~46~

11.1K 731 185
                                    

(Canlarım şarkı Didem ve Melih partı için. 💗)

...

"Toygar..."

Toygar kaşlarını çattı. Ben de öyle yapmıştım. Ulaş'ın ne düşündüğünü anlayamıyordum şuan.

Ulaş birden avucunun içindeki yara izini gösterdi Toygar'a. Toygar'da olan yara izinin aynısıydı. Yerleri boyutları hepsi aynıydı. Toygar birden gözlerini kocaman açtı. Tekrar dikkatle baktı Ulaş'a, inceledi onu.

"Ulaş sen misin lan?"

Ulaş gülmeye başladı. Sonra birden sarıldılar sıkı sıkı. Birinin artık bana da anlatması gerekiyordu olanları.

"Aşk olsun sana ya! İzi göstermesem tanımayacaksın."

"Oğlum nasıl tanıyayım? Kaç yıl olmuş!"

Onlar böyle sarılıp sarılıp birbirlerini incelerken artık konuşma sırası bana gelmişti.

"Bana biriniz burada ne olduğunu açıklayacak mı artık?"

...

Ulaş tepsiyle kahvelerimizi getirdiğinde o ikisinin hikayesini dinlemek için sabırsızlanıyordum. Oturalım anlatırız tarzı şeylerle beni kandırıp bekletmişlerdi.

"Dökülün artık."

"Ben yedi yaşındaydım, annemle buraya tatile geldik. Babam iş için yurt dışına çıkmıştı. Fırsat bildik bunu biz de." dedi Ulaş.

Toygar devam etti bu defa.

"Biliyorsun sen de babamın plajda kafesi vardı eskiden. Bu bir gün bizim kafenin önüne gelmiş orada denize giriyorlar. Kumla falan oynuyor."

Güldü Ulaş. Sonra Toygar anlatmaya devam etti.

"O gün biz arkadaş olduk. Tam 15 günün her günü beraber oynadık o plajda. Son gün ayrılmadan önce oldu bu yaralar da. Ulaş Bey bir filmde görmüş. Kan kardeşi olacakmışız. Kestik avuçlarımızı."

Bu hikayeyi hem şaşkınlıkla hem de keyifle dinlemiştim. Çocukluk arkadaşım ve sevgilim kan kardeşi çıkmıştı. Ama bu hikayede benim asıl dikkatimi çeken şey tarihti.

"Yedi yaşındayken dediniz değil mi?"

İkisi de başını olumlu anlamda salladı. Bir an beş yaşıma gitti zihnim.

...

Turuncu çerçeveli güneş gözlüğünün üstünden denizi izliyordu beş yaşındaki Işık. Babasıyla denize girmeye gelmişlerdi plaja.

Gözlüğüyle uyumlu turuncu mayosu çoktan kurumuştu Işık'ın. Küçücük bir kız olmasına rağmen denizden çıkıp şezlonga uzanıp güneşlenmek onun en sevdiği etkinliklerden biriydi.

"Babacığım meyve suyu ister misin?" dedi babası Işık'a.

Işık heyecanla ellerini birbirine vurdu. Babası bu tepkiden istediğini anlayıp kalktı şezlongundan. O sırada şezlong tekrar doldu. Arkadaşı Toygar gelmişti.

"Toygar!" dedi Işık heyecanla.

Toygar eliyle ileride kumda oturmuş kumdan kale yapan arkadaşını gösterdi.

"Yosun, yeni arkadaşıma bak!"

Bu cümle Işık'ın sinirlerinin tepesine çıkmasına yetmişti. Arkadaşını kimseyle paylaşmayı sevmezdi Işık. Kollarını göğsünde birleştirip sinirle bacağını sallamaya başlamıştı. Yeni arkadaş edindiği yetmezmiş gibi şimdi de Işık'a görüşürüz bile demeden onun yanına gitmişti yedi yaşındaki Toygar.

12 VE 14 (Texting)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin