GIRIŞ BÖLÜMÜ

25.3K 940 459
                                    


ღ Merhaba:) Kitabıma ve yeni aileme hoş geldiniz öncelikle. Umarım kitap boyu keyifle okursunuz oylarınızı ve yorumlarınızı eksik etmeyin lütfen ღ

ღMedya: Kitap kapağı. Kendi tasarımım. Bütün kitap kapaklarım kendi tasarımımdır. ღ

🌸🌸 Satır arası yorum yapmayı unutmayın :) 🌸🌸

𝔊𝔢𝔠𝔪𝔦ş 𝔷𝔞𝔪𝔞𝔫

"Abiiiiiiiii" bir yandan koşuyor bir yandan ağabeyini arıyordu küçük kız. Saklambaç oynuyorlardı Ağabeyi ile. Bahçenin bir ucundan diğerine gezmişti. Yoktu ki... 

Eve girmek yasaktı. Ahıra da girmek yasaktı. Ağaca mı tırmanmıştı acaba? Küçük boyu ile tüm bahçeyi gezmeye devam etti. Uzun sarı saçlarını savura savura koşturdu. Her ağacın altında tek tek durdu başını kaldırıp baktı dallarına. 

İlerideki erik ağacı çarptı gözüne abisi oyundan sonra ona erik toplayacaktı. Kocaman olmuştu erikler. Babaannesi yıkayacaktı onun için. En son erik ağacına doğru ilerledi. Başını kaldırınca sırıtarak ona bakan ağabeyini gördü. 

Kocaman gülümsedi. Bulmuştu sonunda. Evin verandasına koşmaya başladı. Bir yandan da neşeyle bağırıyordu. 

"Ben sobeliycem. Ben!" Alparslan güldü kardeşinin bu haline. Hiç acele etmeden topladığı eriklere dikkat ederek indi ağaçtan. Acelesi yoktu zaten. Ağacın tepesinden inip kardeşine yetişecek hali yoktu ya. 

Kardeşi bir yerden sonra gözden kayboldu ama hala neşeli sesini duyabiliyordu. Çayırda uçan kelebeklerden farksızdı kardeşi onun için. Rengarenkti dünyası aynı bir kelebeğin kanatları gibiydi. Narindi kardeşi. Bir o kadarda afacandı. 

Kardeşinin sesini bastıran bir ses duydu sonra. Evin taş yoluna giren bir aracın sesi. Halalarından biriydi büyük ihtimalle ama yinede ne olur ne olmaz hızlandırdı adımlarını. Atlara bakmaya gelen bir yabancı ise kardeşini gözünün önünden ayırmasa iyiydi. 

Buraya gelen kişiler genelde ailecek gelirlerdi ve küçük çocukları genelde Amber'in peşine düşerdi. Çok dikkat çekiyordu küçük kardeşi. Upuzun sarı saçları yeşil gözleri ve çilleri ile çok güzeldi. Neşeliydi de. Dost canlısıydı. Oyun arkadaşına asla hayır demezdi. 

Gelen çocuklar ile koşup oynardı. Buraya gelen aileler de çocuklarının yeni bir arkadaş edinmesine sevinir devamlı gelmeye başlarlardı. Alparslan sevmezdi bunu. Kardeşini paylaşmak istemezdi. Onun kardeşiydi Amber. 

Alparslan oynardı onunla, yeni bir oyun arkadaşına gerek yoktu. 

Araba sesi sustuğunda kardeşinin neşeli sesini yeniden duydu Alparslan. Gülümsedi bu duruma o sırada gülümsemesi yüzünde asılı kaldı. 

"Babaaa!" diye bağırmıştı kardeşi. Hızla koşmaya başladı. Gelmiş miydi babası? Çok özlemişti onu. Evin önüne geldiğinde gördüğü görüntü ile kocaman gülümsedi Alparslan. Babasının kucağına tırmanmış kardeşini gördü. 

Ona sıkı sıkı sarılan babasını. Gülüyordu ikisi de. 

"Abin nerede babacım?" demişti babası. Güldü Alparslan. 

"Buradayım." diye bağırdı Alparslan. Çok seviyordu babasını küçük oğlan. Babasını örnek alıyordu hep. Hiç ayırmazdı çocuklarını Fatih. Kızı nasıl biricik güzeli ise oğlu da öyle biricik aslanıydı. 

Oğluna nasıl kendisini korumayı öğretiyorsa, kızına da aynı şekilde öğretiyordu kendini korumayı. Nasıl kızına sarılıp uyuyorsa oğluna da sarılıp uyuyordu. 

Amber Tomris - Gerçek aileHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin