VIII

38.7K 2.1K 374
                                    

Babamdan ayrılmak için öksürdüm yalandan. Bunu elbette anladı ve yüzü az da olsa düştü.

"Rehinenij kurtarılmaya hiç ihtiyacı yokmuş. Kendini gayet iyi savunuyor." Yanımıza gelen siyah motorsikletli adam ile gözlerimi babamdan çektim.

"Geldiğin için sağ ol Oğuz." Ali abi ile Oğuz abi erkek selamlaşması yaptı.

"Ne demek lan, sadece yol kestik başka bir şey yapmamıza gerek kalmadı. "Efe abinin eline aldığı kolumu izledim ben de. Annemin çizdiği yere bakıyordu.

"Eve geçelim de bi pansuman yapalım hadi güzelim. " kafamı sallarken beraber arabaya bindik. Ali abi hala Oğuz abi ile konuşuyordu.

Herkese abi deme amk!

Ali abimin arkadaşı demek onunla yaşıt demek. Ne diyeyim! Oğuzcuğumm mu?

Yol boyu tek düşündüğüm şey annemdi.

Neden bunu yaptı?

Bu soruya cevap arıyordum ama bulamıyordum.

Ben ve Efe abi gelmiştik eve sadece. Babam,Polat abi ve Miran abi kaş göz yapıp beraber başka yere gideceklerini söylemişler, Ali abi de Oğuz abiyle konuşup geleceğini iletmişti bize.

Efe abi getirdiği ilkyardım çantasından eşya ararken esnedim sessizce. Gözlerim direkt saate gitti.

Saatin 10 olması yakında benim de uykuya dalış yapacağım anlamına geliyordu.

Baranı arayıp beni alması için gelebileceğini söylemem gerekiyor.

Efe abi kolumu pamuk ile temizlerken ben de onu izledim biraz.

Efe abi en çok babama benziyordu.

Kızıl değildi ya da renkli gözlü. Kumral, kirli sakallıydı.
Inkar edilemez ki yakışıklıydı.

Polat abi, Miran abi, Ali abi ve ben anneme çekmiştik bu konuda.
Polat abi aşırı olmasa da kızıldı.
Miran abinin de Polat abi gibi net belli olmayan kızıllığı vardı.
Ali abi onlardan bir tık daha net kızılken ben direk portakal olarak dünyaya gelmiştim.

Annem normalde kızıldı ancak onu sen son kızıl olarak 4 5 yaşımda görmüştüm. Uzun zamandır saçlarını siyaha boyuyordu. Bu da haliyle benim kendi saç rengimden soğumama neden olmuştu.

Ta ki Baran ve Arsel'in bana bunun doğru olmadığını söyleyene kadar.

Kendi iç dünyamdan çıktığımda artık Efe abinin işini bitirdiğini farkettim. O da beni izliyordu.

"Neden bakıyorsun öyle?" Efe abi sorum üzerine gülüp beklemediğim anda kafamı göğsüne yasladı.

"Kız kardeşime bakmak suç mu?" İstemsizce gülerken bu duruma birden doğruldu bana baktı.

"Senden özür dilemem gereken bir şey var." Kafamı sallayıp devam etmesini bekledim.

"O gün sabah, gittin ya. Abim zaman isteme olayını yanlış ifade etmiş. Yani o biraz nasıl desem," doğru kelimeyi aradı 2 3 saniye.

"hanzo. Aynen öyle hanzo." Ben onun bulduğu benzetmeye gülerken o da tutamadı kendini.

"Ben,biz, birbirimize alışmak için zamana ihtiyacımız var demek istedik. Senin evden gitmen, ya da o kadının seni bizden almasını asla istemiyoruz. Kardeşimsin sen benim. Artık benden uzakta olmanı ister miyim, ister miyiz hiç?" Ne diyeceğimi bilemedim bir süre.

En sonunda sessizliğimi bozdum ama.

"Ben bu şehre yabancıyım. Size de öyle. Ancak ister kan bağı diyin isterseniz benim saflığım. Abilerimin ve babamın olduğunu öğrendiğim an kabullendim ben sizi. Doğru değildi belki ama annemden sonra gerçek bir akrabam, ailem olacak diye düşündüm. " tırnaklarıma bakarken devam ettim.

ALÇİNHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin