~55~

7.1K 590 202
                                    

Finale az kaldığı için yazmayı bitirir bitirmez atacağım bölümleri. Biliyorsunuz ki bu bugünki ikinci bölüm. Tadını çıkarın! 💕

...

Kapıyı yavaşça araladım. "Ulaş..." Ben kapıyı açar açmaz beni kendine çekip sımsıkı sarıldı. Ben de başta şaşırıp kalsam da sonradan onun burada olduğunu tamamen idrak edebildiğimde özlemle sarıldım ona.

Belime sardığı kollarını gevşettiğinde ayrıldık birbirimizden.

"Sen niye bana söylemiyorsun hasta olduğunu? Ben anlamayacağım mı sandın?" dedi ikimiz içeri doğru el ele adımlarken.

Omuz silktim. "Bir ihtimal anlamazsın diye düşündüm. Asıl sen niye işini bırakıp geliyorsun? Alaz zaten benimle ilgileniyordu."

Etrafa bakındı. Gözleri Alaz'ı arıyordu muhtemelen. O an Alaz'ı nereye ne için gönderdiğimi hatırlayınca gözlerim kocaman açıldı. Çünkü eğer öyle bir şey yoksa Ulaş yıkılırdı. Ona belli etmeden yapmalıydım o testi.

"Ben Alaz falan görmüyorum."

"Eczaneye kadar gitti."

Başıyla onayladı beni. Sonrasında koltukta oturup beni kollarıyla sarıp sarmaladı. Onunla bu koltukta böyle oturmayı çok özlemiştim.

"Neyin var söyle bakayım şimdi."

"Kayağa gittik ya hani kızlarla, üşüttüm."

Sıkıntılı bir nefes verdi.

"Ben sana demiştim."

Bir şekilde Alaz'a haber vermeliydim. Test getirdiğini belli etmemeliydi. Ben gizlice o testi yapmalı sonuca göre hareket etmeliydim.

"Ulaş bana bir bardak su getirir misin?"

"Getireyim güzelim."

Telefonumu sehpadan aldım hemen.

Işık: Alaz Ulaş geldi!

Alaz çevrimiçi

Alaz yazıyor

Alaz: Nasıl yani?

Alaz: Neden ve nasıl?

Işık: Alaz zaten altı üstü Bulgaristan'a gitti ya hani?

Işık: Atlamış gelmiş işte.

Işık: Anlamış görüntülü konuşmada hasta olduğumu.

Işık: Sakın test aldığını belli etme!

Işık: Sonucu görene kadar söylemeyeceğim Ulaş'a.

Alaz: Tamam.

Alaz: Ağrı kesici falan deriz.

Işık: Evet.

Işık: Öyle yapacağız.

Derin bir nefes alıp telefonu sehpaya geri bıraktığım anda Ulaş da gelmişti. O gelmeden bu işi halletmiştim. Eğer Alaz da bir pot kırmazsa her şey istediğim gibi ilerleyecekti.

"Nasıl geçti seyahatin?" dedim düşüncelerimden sıyrılıp.

"Kötü. Seni özledim."

İçten bir şekilde gülümsedim. Tabii onun göğsünde olduğu için kafam, o görememişti. Böyle böyle birbirimize günlerimizin nasıl geçtiğini anlatırken kapı çaldı. Alaz sonunda gelmişti. Ulaş kapıyı açmak için ayaklandığında heyecandan terleyen ellerimi ovuşturdum. Bu testin sonucunu merak ettiğim kadar hiçbir şeyi merak etmemiştim belki de hayatımda.

12 VE 14 (Texting)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin