27. Bölüm ''Her şeyini aldım''

125K 5.4K 1.8K
                                    

Multimedia Ömür ve Masal'ın baloda giydiği kıyafetler. Son bölümler sık gelmeye başladı. Bundan sonraki bölüm biraz geç gelebilir.

MASAL ALYA

Ağzımdaki zeytini çiğnerken boş gözlerle tabağımdaki yiyeceklerle çatalımla oynamaya devam ettim.

''Oğlum, oyalanmadan çıkalım. Yukarıdan ceketimi alıp geliyorum. '' dedi babam sandalyesinden kalkarken.

''Tamam baba. '' dedi abim.

''Komodinin üzerindeki dosyalarını unutma hayatım. Hatırlatmamı istemiştin. '' dedi annem tebessümle. Babam ve annem arasındaki diyaloğa kulaklarımı tıkarken başımı tabağımdan kaldırmamayı sürdürdüm.

Babam mutfaktan çıktıktan sonra annem ''Kızım neden tabağınla oynuyorsun? Kahvaltını etsene. '' dedi.

Yorgun gözlerimi anneme çevirdiğimde omuzlarımı kaldırıp indirdim. ''Canım yemek istemiyor. ''

''Birkaç gündür böylesin. Bir şey mi oldu Masal? '' diye sordu annem cevap bekleyen bakışlarıyla.

''Hayır, anne. '' Annem elindeki çatalla tabağımı gösterdi.

''O halde o tabak bitecek. ''

Bu sırada babam mutfağa gelince tebessümle babamın yanağına ufak bir öpücük kondurduktan sonra annem, babamı geçirmeye gitti. Abim de babama yetişmek için hızlı hızlı kahvaltısını etmeye çalışıyordu.

''Pişt! Sarı kız... ''Abimin bana seslenmesiyle kafamı yana çevirdim.

''Ne? '' Gülerken peçeteyle ağzını temizledi.

''Ne değil, efendim. Sana hiç terbiye öğretmemişler. Cık cık. ''Oflarken gözlerimi devirdim.

''Ne istiyorsun abi? ''

''Bugün aşkımın yanına gideceğim. Gel, seni de götüreyim. '' dedi keyifli sesiyle. Başımı olumsuz anlamda salladım. Kızlarla aramın iyi olmadığını söylemeye gereği duymamıştım. Çünkü ortada söylemeye değer hiçbir şey yoktu.

''Neden kız? Bak normalde olsa senin için bir şey yapmam. Ama bu sıralar iyi günümdeyim. Sevdiceğim beni çok değiştirdi. '' dedi hafif gülerken.

''İstemiyorum abi. ''

''Yalın! Baban seni bekliyor. Gelsene oğlum. '' Annemin seslenmesiyle konu kapanmıştı. Abim sandalyeden kalkarken üzerime doğru eğilip sinir olacağımı bile bile yanağımdan öptükten sonra gülerek mutfaktan kaçtı. Derin bir nefes alırken sırtımı sandalyeye yasladım.

Onca yıllık arkadaşlığımız birkaç dakika da puf... Ne Vuslat ne de Rüya böyle kızlar değillerdi. Benim kardeşlerim böyle hiç değildi. Biri ya da birileri tarafından dolduruşa geldiklerini düşünüyordum. O olaydan sadece iki gün geçmişti. Birkaç kere beni aramışlardı ama açmamıştım. Açmaya da niyetim yoktu. Yanıma gelir, söyledikleri için benden özür dilerlerse ona göre davranırdım. Ama beni gerçekten kırmışlardı. Fazlasıyla.

Annem mutfağa gelip masadakileri toplarken aklıma bu akşam ki Ömür'ün balosu geldiğinde yüzümü buruşturdum. Tabii ki sevgilimin kavalyesi ben olacaktım ama ne elbise almıştım ne de annemden izin... Son yaşananlar yüzünden üzgün olduğum için her şeyi unutmuştum.

''Anne. '' dedim uysal bir şekilde. Annem tabakları bulaşık makinesine dizerken ''Efendim kızım? '' dedi.

''Biliyorsun, Ömür mezun oluyor. '' Annem bana göz ucuyla baktıktan sonra ''Evet? '' dedi.

''Şey, mezuniyeti bu gece. Ömür'ün kavalyesi ben olayım diye kararlaştırdık. ''

''Ve benden de izin istiyorsun? '' dedi annem sorarcasına. Annem bardakları masadan alırken başımla onayladım.

ORMANTİK MAFYAHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin