.

"Atlas bey sizi kahvaltıya bekliyor." Çalışan kız bana gülümseyerek bakarken sinirle ona baktım.

"Söyle ona ben onunla aynı masaya oturmam." Kız yüzündeki şaşkınlıkla kafasını sallayıp dışarı çıktı. Atlas bey'e bak adam psikopat emir vermekten başka bir şey bildiği yok.

Yatağı toplayıp odayı inceledim. Bu evde normal olan tek yer burasıydı sanırım. Ama bu odada çok fazla kalmayacaktım. Çünkü buradan kaçıp gidecektim. Kapının sertçe açılmasıyla korkarak oraya döndüm.

"Demek benimle aynı masada oturmayacaksın hanımefendi." Atlas bana sinirle bakarken korkumu gizlemeye çalışarak ona döndüm.

"Değil seninle aynı masada yemek yemek seninle aynı ortamda bile kalmam."

"Öyle mi?"

"Öyle." Atlas bana yaklaşmaya başladığında korkarak geri geri gitmeye başladım. Kolumdan çekip beni kucağına aldığında öfkeyle göğsüne yumruklar atmaya başladım.

"Bırak beni. Seninle asla o masaya oturmam." Atlas yüzüme bakarak sırıttı.

"Masaya oturacağımızı kim söyledi?"

"Ne?" Atlas odadan çıktığında inmeye çalışıyordum. Belimi sıkıca kavramasından dolayı hareket edemiyordum. Aşağıya indiğimizde bir odanın içine girdi. Etrafa baktığımda ağzım açık kalmıştı. Duvara dayalı bir mekanizma vardı. Yanında duran kelepçelerle etrafı kırmızı ışıkla çevriliydi. Ortasında tüylü bir koltuk vardı. Atlas beni kucağından indirip koltuğa oturttu.

"Sen normal değilsin. Bırak beni." Bileğimden sıkıca tutarken yanda duran kelepçeleri elime geçirip kitledi. İki elimde koltuğa kelepçelediğinde hareket edemedim.

"Sana normal olduğumu söylemedim. Bu evde aklının bile alamayacağı şeyler var. Ve sen her canımı sıktığında onları üzerinde uygulayacağım." Atlas eliyle işaret verdiğinde az önceki kız ellerinde tepsiyle geldi. Komodine bırakıp uzaklaştı.

Atlas komodinde duran tepsiyi alıp bana yaklaştı.

"Zorla buraya getirdin. Ama yemeği zorla yediremezsin." Atlas yüzüme yaklaşıp gözlerimin içine baktı.

"Sen daha Atlas Akay'ı tanımıyorsun güzelim. Aklının sınırlarını bile aşacak biriyim." Çenemi sıkıca tutarken zorla ağzımı açtım. Peynirli ekmeği yedirip tepsideki meyve suyunu içirdi.

"Aferim bak söz dinleyince ne güzel anlaşıyoruz. Normal insanlar gibi masada kahvaltı da edebilirdik ama böyle daha romantik." Atlas kahkaha attığında yüzüne öfkeyle baktım. Bu adam ne tür bir manyaktı. Kim bilir düşmanlarına neler yapıyordu. Atlas elindeki reçelli ekmeği bana uzattığında aklıma gelenlerle hemen yüzüne baktım.

TAKINTI Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin