~62~

6.8K 589 212
                                    

"Dokunma bana! Kızımı getir!"

Ulaş yatağa geri yatırmaya çalıştıkça Işık daha çok inat ediyordu.

"Işık, dur bir güzelim. Sana yemin ederim yaşıyor kızımız."

Olabildiğince gücünü toplayıp ittirdi Ulaş'ı Işık. "Yaşıyorsa getir o zaman! Görmek istiyorum."

Ne yaptıysa, ne söylediyse Işık'ı inandıramamıştı Ulaş. Işık için kalkmaya çalışmak, Ulaş için ise onu tutmaya çalışmak artık oldukça zorlaşmışken kapı birden açıldı. Hale Hanım ve Feridun Bey girmişti odaya. Sonunda ulaşabilmişlerdi Şile'ye.

"Kızım!" dedi Hale endişeyle. Ulaş hemen geri çekilirken annesi sımsıkı sarıldı Işık'a. Feridun da Ulaş'a sarıldı destek verircesine. Ulaş, ona sarıldığı an sabahtan beri tuttuğu gözyaşlarını akıtıvermişti. Başından beri Işık için güçlü durmak zorunda olduğunu biliyordu. Artık yalnız değildi. Sadece Işık'ın değil Ulaş'ın da annesi ve babası gelmişti.

Hale geri çekildiğinde bu defa Feridun sarıldı kızına. Hale de Ulaş'a yöneldiğinde tanıştıkları ilk andan beri beklediği gerçekleşmişti Hale'nin.

"Anne..." dedi Ulaş Hale'ye sarılırken. Hale şaşırıp kalmıştı. Hoş, Ulaş da şaşırmıştı bu söylediğine. Planladığı bir şey değildi bu. "Oğlum..." dedi Hale de ona sırtını sıvazlarken.

Kapı tıklatılıp açılınca dördü de merakla döndü kapıya. Hemşire gelmişti. "Merhaba Işık Hanım. Bebeğinizi görmek ister misiniz?"

Heyecanla ellerini ağzına götürdü Işık. Daha az önce kuruyan gözleri yeniden dolmuştu. Hevesle başını aşağı yukarı salladı Işık. Hemşire kapının önüne kadar getirdiği tekerlekli sandalyeyi içeri alınca yavaşça kaldırdılar Işık'ı. Kolundaki serumla beraber koridorda yavaşça ilerliyorlardı. Sonunda bebek yoğun bakımının önüne geldiklerinde Ulaş'tan destek aldı Işık kalkmak için. Bir elinden Ulaş diğerinden babası tutuyordu.

Tam karşısında beklediğinden çok daha küçük bir bebek minicik bacaklarını oynatıp duruyordu. Gözleri daha açılmamıştı bile.

"Bebeğim..." dedi Işık sesi titrerken.

Ulaş da dolu gözlerle bakıyordu kızına. Bambaşka hisler vardı ikisinin de kalbinde. Daha önce hiç hissetmedikleri duyguları birbirleri sayesinde hissetmişlerdi. Aralarındaki aşkı hiç bu kadar somut bir halde görmemişlerdi.

"İyi olacaksın bebeğim. Çünkü sen benim kızımsın."

Işık ilk kez bu kadar ümitliydi bir şey için. Hayatının Canberk ve Ulaş arasındaki evresinde karamsar bir insana dönüşmüştü. Kolay kolay bir şeyler için ümitlenmez, boşu boşuna heveslenmek istemezdi. Ama şimdi biliyordu. Çünkü o bebek onun bebeğiydi. Güçlü ve inatçı olduğunu biliyordu. 'Anneler hisseder.' sözünü ilk kez bu kadar net anlamıştı.

...

2 Hafta Sonra

2 Hafta Sonra

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
12 VE 14 (Texting)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin