~31~

28.2K 1.7K 287
                                    

İki elimle yüzümü sıvazlayıp endişe ve sabırla tekrar sordum sorumu.

"Didem ne oldu? Anlat artık."

Öylece boşluğa bakıyordu. Sorduğum sorulara cevap vermiyordu. Saat de oldukça geç olmuştu ama yatıp uyumuyordu da.

Ben geldikten sonra biraz babaannemle oturmuştuk sonra o uyuyunca benim odama geçmiştik. Ben başıma gelenleri anlatmıştım uzunca bir süre. Didem beni duymuştu ama dinlememişti. Geçiştiriyordu beni sürekli. Ben de bunlardan yola çıkarak bir şey olduğunu anlamıştım fakat ne yapsam nafile! Bu kız ağzını açıp da bana hiçbir şey anlatmıyordu.

"Eğer biraz daha konuşmazsan önce Can'ı sonra Melih'i arayıp bir güzel sorguya çekeceğim."

Artık son kozumu oynamıştım. Buna da tepki vermezse ne yapardım bilmiyordum.

"Işık saçmalama."

Benle göz teması kurmadan konuştuğunda iki elimle o güzel yüzünü kendime çevirdim.

"Bir tanem... Eğer biraz daha ne olduğunu anlatmazsan ciddi anlamda saçmalayacağım."

Gözüme bakıyordu ama bomboştu bakışları. Başka bir yöntem deneyecektim şimdi de.

"Soru cevap yöntemiyle gidelim o zaman. Can ile mi kavga ettin? O mu üzdü seni?"

Dikkatle bakıyordum gözlerinin içine. Onu üzen her ne ise bulacaktım. Kafaya koymuştum bir kere. Hem o benim sarı civcivimdi. Onu üzeni ben de üzecektim.

"Hayır. Can beni üzmedi. Tam tersi ben onu üzdüm."

O zaman geriye bir seçenek kalıyordu.

"Melih mi üzdü seni? Ne yaptı sana?"

Bu cümleyi kurmamla ağlamaya başlaması bir olmuştu. Doğru noktaya parmak basmış, doğru yarayı kaşımıştım. Ona sıkıca sarıldım.

"Tamam... Geçti..."

Daha fazla sorgulamayacaktım onu. Çünkü ben sordukça daha da üzülüyordu. Daha da kötü hissediyordu kendini. Bunu ona yapmak yerine durumun aslını Melih'ten öğrenecektim.

Işık: Ulaş...

14 çevrimiçi

14: Bir tanem?

Işık: Beş dakika sana gelebilir miyim?

Işık: Önemli.

14: Tabii ki gelebilirsin. Sormana gerek yoktu.

Bir elimle Didem'i sarmalarken diğeriyle Ulaş'a attığım mesajdan sonra Didem'in yatağa güzelce yatmasını sağladım. Zaten morali bozuk olduğundan etrafa karşı kapatmıştı kendini. Üstünü güzelce örttüğümde o da gözlerini uyumak için sıkıca kapattı. Ben de ışığını kapatıp çıktım odadan. Hemen askıdan ev anahtarımı alıp hızlı adımlarla üst kata çıktım. Ulaş zaten kapısı açık bir şekilde beni bekliyordu.

"Işık? Önemli dedin endişelendim." dedi ben terliklerimi çıkarıp içeri girerken.

Ellerimi belime koyup tüm ciddiyetimi topladım.

"Melih burada mı?"

Şaşkınlık dolu bakışlar yerleşmişti güzel suratına sevgilimin.

"Hayır da sen ne yapıcaksın bu saatte Melih'i."

iki elimle yüzümü sıvazladım. Burada olsa işim çok daha kolay olacaktı. Ama bu gece kuzenimin mutluluğu için elimden gelen her şeyi yapacaktım. O yüzden geç olsun güç olmasındı.

12 VE 14 (Texting)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin