10. Bölüm

49.9K 952 532
                                    


Karşımdaki adamı inceledim. Ela gözlü fit bir vücudu vardı. Saçları hafiften kumrala kaçarken sol yanağında küçük bir gamzesi vardı.

"Evimden defol git. Yoksa ben zorla çıkarırım." Atlas öfkeyle kapıda duran bedene yaklaşıp yakasına yapıştı. Adamın bakışları benim üzerimdeyken yüzünde bir tebessüm vardı.

"Abicim böyle bir karşılama senden beklemezdim. Uzun zamandır buralarda yoktum. İnsan kardeşini hiç özlemez mi?" Karşımdaki adam alayla konuşurken yakasında duran elleri hızla üzerinden itti.

"Dışarıdaki köpek bile senden daha iyidir. Ne bok olduğunu bilmiyoruz sanki şimdi evimden defol git." Atlas öfkeyle konuşmuştu.

"Atlas." Ona seslendiğimde ikisinin de bakışları beni buldu.

"Sen karışma." Atlas bana bakarak sinirle konuştu.

"Beni yanındaki güzel bayanla tanıştırmayacak mısın?" Atlas sinirle bakışlarını karşısındaki adama çevirdi.

"Tek kelime dahi edersen acımam seni buraya gömerim."

"Vay koskocaman Atlas Akay bu duruma düştü demek. Seni ilk defa biri için bu kadar korumacı görüyorum. Kalbinin olmadığını düşünürdüm."

"Ben de seni adam sanardım ama yüzsüz gibi kapıma gelmeye devam ediyorsun." İkisinin arasındaki soğukluğu iliklerime kadar hissetmiştim.

"Akşam büyük bir anlaşma imzalanacak. Babam özellikle çağırdı." Karşımdaki adam bana döndü.

"Ama senin kafan başka işlerle meşgul olduğu için bunu unutmuş olabilirsin." İma ile konuşurken Atlas bana döndü.

"Akşam mekanda görüşmek dileğiyle." Karşımdaki adam evden ayrıldığında Atlas öfkeyle kapıya bir yumruk attı.

Oldukça sinirli görünüyordu. Başını kapıya yaslamış derin derin nefesler alıyordu.

"Atlas iyi misin?" Ona yaklaştığımda omzuna dokundum.

"Odana geç Efsan." Sert sesiyle konuştuğunda omzundan ellerimi çektim.

"Atlas o senin kardeşin birbirinize böyle davra-" Atlas başını kapıdan çekip yüzüme öfkeyle bakarken bileğimi sıkıca tuttu.

"Sen kendini ne sanıyorsun Efsan? Hayatıma karışmayı bırak. Ben ne istersem onu yaparım." Bileğimi sıkıca tutuyorken acıdan yüzümü buruşturdum. Eminim bileğim morarmıştı.

"Ben sadece seni düşünüyorum." Çekinerek konuşmuştum.

"Düşünme hatta mümkünse işlerime karışma. Efsan bu evde benimle yaşaman sana karşı herşeyi tolere edeceğim anlamına gelmez. Canımı sıkarsan canını yakmaktan hiç çekinmem." Bileğimi hızla itip yanımdan uzaklaştı. Arkasından bakarken odasına girip serçe kapıyı kapattı. Bileğimi ovuşturdum. Hafiften morarmıştı. O gerçekten öfkelenince korkunç birine dönüşüyordu. Kapıyı açıp dışarı çıktım. İleride arabasının yanında sigara içen adamı gördüm. Sahra'nın söyledikleri aklıma gelince hızla yanına ilerledim.

Karşımdaki adam beni gördüğünde elindeki sigarasını yere attıp ayağıyla izmariti ezdi.

"Ben de seni bekliyordum." Şaşkınlıkla ona baktım.

"Ne?"

"Biraz olanlardan haberim var. Gece ansızın yabancı bir numaradan telefon alınca açıkçası buraya gelmem daha erken oldu." Aklıma Sahra gelmişti. Bu kız ne ara numarasını bulup konuşmuştu.

TAKINTI Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin