~35~

22.3K 1.2K 372
                                    

1 Hafta Sonra

Son olarak bardakları da güzelce masaya yerleştirdikten sonra masaya şöyle bir baktım. Gerçekten güzel olmuştu.

Ben masama hayranlık dolu bakışlarımı atarken kapı zili çalmıştı. Büyük ve hızlı adımlarla kapıya ilerledim.

Kapıyı açar açmaz sıkı sıkı sardım kollarımı Işık'ın beline. O da aynı şekilde boynuma sardı kollarını. Uzun süren sarılmamız sona erdiğinde onu içeri davet ettim.

Bir haftadır kafamızı kaostan kaldıramıyorduk. Dün Işık'ın annesi Hale Hanım'ın da Bodruma dönmesiyle bütün sorunlarımız çözüme kavuşmuştu. Tabii Didem ve Melih sorunu hariç. Onların karşılaşmaması için ikimiz de elimizden geleni yapıyorduk.

"Neler hazırladın acaba bize Ulaş şefim?" dedi hevesle masaya bakarken.

Sandalyesini çekip onu oturttuktan sonra mutfaktaki tencereleri getirdim.

"Gözünü kapat güzelim. Bakalım ne hazırladığımı kokusundan anlayacak mısın?"

Heyecanla gözlerini kapattığında gülümsedim onun bu  haline. İlk tanıştığımız zamanlardaki o soğuk, bencil, şımarık gibi görünen halinden eser yoktu şimdi. Nw yemek yaptığımı öğrenmek için bile küçük bir kız çocuğu gibi heyecanlanmıştı.

Kapağı açtığım anda gözlerini açmadan hevesle konuştu.

"Karnıyarık yapmışsın!"

"Evet."

Ben onaylayınca açtı gözlerini. Yosun yeşili gözlerini hevesle kırpıştırdı.

"Ben seviyorum diye mi yaptın?" dedi dudaklarını büzerek.

Güldüm.

"Yok Cemile teyzeye karnıyarık sözüm vardı da ondan."

Söylediğimi ciddiye alıp kaşlarını çattığında gülüşüm iyice büyüdü.

"Tabii ki sen seviyorsun diye yaptım güzelim! Başka neden yapacağım acaba?"

Tencereyi masaya bırakıp başını kendime yaklaştırıp saçlarına öpücük kondurdum. Kokusunu içime çekmeyi de ihmal etmedim tabii ki.

Yemekleri servis edip ben de oturduğumda Işık yemeğinden bir kaşık alıp yüzünü buruşturdu.

Panikledim.

"Beğenmedin mi?" dedim endişeyle.

Lokmasını yutana kadar bekledi suratına garip garip ifadeler geliyordu. Beğenmemiş gibi...

Sonunda lokmasını yutunca güldü.

"Hayatımda yediğim en güzel karnıyarık! Anneminkinden sonra tabii ki."

Gülümsedim gururla. Beğendirmiştim yemeğimi.

İştahla yemeğine devam ederken neşeyle konuştu.

"Annem demişken bu defa iyice ısınmış sana. Gelmeden önce görüntülü konuştuk. Canım oğlum güzel oğlum diye diye bir hal oldu!"

Onun bunu böyle heyecanlı heyecanlı anlatması beni ona bir kez daha hayran bırakmıştı. Ayrıca yıllar sonra bir annenin sevgisini kazanmış olmak da içimde bir yerlerde bir boşluğu doldurmuştu sanki.

"Ama sana bir konuda kızmış!"

Kaşlarım istemsizce çatıldı. Geçirdiğimiz vakitleri düşündüm. Bir yerde bir hata mı yapmıştım?

"Ona Hale Hanım Hale Hanım demene gıcık olmuş. Benim annem olduğu için senin de annen sayılırmış. Bir daha bana anne desin dedi."

Boğazıma bir yumru oturmuştu. Anne kelimesini kullanma ihtimali nefesimi kesmişti sanki. Işık da bir terslik olduğunu anlamış olmalıydı ki çatalını tabağına koyup elini masanın üstündeki elime koydu. Benimkinin aksine buz gibiydi eli.

12 VE 14 (Texting)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin