Mektup

1.4K 174 27
                                    

Kral Kim günler sonunda tahtında otururken, hala daha kaburgalarındaki ağrı sebebiyle rahatsız olsada güçlü duruşundan ödün vermiyordu

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.


Kral Kim günler sonunda tahtında otururken, hala daha kaburgalarındaki ağrı sebebiyle rahatsız olsada güçlü duruşundan ödün vermiyordu. Onu yaralayan ve öldürmeye çalışan düşmanını bulamamış olması canını sıkıyor, askerleri günler geçse dahi aramalarına devam ediyorlardı. Yardımcısı Chris ise bir an olsun Kralı'nın yanından ayrılmıyor her an ona birşey olur korkusu yaşıyordu.

Taht odasının kapısı çalındı ve ulağı Park Jimin selam vererek içeri girdiğinde Kral'ın kalbi heyecanla çarptı. Biliyordu ki Park Jimin'in gelişi Jeon Hanedanlığından bir haber gelmesi demekti. Heyecanını gizleyerek ulağına gelmesi için işaret ettiğinde Park Jimin elinde tuttuğu mektupla beraber Kral'ın önünde eğildi. "Kral'ım Prens Jeon'dan size ulaştırılmak adına bir mektup aldım."dediğinde Kral vakit kaybetmeden mektubu ulağının elinden aldı.

Siyah silindir kutunun içinden çıkarttığı mektubu açtığında yalnız kalmak için Jimin'e ve Chris'e işaret verdi, mektubu yalnız okumak istiyordu. Bahar şenliğinden bu yana epey vakit olmuş, yaz mevsimi gelmişti. Prens Jeon'dan daha erken mektup gelmesini beklemişti lakin beklediği mektupun geçte olsa gelmesi geçen zamanı telafi etmeye yetmişti. İçinde oluşmaya başlayan heyecanın nedenini anlayamasada, aceleci bir tavırda okumaya başladı mektubu. Prens'in elleriyle yazdığı mektup, onun kağıda dökülen kelimeleri her bir hecesi ayrı bir önem arz ediyordu Kral için.

Sevgili Kral'ım ...

Jeon Sarayı sizin varlığınızla renklendikten bu yana hayli zaman oldu. Bahar yerini yaza bıraktı, günler geceyi ardı sıra takip etti. Gün doğdu, gece kayboldu. Lakin tüm bunlar olurken ben her gün sarayınıza davet edilmeyi bekledim durdum. Sizden bir mektup bekledim Kral'ım. Ama beklemeye tahammülü bulamıyorum artık kendimde. Özellikle yaralandığınızı duyduğumdan beri sağlığınızı, sizi düşünüp duruyorum. Sizi düşünürken pembe fularınız eşlik ediyor yalnızlığıma. Merak ettiyseniz eğer kıymetli bir hazine gibi saklıyorum onu. Bir mektupla tüm endişelerimi silin istiyorum ama daha çok istediğim bir şey varsa o da sizi görmektir. Beni çağırdığınız güne kadar bekliyor olacağım, umarım o gün en kısa zamanda gelir.

Prens Jeon Jungkook...

Kral, okuduğu her bir kelimenin tekrar tekrar üstünden geçtikten sonra yüzünde oluşan gülümsemeden habersiz mektubu katlayıp cebine koydu. Prens'in onun için endişelendiğini yazması, onu görmek istemesi kalbinin ritmini değiştirsede bunu farklı duygulara yormayıp cevap vermek için tahtından kalkıp sağında kalan masasına ilerledi. Masasının üzerindeki mürekkebe fırçasının ucunu değdirip kağıdın üzerine fazla düşünmeden bir kaç satır yazdı. Daha sonra odasının önünde beklediğine emin olduğu Park Jimin'e seslendi içeri gelmesi için.

Jimin, az önce çıktığı odaya tekrar girdiğinde Kral'ın ayakta beklediğini görüp hemen yanına ilerledi. Ona uzatılan mektubu alırken bir kez daha Kral'ın önünde eğilerek Taht odasından ayrılıp kendine emanet edilen mektubu Prens Jeon'a iletmek üzere yola koyuldu. Bu sırada Kral Kim, penceresinin önüne geçip sarayının bahçesini seyretti. Açık pencereden giren hafif rüzgarın çimen kokusunu burnuna taşımasına izin vererek bir süre mektubun Prens'e ulaştıktan sonra neler olacağını düşünüp durdu.

Bloody Love  // taekookHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin