Ceza

6.2K 528 179
                                    

Jungkook

Sabah kurdumun ısrar etmesi yüzünden (!) gözlük ve piercing'imi takmak gerekmişti.

Okula giderken içimde bir endişe vardı. Yine dalga geçiceklerdi, biliyorum. Ama içimdeki sıkıntı öyle birşey değildi.

Okul kapısına yaklaştığım andan itibaren herkes bana bakmaya başlamıştı. İçeri girdiğimde bu bakışlar artmıştı. Hem kurdum hem de ben bu bakışlardan rahatsız olmadan edememiştik.

Alfalar ve bazı betalar sapıkça bakışlar yöneltirken omegaların büyük bir çoğunluğu ölümümün yaklaştığına haber verircesine bakıyorlardı. Beni kendilerine rakip olarak görüyorlardı, sanırım. Bunun nedenini anlamamıştım ama o bakışlar bir yerden sonra kesilmişti. Ben başım eğik bir şekilde yürümeye devam ediyordum.

Ta ki Delta karşımda belirene dek. Önüme eğdiğim başımı hafif kaldırdım ve Delta'nın gövdesine bakmaya çalıştım. Sadece bunu yapabildik çünkü başımı eğmeden bile onun sadece çenesine kadar ulaşıyordu boyum. Ondan kısaydım. Daha doğrusu o uzundu.

Ağır feromon kokusu etrafa yayılmaya başladığında korkuya kapıldım. Sonra herkes okula gitmişti. Sadece Delta ve arkadaşları kalmıştı.

Ben korkuyla gözlerimi sımsıkı kapatmıştım. Sonra bir el çeneme uzandı. Bu sefer daha çok korktum. Refleksle kafamı çektim. Babamda böyle yapardı. Bir hatamı farkettipimde odama gelir karşıma geçer yüzümü tutup kaldırır ve gözlerimi açmam için bağırırdı. Açtığım anda yüzüme bir el sertçe çarpardı.

Kafamı çekmiştim ama aynı el yine çenemi tuttu sertçe. "Gözlerini aç Vita." Delta'nın derin sesi kulaklarımda uğuldadı. Gözlerimi açtım yavaşça. Sonra eli kalktı ve yüzüme doğru geldi. Sol kolumu kaldırdım ve yüzüme siper ettim. Kaldırdığı kolumdan bir el sertçe tuttu ve kolumu çekti yüzümden. Gözlüğime uzandı ve eline aldı. Sonra elindeki gözlüğü yanındaki arkadaşına verdi.

Verdiği kişiyi tanıyordum. Okulun ikincisi, Alfa olan ama aynı zamanda oldukça naif olan Kim Namjoon. Onunla sadece okul panosundan notlara bakarken karşılaşmıştım. Bana yer vermişti. Birinci sırada adımı gördükten sonra daha fazla orada durmamıştım çünkü herkes onun bana yer vermesini tuhafsamıştı.

Elleri saçlarıma uzandı. Geçen seferki gibi. Sonra saçlarımı geriye çekti ve izin olduğu şakağımı açtı. Parmak uçlarındaki iz şakağıma değdiğinde içimde bir rahatlama hissiyatı oluştu.

Elini hızla çekti ve bir küfür savurdu.

"Seni arkadaşlarımla tanıştırmak için yanına geliyordum ama sen orospuluk peşindesin." dedi. İyi de takmamı söyleyen oydu.

"Özür dilerim." bundan başka birşey diyemedim. Her ne kadar hakarete maruz kalsamda her zaman karşımdakine olan tutumumu yitirmemiştim.

"Özür dileme! Her neyse, eğer bir sorun olursa onlardan birine git. Seokjin -uzun boylu ve güzel bir yüze sahip olan oğlanı gösterdi- kendisi bir omega, onunla istediğin konuyu konuşabilirsin. Sizin türünüz omegalara yakın çünkü." Kafamı salladım ve diğerlerini tanıtmaya başladı. Oldukça renkli bir giyime sahip olan kişinin Jung Hoseok olduğunu ve Beta olduğunu söyledi. Sonra kedi gözlere sahip olan kişiyi gösterdi. Adının Yoongi olduğunu ve baskın Alfa olduğunu söyledi. Ardından Namjoon'u gösterdi ama ben onu zaten tanıyordum. Bu detayı söylememe gerek yoktu.

Birgün daha aynı şekilde geçmişti. Her zamanki gibi dalga geçenler olmuştu ama Delta'nın beni uzaktan izlemesi onlar için bir korkuya neden olmuştu. O da benimle uğraşmak istemiyordu ama kurdu buna izin vermiyordu.

Okul çıkışında eve giderken arkamdan birilerinin beni takip ettiğine emindim.

Tam da tahmin ettiğim gibi olmuş, birisi çekme takmış ve gözlüğünün düşmesine neden olmuştu. Ve kırılmıştı da. Bunu babam nasıl açıklayacağım konusu vardı.

Lenslerin gözümü rahatsız ettiğini söyleyerek gözlük takmıştım. Ve piercing'i de deliğin kapanmaya başladığı hakkında yalan söyleyerek takmıştım. Tabii babam beni yine dinlememiş ve alfalara kendimi güzel göstermek amacıyla taktığını söylemişti. Bunun için kızmış ve daha fazla soru çözmem gerektiğini söyleyip soru sayımı günlük en az 700'e çıkarmıştı.

Gözlük kırıldığı için eve yavaş gitmiştim. Kapıyı açtım ve karşımda babam vardı. Bir anda yüzüme bir tokat savurmuştu.

"Neden eve geç kaldın! Yoksa başkalarının altına yattığın için mi!? Zaten cinsiyetsizsin birde üstüne orospu mu oldun! Odana geç! Cezalısın! Telefonunu veriyorsun!"

Bu bağırışmalarının sonunda telefonumu vermiş ve odama gidip soru çözmeye başlamıştım. Yeterli sayıya ulaştığında ise takdığım lensleri çıkarmış ve çalışma masasına başımı dayamıştım. Gözlerimden yaşlar geliyordu ama canım acımak bir yana hiç umursamıyordum. Bu beden artık bana fazla geliyordu.

&

Şimdi karşıma bir hikaye çıktı, cinsiyetsiz vardı ama kurdu vardı. Kafam karıştı. Her neyse, benim yazdığımda cinsiyetsizlerin kurdu olmasın. Öyle biliyorsanız böyle düşünün BDLDNDLNDKD

Nise🦋💙

already, i'm hurt.Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin